Bu yazıya şifre koymak yerine, bazı bölümleri silerek yayınlamak daha mantıklı geldi.
Tarih 31 Aralık Cumartesi
Yer: Ordu / Boztepe
BuluÅŸma öncesi ufak tefek organizasyon koplukluÄŸu yaÅŸamadık deÄŸil. Kafamda çok farklı ÅŸeyler vardı. Yılbaşına farklı bi ÅŸehirde girecektim ama böyle gerekti, böylesi daha da iyi oldu. İyi ki gitmemiÅŸim Ordu’dan baÅŸka yere, yoksa o kafayla beni kardeÅŸlerimden baÅŸka kimse ayakta tutamazdı. Pek  tutamadılar ya neyse…
Günler öncesinden demiÅŸtim bizimkilere ben sarhoÅŸ olmak için içerim, beni anlayışla karşılayacaksınız. Geldi çattı Cumartesi gecesi. Ben bi 70′lik aldım attım arabaya. Eve geldim, bu arada Cuma günü (kırmızı kar yaÄŸmadı ama) babam geldi. Carrefour’dan biÅŸeyler alıp getirdi, bi bakıma yılbaşı için abur cubur almış bana. Kapıdan içeriye adımını atmasa da, bir baba-oÄŸul iliÅŸkisinin iyiye gitmesi yönünde çeÅŸitli adımları atmış olmanın sonucunu görmüş oldum.
Konuyu dağıtmayalım, gelelim o geceye. Aldığım rakı arabanın arka koltuÄŸunda duruyodu. Bi kaç ufak tefek iÅŸim vardı o yüzden kimseyle anlaÅŸamadım o gece adam gibi. Saat 22:30′du evden çıktığımda. Ne yapsam? Åžimdi nere gitsem? derken, Serhat’la mesajlaÅŸtık. Beni de alıp gideceklerdi ama dedim ya iletiÅŸim de kopukluk yaÅŸadık. Onlar çıkmış boztepeye çoktan. Bindim arabaya, Boztepe’ye çıkıyorum tek başıma, ama hayatımda ilk defa bu yolu bu kadar iÅŸlek gördüm. Hani iÅŸ çıkışı trafik olur ya ÅŸehirde, aynı öyle Boztepe yolu. Gelmek üzereyim artık, gidiÅŸ – dönüş yolu tamamen kapalı. Polisler de arabanın içinde oturuyo, açtım camı el kol hareketi yaptım. Polis de açtı camını, abi dedim siz napıyosunuz burada? Åžu trafiÄŸi düzeltin. Polis de bi kibarlık, bi incelik. Tamam genç sakin ol. dedi (: Eyvallah  birader diyecektim de “eyvallah abi” demek zorunda kaldım. (:
Yol açıldı, çocuklara mesaj attım tam olarak nerdesiniz? Manzaranın tam gözüktüğü yerde misiniz? Yoksa harmanda mısınız? (harman da bilmeyenler için söyleyeyim, geniÅŸ bi arazi, en son otel yapacaklardı) İleri doÄŸru gel görürsn dediler, gittim arabayı da uygun bi yere çektim. Uygun derken anlayın artık o trafikte uygun yer nasıl bulunur. Bunlar hep birlikte Batuhan’ın arabasının içinde oturuyolar. Lan dedim napıyosunuz? Oturmaya mı geldiniz? Hayır ben olmasam arabanın içinde geçirecekler yılbaşını (: Bu arada daha önceden de Rükay’la kavgalıyız, gerçi hala öyleyiz. Ben de halimden bi Rükay anlar diye içtikten sonra Ünye’ye gidecektim. Birlikte içeriz diye hatta ona mesaj da attım, çıkabilir misin? diye. Neyse…
Saat 23:00 suları, arabanın bagajını açtık, Rakıydı, fındığıydı fıstığıydı, cipsiydi ufak tefek mezeyi bagaja yerleÅŸtirdik. 2.5 litre de kola var. Serhat’la açtık Rakımızı, vurduk bi kadeh. Ama yalan yok, hızlı gittik biraz. ÅžiÅŸenin dibine doÄŸru ohooo (: öndeki arabanın içinden horon sesi geliyo. Ulan dedim noluyo arkadaÅŸ :D Haydiii serhat ne bekliyon oluuum dik oyna diiik :D  Bi horon tepiyoruz Boztepe’de, arabaların geçtiÄŸi yerde yani yolun ortasında. CoÅŸan, kopan bi biz varız yani size öyle söyleyeyim. Tanımadığım adamlar horona geldi, ayıptır söylemesi Karadeniz’li olmanın gururuyla ve biraz da yetenekle horonu çok pis teperim (: Hızlı hızlı tepiyoz, ayakları vuruyoz, çöküyoz, çarprazdı, düzdü, ileri, yan derken en son da dik oynamaya baÅŸladık. Horon başında ben olduÄŸum için bi elim boÅŸta, o elimde de orjinalinden Yeni Rakı bardağı var. Hani o müthiÅŸ duygu var ya, saçmaladığını biliyorsun ama kendini durduramıyosun. İşte o duygu çok güzel, mükemmel, harika, olaÄŸanüstü bi duygu sizin anlayacağınız.
Bi arabanın üstüne yattım, elimde bıçak vardı, çöpü karıştırıyodum, teleferikle Ordu’ya indim 35′lik rakı aldım, yerdeydim, küfür ettim, bi yerlerde kan gördüm, ÅŸerefsizlik yaptım, polisle konuÅŸuyodum, bazı insanların kulağını çınlattım, teleferikteki arkadaşı gördüm, serhatla kavga ettim.
Åžimdi bu üstteki paragrafta olanlar benim hatırlayabildiklerim. Ertesi gün evden çıkıp, YiÄŸithan’la, Serhat’ın yanına gittiÄŸimde ise iÅŸin gerçek yönünü ancak anlayabildim (:
Bi arabanın üstüne yattım, beyaz partnerler olur ya ondan, niye mi yatmışım? plakası 28′miÅŸ. Bu 28 plakayı görünce arabanın etrafındaki çocukların yanına gidip, siz giresunlumusunuz laaan dermiÅŸim (: Hangi takımlısınız dediÄŸimde de biri fenerbahçe demiÅŸ. Benden küfürü yemiÅŸ. DiÄŸeri de korkudan olsa gerek giresunluyum ama Ordusporluyum demiÅŸ :D Ben arabanın kaputuna yumruk atıyomuÅŸum o sırada, sonra yenik düşmüşüm galiba başımı koymuÅŸum arabanın üstüne uyur gibi (:
Elimde bıçak vardı, Aslı (: beni boztepede görmüş naber ekin demiÅŸ yanımdan geçerken. Ben de sen kimsin laaan derken, arka cebimdeki bıçağı çıkarmışım hatırlıyorum ÅŸimdi aÄŸzımla açtım hatta bıçağı (: Aslı da garibim korkmuÅŸ “ekin benim yaa ben ekin ben nasıl tanımazsın ben aslı yaa” diyomuÅŸ. PeÅŸine düşmüşüm de serhatlar, yiÄŸithanlar falan tutmuÅŸ beni (: ÖğrendiÄŸimde Aslı’ya mesaj attım tabi.
Çöpü karıştırıyodum. Ben bıçakla Aslı’nın peÅŸine düşünce polisler görmüş galiba. O sırada da bana Serhat “ekin polis geliyo” demiÅŸ. Ben de nasıl düşündüysem hemen elimdeki bıçağı savurup atmışım. Polis gittikten sonra da yolun kenarında biriken çöplerin içinde bıçak arıyomuÅŸum. Bulamadım ama olsun (:
Teleferikle Ordu’ya indim 35′lik rakı aldım. Ulan birader siz hangi akla hizmet beni gönderiyosunuz aÅŸağıya? Zaten olmuÅŸum bi dünya, teleferikte dönüşte yanımda iki tane lavuk vardı. Direk tayyipten girdim konuya unutmuyorum (: akp’liyseniz atarım lan sizi teleferikten aÅŸağıya dediÄŸimi hatırlıyorum. Çocuklar da biz DEV-GENÇ’deniz demiÅŸlerdi de o yüzden affettim galiba. Geri geldim boztepeye, ben önümü göremiyom. Bağıra bağıra gidiyorum ama nere gittiÄŸimi de bilmiyomki (: Çocuklar buldu beni, ben onları bulmadım.
Küfür ettim. Varyaaa hayatım boyunca kimseye böyle küfür etmemiştirim. Ve aynı zamanda kimseye bu kadar çok bela okumamıştırım. Allah belanı versin diye ortalığı yıktığımı biliyorum. Bizden kardeşim, helaaaal, adamsın lan, kaderimiz böyle napalım kardeşiiim gibi sesler duyuyodum etrafımdan.
Bi yerlerde kan gördüm. Sabah uyandım üzerim başım, pantolonum, montum, yatak, yastık, çarşaf hep kan. Sağ elim morarmış, sanki saatlerce kan gitmemiş gibi. Öyle yumruklar atmışımki yerlere, taşlara. Elimin ağrısını (14 gün oldu) hala çekiyorum ve hastaneye gitmeme konusunda da kesin kararlıyım. Aynı zamanda sol bileğimi de dışa doğru fazla bükemiyorum o günden beri. Şimdi baktım da sağ elimdeki parmaklarımın eklem yerindeki şişlik hala duruyo.
Şerefsizlik yaptım. İşte bunu bilmiyorum. Kime ve niye şerefsizlik yaptım hatırlamıyorum ama kesin bi bok yemişimdir yine. O kafayla sağ salim hayatta olduğum için mutluyum.
Polisle konuÅŸuyodum. Bak bunu az çok hatırlıyorum. Polis nerelisin demiÅŸti. Buralıyım abi sen nerelisin demiÅŸtim. Polisle ne iÅŸin var? demeyin. Bu kafayla ÅŸoför koltuÄŸuna oturmuÅŸum. 70′likten sonra bi de 35′lik içtik sadece Serhat’la ikimiz. Düşünün halimizi. Mezemiz saÄŸlam olsa bu kadar vurmazdı ama bi de hızlı gittik ya ondan. Polis serhata ÅŸoför koltuÄŸunu verdi. Ama polise nasıl yalvarıyom :D Abi ben ölmek istemiyom, serhat sarhoÅŸ o götüremez sen bizi götür diyom. Sen gelmiyosan ben götürürüm falan nasıl yalvarıyorum (: Zaten serhat sürüyodu arabayı ben yalvarıyom serhata. Olum ben ölmek istemiyorum, güzel günler görcem biliyorum. 1. vitesten yukarı atma bak. Beni seviyosan, kardeÅŸsek (:
Bazı insanların kulağını çınlattım. Her ne kadar mecazi anlamda yazsam da bunu, çok çınlattım çoook. 7′den 70′e tanıdığım herkesin kulakları çınlamıştır. Rükay da vardı bunların içinde (: Ama beni bilen biliyor, kimsenin annesine, babasına ailesine küfür etmem. KiÅŸiliÄŸine, ÅŸerefine, ruhuna küfrederim ki öyle de yapmış olmam lazım.
Teleferikte biriyle konuÅŸtum mu noldu bilmiyorum ama. Apo’nun dediÄŸine göre, boztepeden aÅŸağıya uçuyomuÅŸum az daha. Çocuklar zor tutmuÅŸ beni. Acaba kendimi mi öldürüyodum o kafayla? (: Åžimdi ben de merak ettim bu konuyu Apo’ya bi daha sormam lazım. Durup dururken neden atlamak istiyeyimki (:
Åžehire indiÄŸimizde Serhat’ın da kafası güzel ve ehliyeti de yok. Polis durdursa bizi arabayı baÄŸlıyo, bizi içeri alıyo. Dürüm Sarayı’nın oraya arabayı çektik niye çektik bilmiyom ama kesin ben demiÅŸtirim dur dur arabayı diye. Ben bindim ÅŸoför koltuÄŸuna, serhat binmedi yanıma. Boztepe’den aÅŸağıya inerken de aynısını yapmıştım binmedi. Baktım küsüp gidiyo :D tamaaam kanka gel bıraka beni yalnız gel diyodum boztepedeyken (:
Herşeyi yazmadım ilk başta da dediğim gibi, her şeyi yazsam parola koymam gerekirdi bu yazıya (: Aslında hepsini yazdım da diğer bölümleri başka bi sayfaya kopyaladım. Belki ona şifre koyup sadece okumasını istediğim kişilere şifreyi verip yayınlayabilirim. Yayınlamalıyım da. Onda fotoğraflar falan da var (:
aaa! az kalsın unutuyodum. Sonraki günlerde 1, 2 ve 3 Ocak’ta başıma gelenler de fena deÄŸil. Sahilde iki kız bana gülümseyerek selam verdi. Nasılsın? Åžimdi iyi misin? diye sordular. Sinirin geçti mi falan dediler (: Karıştırdınız galiba ben tanımıyorum sizi dedim. (: Boztepe’de birlikte horon çektik ya dediklerinde anladım davayı (:
Sonra Fidangör’deki çocuklar abi harikaydın yaa falan dediler (: Kendi kendime noluyo dedim ya ne harikası (: (:
Müjü de diyo Boztepe’de yaptığın serenatı herkes beÄŸenerek dinlemiÅŸ. Haberlerini alıyoruz.
Mahalleye geçtim bi ara, çocuğun teki gelmiş. Abi herkes seni konuşuyo naptın sen yaa !
Arkadaşın tekini görüyorum köprübaşında beni görünce baÅŸladı bağırmaya “allaaaah belaaaanııı veeeersiiiiiin”
İşte buraya yazıyorum. Ve kendime verdiğim sözlere bir yenisini ekliyorum. Durup dururken içmek yok. Ya böyle hep birlikte toplanıp içeriz ya da sadece maçlarda. Yalnız içmek kendine zarar vermekten başka bi boka yaramıyo. Keyif için içeriz bu saatten sonra. Sırf sarhoş olup güzel şeyler yaşamak için. Ya da sadece yaşamak için. Karar her zaman sizin, nasıl isterseniz öyle yapın. ;/
Yorumlar