bak ÅŸimdi

fazla zamanım yok şimdiden söyleyeyim. birazdan durugölde halı saha maçım var, yorgun yorgun yazamam diye şimdi bişeyler söyliim. çocuklarla arabanın içindeyiz kafamı sikiyolar ama idare et tamam mı cümlelerimden bişey anlamazsan.

ne kahpelikler gördüm, ne şerefsizlikler yaşattılar, ne acıları tattırdılar bana. ha şimdi sorsalar hepsinin amına koyayım derim. kendimi çok kaybetmiştim. şimdi de akıllandım mı yoksa daha çok aptallaştım bilmiyorum.

ben çevremdekileri üzmekten başka bi boka yaramayan aptallardan sadece bir tanesiyim. bi de yüz defa dedim, ben çok kararsızım. bugün sokakta birini görsem kapılıp gidiyom. onun peşinden giderken ters yönde biri gitsin dönerim onun peşine (: aynı filmlerdeki gibi hani aptallar olur ya aynen öyle. gülme sakın abartmış olabilirim.

anıl’la yiÄŸithan kafamı sikiyolar ÅŸu an, aklım hep karıştı. devam ederim ben yine.

Ya abi, küfür edemem. Bişey diyemem. Nefret edemem. Şerefsizlik yapamam. Bırakamam. Görmezden gelemem. Konuşamam. Yoksayamam. Dolduramam. Kaldıramam. Ben bazı insanlar gibi olamam.

Ne bilim nasıl tarif etsem anlamadım. Ya birader ben farklıyım, herşeyle, her düşünceyle farklıyım. Götümün kalkması da bu yüzden. İnsan kendini över mi demeyin! Hem överim, hem söverim.

Mesela; yardıma muhtaç birine elimde avucumda ne varsa istediği an verebilirim. O yüzden insanlar beni çok kolay bi şekilde kullanabilir. Her insanı kendim gibi gördüğüm için yüz defa yanılsam da yine yaparım yapacağımı. Hayatta verdiğim yanlış kararlar bi daha karşıma çıksa yine aynı kararı veririm. O yüzden sevinçlerim anlık olur. Ta ki hata olduğunu anlayana kadar.

Ne olursa olsun insanları severim mesela. Ayırt etmem. Ha tamam belki bana çok çektirmişlerdir. Belki hayatı zindan etmişlerdir ama onların da bi bildikleri vardır sonuçta. Kızmak, küsmek yok.

ya arkadaÅŸ, ÅŸu sıralar anlatmak istediklerimi anlatamayacak kadar kafam dağınık…

Sürpriiiz

Bu gece böyle bi deÄŸiÅŸiklik yaptım, merak etmeyin önceki tasarımı silmedim. Kuzey Cephesi tasarımı standart olarak kalacak blogda zaten. Kısa süreliÄŸine bu temayı kullanıyorum. Zaten çoÄŸunuz bilmez belki ama blogumu ilk açtığımda bu temayı kullanıyodum. Yok ben bu temayı beÄŸenmedim, ben eski temayı istiyorum diyenler varsa aranızda saÄŸ taraftaki menüleri görüyosunuz, aÅŸağıya doÄŸru inin. SaÄŸ menünün aÅŸağıdaki bittiÄŸi yerde “Sürpriiiiz” yazısını göreceksiniz. Açılır menüye girin “wufuu”yu seçin. Bulamadınız mı? Bulamazsınız tabi eÅŸÅŸekler öyle bi yer yok çünkü (: Kısa süreliÄŸine bu temayla idare edeceksiniz. Üzerine deÄŸiÅŸiklikler yapmaya baÅŸladım ÅŸimdiden, bakarsınız Kuzey Cephesi’ni buna uyarlarım ortaya karışık biÅŸeyler çıkar. Saat neredeyse 04:00 oldu, uyusam fena olmaz. (saat neredeyse 04:00 oldu derken harbiden saat 03:59′muÅŸ :D )

Nerelerdeyim? Ne yapıyorum?

Öncelikle kaldığım evi göstereyim size. KuÅŸ uçmaz, kervan geçmez bir yerde. Zonguldak / Kozlu / Uzungüney Köyü’ndeyim. Burası da abimin kaldığı ev. 3 katlı gözükse de bizden baÅŸka kimse kalmıyor evde. Sabah okula gidip, öğleden sonra geliyo. Åžerefsizlik konusunda kime çekti bilmiyorum ama öğle tatilinde eve gelcem, biÅŸeyler hazırla diyip paÅŸalar sofrası hazırladığım abime, eve gelmemesiyle paÅŸa paÅŸa küfürlerimi de eksik etmedim. Kokusundan bile nefret ettiÄŸim halde, nugget mı ne diyolar ya, ondan yaptım yanına ek olarak patates cipsi, kahvaltılık reçel, peynir, pınar labne ve çay yapmıştım ama gelmedi iÅŸte, naparsın. Buralarda havalar çok fena, evden dışarı çıkamıyorum maalesef. Çıksam da en fazla alt kattaki odunluÄŸa inip, meÅŸhuuuur zonguldak kömürü ve 2-3 parça odun, biraz talaÅŸ alıp eve tekrardan çıkıyorum. Bu arada geldiÄŸimden beri evde sular yoktu. Ta ki abim 3. günün sonunda vanaları açana kadar devam etti bu susuzluk. Mantıklı bi açıklaması olmasa da vanaları ne zaman ve neden kapattığını hatırlamıyor ve hafıza yönüyle de benim abim olduÄŸunu bir kez daha kanıtlıyor bana (:

Buradan İstanbul’a geçip, en fazla 1 ya da 2 gün de İstanbul’da kaldıktan sonra cumartesi günü Ordu’ya dönmeyi düşünüyorum. Rükay’la da konuÅŸtuk, yüksek bi ihtimâlle cumartesi günü Ünye’de de olabilirim. Önce İstanbul’u aradan çıkarmam gerekiyor.

Ne yapıyorum?

Abimin evini yerleÅŸtirmesine yardımcı olduÄŸumu az çok anlamışsınızdır. Bunun yanında paÅŸa beyin karnını doyurmakla ve eve geldiÄŸinde üşümemesi için sobayı yakmakla görevliyim. Tabi bir de her akÅŸam gülme krizlerine girdiÄŸimizi de söylemeliyim. Takıyoruz 3D gözlüklerimizi, geçiyoruz televizyonun karşısına baÅŸlıyoruz gülmeye. Komedi filmi falan yok, birbirimize bakıp gülüyoz. Gözüm aÄŸrıyo bi müddet sonra yeter yaa diyorum çıkarıyorum ben gözlüğü. İyi hoÅŸ da bu sefer duvarları yumruklayasım geliyo gülmekten. MeÄŸer bi tarafımızla kumandanın tuÅŸuna basmışız 3 boyutlu modunda deÄŸil televizyon. Ben çıkardım da anladım, ya abim? O’nda hala gözlük var. Önce gizli gizli çektim bunun fotosunu :P sonra dedimki abi benim gözüm aÄŸrıdı, bu 3 boyutlu insanın gözünü bozar. Abim de diyoki, oÄŸlum harika biÅŸey yaa, baksana adamın kolu televizyonun dışında gibi (: Ben artık tutamadım kendimi, lan dedim çıkar ÅŸu gözlükleri televizyon normal gösteriyo :D Siktir lan diyo, bi yandan da çıkarıyo gözlüğü. Vay amına koyim teknolojiye bak 3 boyutlu olmadığı halde adamın kolu dışarda gözüküyo, demekki 3 boyutlu izleseymiÅŸiz neler olacaktı :D

İşte böyle geçiyo günler, her akşam değişik şeyler yapmaya çalışıyoz ama nafile. Gidene kadar odaların hepsini boyamakla da geçecek zamanımız. Yüzümüz, gözümüz boya olacak ama olsun (: diyorumki kendi kendime acaba abim okuldayken salonun duvarına Orduspor logosu mu çizsem? (:

Bu arada söylemeden de geçemeyeceÄŸim, artık bana telefonla ulaÅŸamazsınız. Söyleyeyim de, sonra neden ulaÅŸamıyoruz? Neden bakmıyorsun telefonlara demeyin. Telefon geldiÄŸimden beri kiler gibi bi odada ÅŸarj oluyor ve sessiz olarak ayarlı. Kafamı dinliyorum. Bu internet baÄŸlantısı facebook ve twitter’a da girmiyo, bu sayede facebook ve twitter yokken neler yapıyormuÅŸum onları farkettim. Msn’in gözünü seveyim. Gerçi Msn’i ben her zaman kullanıyorum, yani nete girdiÄŸim zaman herÅŸeyden önce msnimi açarım. Yakın bi zamanda da msn adresimi deÄŸiÅŸtirmeyi düşünüyorum aslında. HerÅŸeyimi bir mail adresinde toplamak istiyorum, sanırım o adres de facebook ve twitterda kullandığım mail adresleri olacak. O adresi aynı zamanda msn olarak da kullanmayı düşünüyorum.

Bunun dışındaaa abim araba almaya karar vermiÅŸ, bana soruyo ne alsam diye. Dedim sana da alalım bi kartal (: KardeÅŸ kardeÅŸ gezeriz. Ama yok, tutturdu Fiesta alcam diyo. Tabi alternatif olarak da Punto var. Tercihim punto’dan yana. Dedim abi ben de VosVos alcam ama bi türlü kısmet olmuyo. 1-2 ay sonra bi yere gidicem, şöyle doÄŸasıyla baÅŸbaÅŸa olacağım bi yere. İnÅŸallah ÅŸu VosVos’u bi an önce alırım da VosVos’la giderim. YiÄŸithan’da bu zamana kadar bi araba almış olur, izin kullanırsa YiÄŸithan’la Gökçe’de gelebilir yani, davet ederim lafın geliÅŸi bakalım ne diyecekler.

Üzdüğüm insanlar olduÄŸunu maalesef biliyorum. Bi insan 7′sinde neyse 70′inde de o’dur cümlesine inanmamakla birlikte en kısa zamanda telafi etmek dileÄŸiyle. Bu hayat kategorisine yazdığım 100. yazım, umarım hayatım(ız)a ÅŸans getirir.

Hoşçakalın.

isecurity.exe virüsü çözümü hakkında

Bi arkadaşın imzasındaki sitelere tıkladığım anda sistem otomatik olarak birÅŸeyler yükledi. Bana da izin veriyor musunuz? diye bile sormadı. Firefox ve Kaspersky kullandığım halde böyle bi saçmalık geldi iÅŸte başıma. Google’a baktığımda ise bkz: Arama Sonuçları ÅŸeklinde henüz sadece bu ay içerisinde açılmış iki konu görebildim. Forumda konu açan arkadaÅŸla aynı kaderi paylaÅŸtığım kesin. O arkadaÅŸ da r10′da birinin imzasına tıklamış. Hayır bir de imzalara tıklamadan önce baÄŸlantının üzerine gelip sitenin adını kontrol ediyorum. BildiÄŸin kiÅŸisel siteymiÅŸ gibi duruyor. Internet Security diye bir program otomatik çalışıyor ve Bilgisayarınızda virüs taraması yapıyormuÅŸ gibi gözüküyor. Ve program baÅŸladıktan sonra hiçbirÅŸeyi açamıyorsunuz. Firefox, Internet Explorer, Sistem Geri Yükleme, Msconfig, Regedit ve bütün programlar açılmıyor. Virüsü silsem de ConfigFree Toshiba adında bir hata alıyourm.

Åžimdi gelelim virüsü nasıl sileriiiiz…

Bilgisayarı Güvenlik Mod’da yeniden baÅŸlatın. Masaüstünüzde bulunan Internet Security’ye saÄŸ tıklayın dosya konumunu aça bastıktan sonra silin. Appdata’nın içinde bi klasörde bulunuyo olması lazım. Ardından BaÅŸlat>Çalıştır>msconfig yazın. Ya da direk BaÅŸlat’ta arama kutusuna msconfig yazsanız da olur. Sistem açıldığında baÅŸlaması gereken programlarda Internet Security yazan kutucuÄŸu kaldırın ve uygulayın. Sonra bilgisayarınızı yeniden açabilirsiniz.

Orduspor’un 45. Yılına Özel Çalıntı Logo

Orjinal Logo

Sözde Orduspor’umuza özel çizilen Logo

Ulan bari bunu yapmayın. Çıkın diyin ki, logoyu yabancı tasarımcı yaptı, biz mora boyadık diyin. Öyle derseniz hiç olmazsa gözümüzde küçülmezsiniz.

Ordu, Zonguldak ve bi ara İstanbul

745′teydik sanırım, Batuhan’la birlikte Liselilerden bi kaç eleman vardı. Yengemi aldım meydandan, Fidangör’de bekliyoduk öyle. İngilizce dil eÄŸitimi için Batuhan’ın keyfini bekliyoduk desem de yalan olmaz. HerÅŸey güzel giderken bi telefon “Ekin 18:30 arabasıyla Zonguldak yolcususun.” Elim ayağıma dolaÅŸtı, neye uÄŸradığımı ÅŸaşırdım. Saat de 16:30 falandı sanırım. Tam hatırlamıyorum. Apar topar atladım arabaya ÅŸehir içi trafiÄŸiyle uÄŸraÅŸmadan ilk fırsatta anayola çıkıp eve geçtim. Ufak bi çanta hazırladım kendime, el valizi olur ya ondan. Neyse…

Gittim otogara, 27-28 numaralı koltukları aldık kendimize. Yanımda biri daha var ama onun adını vermem ya da kim olduÄŸundan bahsetmem sanırım pek doÄŸru olmaz. Åžu anda Zonguldak’ın ilçesi olan Kozlu’nun Uzungüney adında bir köyündeyim. Yani abimin evinde, ve abim burada yok. Åžu anda tam olarak nerede bilmiyorum ama ortalarda biÅŸeylerin döndüğü kesin :( : Gülsem mi aÄŸlasam mı bilmiyorum. Pazartesi’ye kadar buradayım ve tek başımayım. Sobamı yaktım ancak internetin çektiÄŸi odada soba olmadığından burada da ufo’yla ısınıyorum. Bu cam kenarında eÅŸiÄŸe koyma iÅŸi hep canımı sıksa da maalesef burada da camın kenarından baÄŸlanabiliyorum internete. MEB’in internetiyle…

Yolculuktan biraz bahsetmek gerekirse, kırk yıl düşünsem de karşılaÅŸmayacağım biriyle karşılaÅŸtım hem de fazla uzakta deÄŸil. Samsun Terminali’ne girdi bizim otobüs, 15 dakika geçmeden Ulusoy’un otobüsü geldi. Baktım o da Zonguldak otobüsü. Bu arada ben Metro’yla geldim. Ulan camın arkasından biri gülüyo bana mı gülüyo anlamadım etrafta karanlık yüzü tam belli olmuyo ama hafiften benzettim. Kalktı ayaÄŸa, otobüsün önüne doÄŸru geliyo incek aÅŸağıya, diyorumki kendi kendime acaba arkamda biri mi var? Bakıyorum benden baÅŸka da kimse yok. Åžimdi düşünüyodursunuz kim bu diye? dimi. Yarram derdim de terbiyesizliÄŸin lüzumu yok (: Bu resmen bizim Hasret yahu. Sen napıyon burada falan derken, o da Karabük’e gidiyomuÅŸ. Dedik birbirimize keÅŸke aynı otobüsten alsaydık biletleri. Geçti bi kere… Fotoda da nedense farklı bi cinsiyetteymiÅŸ gibi çıktı (: Bana yalvarıyo, kimseye söyleme, kimse bilmiyo gittiÄŸimi falan fıstık. Hee dedim sen ÅŸimdiden yapraaa yedin (:

Bizim hos mu hostes mi hala erkek olana ne dendiğini bilmiyorum ama erkek işte. Hani tipitip vardı ya bi sakız markası. Aynı onun üzerindeki adama benziyo. Zaten diğer arkadaş da dedi, buna tipitip diyolar diye. Otobüsün orta kapısından arka tarafı boş olduğundan keyif yapa yapa geldim ama hala cevabını bilmediğim sorularla yolculuk nasıl geçer düşünün bi.

Bi ara kar çok pis bastırdı, dedim ölüme gidiyoz. Biri Karayollarını aradı, hoparlöre aldı telefonu saat sabahın 04:00′ü falandı. Bu yolların hali ne? Siz napıyosunuz? diye atarlanıyodu adam da hiiç umrunda deÄŸilmiÅŸ gibi napalım çay içiyoz dedi (: Otobüste bi gülme krizine girdi o zaman. Koltuklardaki tvde de, Sihirbazın Çırağı, Ben 10, Åžirinler, Sihirbaz, Yüzüklerin Efendisi gibi filmleri izledim. Maalesef usb giriÅŸi olmadığından flaÅŸ belleÄŸimdeki filmleri izleyemedim, müzikleri dinleyemedim. Neyse dönüşte artık…

Daha önce yine başıma gelmiÅŸti ÅŸimdi diyeceÄŸim. Benim 3-4 sıra önümde bi kız oturuyodu, yanındaki ya sevgilisi ya da kardeÅŸiydi bilmiyorum. Radyo dinliyodu tv’den ayarlamış. Molanın sonunda otobüse binerken frekansına baktım geçerken, geldim koltuÄŸuma. Açayım bakayım dedim acaba ne dinliyo.  Ses tanıdık ama bi türlü çıkaramadım müziÄŸin introsunda. Sonradan anladım Türküler Sevdamız – Yar Senin çalıyodu. Kızın tipinde metalik bi görüntü vardı ama bi kez daha insanlara önyargıyla yaklaÅŸmamayı gösterdi iÅŸte yaÅŸantımız (:

Zonguldak hiç hayalimdeki gibi bir ÅŸehir deÄŸil. Biri bana yapısal olarak Ordu’ya benziyor demiÅŸti. Buranın Ordu’yla uzaktan yakından alakası yok. Daha çok, MuÄŸla taraflarına benziyo. Bi kere düzen denen biÅŸey yok. Kömür dolayısıyla yerdeki karlar artık tamamen siyah olmuÅŸ. Öyle ki, Kozlu’ya geldiÄŸimde otobüsteki adama “bana Zonguldak merkezden geçeceÄŸimizi söylemiÅŸlerdi” sorusunu bile sordurdu buralar bana. E geçtik ya! diyince aptala döndüm.

İşte kısa bi müddet burada yalnızlığın hüznünü yaÅŸamaya çalışcam (: Sonrasında da İstanbul diyorum. Harbiye’de yarım kalan iÅŸlerimizi halledelim :P

Bu arada Orduspor’un maçını da televizyondan izlemek zorundayım mecbur. Abimde saÄŸolsun 104 ekran lg led tv’yi ve digitürk’ü hazır halde bana bırakmış oldu. Bu arada maçı 3d kalitesinde gözlüklerle izleyeceÄŸimi de belirteyim. led derken 3D demeyi unutmayalım.

MEB’in netinden baÄŸlandığım için Facebook, Twitter ve Youtube gibi sitelere giremiyorum. Aslında proxy ile girerim ama uÄŸraÅŸmaya deÄŸmez. Biraz uzak kalmak hiç fena olmaz. Ve son olarak Orduspor – Mersin İdman Yurdu maçı için Tres Puntos diyorum.

Fırtına Öncesi Diyelim

Nereden baÅŸlamalı mıyım bilmiyorum. Uzun zaman oldu biÅŸeylerden bahsetmeyeli. Bir gece Rükay evi aradı sanırım. Ekin allaan seviyosan beni kurtar, yanıma gel falan dedi. Neye uÄŸradığımı ÅŸaşırsam da Batuhan’ı çağırdım dedim Batuhan gidelim Ünye’ye. Aslında elimde Rükay’a ait videolar ve ses kayıtları var ama onları parola korumalı yazımda paylaÅŸmam gerekiyor. Herkesin görmemesi gereken görüntüler ve duymaması gereken sözler var. Adamla telefonda konuÅŸuyom, Rükay n’oldu? Sevgi’den ayrıldın diye mi böyle oldun diyorum. Böyle ayruluuun amına goyim ekiin ne diiin seeen. diyo. OÄŸlum bi sakin ol noldu desene diyom. Bana “senin sevdiÄŸin nerde?” diyo. OÄŸlum karıştırma ÅŸimdi beni diyom. Siz torosla mı geliyosunuz diyo. Evet diyom.  O batuhanın amcuuna goyim la o toros bizi ****** götürmezse torosunda amcuuna goyim diyo :D Kanka bi sakin ol, noldu anlat geliyom ben gelene kadar sakin ol diyom. Bizim suçumuz ne laaa, oÄŸluum ben saa biÅŸi söylim mi bizim bu dünyada istediklerimiz olmazsa bu dünyanında amcuuna goyim diyo :D

Gülüp eÄŸlendiÄŸime bakmayın. Rükay’ın o hali harbiden insanın için parçalıyo. Ben bu çocuÄŸu böyle görmeye dayanamazken, sevgiye yenik düşenler iyi dayanıyor. Kimsenin kimseyi üzmeye hakkı yok tamam anlarım bu malın yaptığı ÅŸeyler akıl mantık iÅŸi deÄŸil ama bu iÅŸi büyütmek karşındakini bile bile ateÅŸe atmaktan baÅŸka bi iÅŸe yaramaz.

Neyse, Ünye’deki otelde parti vardı. Çalışanların hepsinin kafası güzel tabi, otoparktaki arabaları çıkarmak bana düştü. JB içtik biz de Batuhan’la. İçerdeki partiden durabildiÄŸimiz kadar uzak durduk. Genelde Resepsiyonun arkasında durduk, arkadaki odada yani. Bi bayanın arabasını çıkardım, yolun karşısına geçtim. Ben nerden bileyim kafasının güzel olduÄŸunu (: Bilsem evine kadar bırakırdım. Ama bu tür fırsatçılık bana göre deÄŸil. Rükay dedi zaten oÄŸlum götürseydin ya diye. Dur bi rükay seninle kim uÄŸraÅŸacak ondan sonra ):

***

Geçen gün de Batuhan’ın saçmalıklarıyla geçti günümüz. Kilise’nin ordaki merdivenlere gittik üçümüz. YiÄŸithan’ın o kaliteli yeni telefonu Samsung Galaxy Ace bilmem neyle ilk fotolarımızı çekindik :P Fanta içtik yani baÅŸka ÅŸeyler aramasın gözleriniz. Bak iÅŸte yazasım yine gitti. Bi ara gelir de herÅŸeyi roman gibi yazarım inÅŸallah. Görüşürüzz yankiler…

Ordu Web Tasarım, Grafik Tasarım, Logo, Freelance

Yakında yeni bi internet sitesi açıyorum. Web’le ilgili iÅŸlerimi oradan yürütmem gerekiyor da öncesinde buradan da bi duyurayım dedim.

Referanslar için http://www.nurcanorganizasyon.com ve Orduspor

Benim Ülkemin

Her zaman başı dik, insanları birbirinin arkasından konuşmayacak kadar cesur olmalı. Düzene boyun eğmemeli. Halkları kardeşçe yaşamayı bilmeli. Kimse dışlanmamalı, yurdunu seven herkes eşit bir şekilde yaşamalı. Sen ben, biz siz ayrımı olmadan çalışmalı. Karşısındakini hor görmemeli benim ülkemin insanları. Yaptığı yanlışla yüzleşmeli her zaman, kaçmamalı. Kaçtıkça bataklığa saplanacağını önceden anlamalı. Benim ülkemde yaşayan insanlar herşeyden önce birbirini sevmeli. Çocuklarıyla mutlu bir yuva kurmanın hayalini yaşarken kafasına sorunlar takılmamalı. Yardımlaşmayı bilmeli. Düşmanını dost bilmeli. Dışlamamalı her ne olursa olsun. Çünkü insanları dışladığında kendsinin de kaybedeceğini bilmeli.

Benim ülkemin gençleri okumalı, araştırmalı. Tepkilerini şartlar ne olursa olsun dile getirmeli. Başkası yapsın ben yanında olurum demek yerine, o başkası kendi olmalı. Saklanmamalı sözcüklerin arkasına. Amaan boşver banane gibi kelimeleri hiç kullanmamalı. Geleceği hesap ederek yaşamalı. Yaşadıklarından teker teker ders çıkarmalı. Yani hayatı öyle bi yaşamalı ki hayatında olacakları önceden kestirmeli.

Benim ülkemin eceleri, edaları kendilerini ezdirmemeli. Her yurttaş gibi haklarını aramalı. Gerekirse örgütlenmeli, birbirlerini kollamalı. Evin reisi erkek ise, eceler evin direği konumunda olmalı. Evini, ocağını ayakta tutan en önemli kişi olma ağırlığını bünyesinde hissetmeli. Her zaman eşit davranmayı bilmeli ve öğrenmeli. Öğrendiğini gelecek nesile aktarmalı. Geleceği kendisinin yetiştireceğini anlamalı.

Benim ülkemin efeleri ise yiÄŸit olmalı. Masaya vurduÄŸunda karşısındaki titremeli. Zamanı geldiÄŸinde koltuktaki padiÅŸahları kaldıracak cesareti kendisinde bulmalı. Kilometrelerce yolu iyi bir ülke kurmak adına yürümeli. Alanlara, sokaklar inmeden çekinmemeli. Efeler “inanmıyorum” dememeli. Düşüncesinin verdiÄŸi sorumluluÄŸu bilip ona göre hareket etmeli. Benim ülkemin efeleri, sevdiÄŸi ÅŸeyler uÄŸruna can vermesini bilmeli. Ülkesi gibi, Sevgilisi gibi…

Orduspor Fidangör

Orduspor – Kayserispor maçı öncesi takımı karşılarken. Zaman bulunca gelmiÅŸini geçmiÅŸini siktiÄŸimin yerinde uzun uzun ÅŸeyler yazıcam da zamanım yok (: Alttaki video 01:52′yi gösterdiÄŸinde kornaya basıyom (: Zaten ekin ekin seslerini de duyacaksınız.  Dakikalar tam olarak 03:00′ü gösterdiÄŸinde de herkes takım otobüsünü bırakmış benimle ilgileniyodu. Kartal’ın amına koydular. Biri de diyo zaten o sırada ekinin araba gitti diye (:

Videonun devamı falan da var, arabadan inip çocukları kovmaya çalışırken (: Sonra Ünye’yi de yazcam daha. Rükay’ı hiç öyle görmemiÅŸtirsiniz. Bi de ses kaydı var ama ÅŸerefsiz rükayın yüzünden ses kaydının tamamını yayınlayamıyorum.  Büyük ihtimalle bu gece yeni yazı geliyoor :)

bilmem ki ne dersin

Bir gün görüştüğümüzde bi yerlere oturup birşeyler içelim seninle. Bütün dertlerini, sıkıntılarını, küfürlerini, sevgilerini, umutlarını, beklentilerini, kaybettiklerini, özlediklerini, hiç sevmediklerini, sevdiğin halde belli etmediklerini, aileni, arkadaşlarını ve kendi benliğini al gel.

Havadan sudan konularla başlangıcı yapalım, sonrasında da biraz konuşalım hı?
ne dersin?