745′teydik sanırım, Batuhan’la birlikte Liselilerden bi kaç eleman vardı. Yengemi aldım meydandan, Fidangör’de bekliyoduk öyle. İngilizce dil eÄŸitimi için Batuhan’ın keyfini bekliyoduk desem de yalan olmaz. HerÅŸey güzel giderken bi telefon “Ekin 18:30 arabasıyla Zonguldak yolcususun.” Elim ayağıma dolaÅŸtı, neye uÄŸradığımı ÅŸaşırdım. Saat de 16:30 falandı sanırım. Tam hatırlamıyorum. Apar topar atladım arabaya ÅŸehir içi trafiÄŸiyle uÄŸraÅŸmadan ilk fırsatta anayola çıkıp eve geçtim. Ufak bi çanta hazırladım kendime, el valizi olur ya ondan. Neyse…
Gittim otogara, 27-28 numaralı koltukları aldık kendimize. Yanımda biri daha var ama onun adını vermem ya da kim olduÄŸundan bahsetmem sanırım pek doÄŸru olmaz. Åžu anda Zonguldak’ın ilçesi olan Kozlu’nun Uzungüney adında bir köyündeyim. Yani abimin evinde, ve abim burada yok. Åžu anda tam olarak nerede bilmiyorum ama ortalarda biÅŸeylerin döndüğü kesin
: Gülsem mi aÄŸlasam mı bilmiyorum. Pazartesi’ye kadar buradayım ve tek başımayım. Sobamı yaktım ancak internetin çektiÄŸi odada soba olmadığından burada da ufo’yla ısınıyorum. Bu cam kenarında eÅŸiÄŸe koyma iÅŸi hep canımı sıksa da maalesef burada da camın kenarından baÄŸlanabiliyorum internete. MEB’in internetiyle…

Yolculuktan biraz bahsetmek gerekirse, kırk yıl düşünsem de karşılaÅŸmayacağım biriyle karşılaÅŸtım hem de fazla uzakta deÄŸil. Samsun Terminali’ne girdi bizim otobüs, 15 dakika geçmeden Ulusoy’un otobüsü geldi. Baktım o da Zonguldak otobüsü. Bu arada ben Metro’yla geldim. Ulan camın arkasından biri gülüyo bana mı gülüyo anlamadım etrafta karanlık yüzü tam belli olmuyo ama hafiften benzettim. Kalktı ayaÄŸa, otobüsün önüne doÄŸru geliyo incek aÅŸağıya, diyorumki kendi kendime acaba arkamda biri mi var? Bakıyorum benden baÅŸka da kimse yok. Åžimdi düşünüyodursunuz kim bu diye? dimi. Yarram derdim de terbiyesizliÄŸin lüzumu yok (: Bu resmen bizim Hasret yahu. Sen napıyon burada falan derken, o da Karabük’e gidiyomuÅŸ. Dedik birbirimize keÅŸke aynı otobüsten alsaydık biletleri. Geçti bi kere… Fotoda da nedense farklı bi cinsiyetteymiÅŸ gibi çıktı (: Bana yalvarıyo, kimseye söyleme, kimse bilmiyo gittiÄŸimi falan fıstık. Hee dedim sen ÅŸimdiden yapraaa yedin (:

Bizim hos mu hostes mi hala erkek olana ne dendiğini bilmiyorum ama erkek işte. Hani tipitip vardı ya bi sakız markası. Aynı onun üzerindeki adama benziyo. Zaten diğer arkadaş da dedi, buna tipitip diyolar diye. Otobüsün orta kapısından arka tarafı boş olduğundan keyif yapa yapa geldim ama hala cevabını bilmediğim sorularla yolculuk nasıl geçer düşünün bi.
Bi ara kar çok pis bastırdı, dedim ölüme gidiyoz. Biri Karayollarını aradı, hoparlöre aldı telefonu saat sabahın 04:00′ü falandı. Bu yolların hali ne? Siz napıyosunuz? diye atarlanıyodu adam da hiiç umrunda deÄŸilmiÅŸ gibi napalım çay içiyoz dedi (: Otobüste bi gülme krizine girdi o zaman. Koltuklardaki tvde de, Sihirbazın Çırağı, Ben 10, Åžirinler, Sihirbaz, Yüzüklerin Efendisi gibi filmleri izledim. Maalesef usb giriÅŸi olmadığından flaÅŸ belleÄŸimdeki filmleri izleyemedim, müzikleri dinleyemedim. Neyse dönüşte artık…
Daha önce yine başıma gelmiÅŸti ÅŸimdi diyeceÄŸim. Benim 3-4 sıra önümde bi kız oturuyodu, yanındaki ya sevgilisi ya da kardeÅŸiydi bilmiyorum. Radyo dinliyodu tv’den ayarlamış. Molanın sonunda otobüse binerken frekansına baktım geçerken, geldim koltuÄŸuma. Açayım bakayım dedim acaba ne dinliyo. Ses tanıdık ama bi türlü çıkaramadım müziÄŸin introsunda. Sonradan anladım Türküler Sevdamız – Yar Senin çalıyodu. Kızın tipinde metalik bi görüntü vardı ama bi kez daha insanlara önyargıyla yaklaÅŸmamayı gösterdi iÅŸte yaÅŸantımız (:
Zonguldak hiç hayalimdeki gibi bir ÅŸehir deÄŸil. Biri bana yapısal olarak Ordu’ya benziyor demiÅŸti. Buranın Ordu’yla uzaktan yakından alakası yok. Daha çok, MuÄŸla taraflarına benziyo. Bi kere düzen denen biÅŸey yok. Kömür dolayısıyla yerdeki karlar artık tamamen siyah olmuÅŸ. Öyle ki, Kozlu’ya geldiÄŸimde otobüsteki adama “bana Zonguldak merkezden geçeceÄŸimizi söylemiÅŸlerdi” sorusunu bile sordurdu buralar bana. E geçtik ya! diyince aptala döndüm.
İşte kısa bi müddet burada yalnızlığın hüznünü yaÅŸamaya çalışcam (: Sonrasında da İstanbul diyorum. Harbiye’de yarım kalan iÅŸlerimizi halledelim

Bu arada Orduspor’un maçını da televizyondan izlemek zorundayım mecbur. Abimde saÄŸolsun 104 ekran lg led tv’yi ve digitürk’ü hazır halde bana bırakmış oldu. Bu arada maçı 3d kalitesinde gözlüklerle izleyeceÄŸimi de belirteyim. led derken 3D demeyi unutmayalım.
MEB’in netinden baÄŸlandığım için Facebook, Twitter ve Youtube gibi sitelere giremiyorum. Aslında proxy ile girerim ama uÄŸraÅŸmaya deÄŸmez. Biraz uzak kalmak hiç fena olmaz. Ve son olarak Orduspor – Mersin İdman Yurdu maçı için Tres Puntos diyorum.
Yorumlar