Archive for the 'Ordu' Category

Yürekten Sevdik

“Yürekten Bu Sevda” derken, biz bu manzaraya tutulduk, Mor Beyaz renkleri ruhumuzun en derin yerine sakladık. Adının geçtiÄŸi heryerde “önce biz varız” derken duruÅŸumuzu hiç bozmadık. GittiÄŸimiz heryerde seni, sana yakışır bir ÅŸekilde temsil ettik. Senin adını, düşüncelerimizle birleÅŸtirerek eÅŸi benzeri olmayan bir duyguya sahip olduk. Biz seni severken iyi gün, kötü diye asla ayırt etmedik. Yürekten Sevdik, gittiÄŸin heryerde PEŞİNDEKİ BİZDİK !

Tüh !

Az kalsın unutuyordum, ne güzelde unutmuÅŸtum. Damla’nın yorumundan sonra mecbur bunları da yazmak zorundayım artık. (: Åžu hafıza konusunda doktora gitsem hiç fena olmaz bu olayların bile ne zaman olduÄŸunu hatırlamıyorum, dündü sanırım ya da önceki gün iÅŸte bilmiyorum. Sabahtan akÅŸama kadar çalan telefonlara aldırış etmiyodum her zamanki gibi, geceye doÄŸru saati de hatırlamıyorum ama 12′ye geliyodu sanırım. Bi mesaj! Ekin, Damla’nın başı çok aÄŸrıyo hastaneye götürebilir misin? Çıktım evden, gittim aldım bunları (bu arada siz bunlar oluyosunuz artık) arkadaÅŸ bakıyorum hiç biÅŸeyi yok :/ Yani ben zaten hastayım, benim halim onunkinden daha kötü. Yüzlerine karşı bi kaç defa söylesem de içimden diyorumki benimle kafa mı yapıyolar? Bu kız benden daha saÄŸlam görünüyor (:

Neyse anayola çıktık ilerliyoruz, 2 tane kırmızı ışıktan geçtim. İran yolunun oradaki kavÅŸaktan geçecektik kırmızı yandı, ee nasıl geçelim? yaktık hemen dörtlüleri :D polisin yanından geçtim kırmızı ışıkta, geçtikten sonra kapadım dörtlüleri :D baktım polis de gelmeye baÅŸladı tekrar yaktım dörtlüleri :D :D Diyom bizimkilere polis bizi takip ediyo, Medicalpark’ın sapağına geldik, ben yine dörtlülerle kırmızı sarı mavi mor falan hiç bakmıyom yani karşıdan araba geliyomuÅŸ, gelmiyomuÅŸ banane! geçtim bütün ışıklardan. Hastaneye yaklaÅŸtık şöyle bi aynaya bakmak geldi aklıma, polis hala takipte. Girdim hemen acil kapısına, lan o ne? polis de geldi acil kapısına. Damla’ya çaktırmadan “hasta takliti yap çabuk” diyom :D Yani düşünün gören biri hasta olduÄŸunu düşünmez. Damla hastalan çabuk, ölüyomuÅŸ gibi yap :D :D Damla polisleri görünce tökezlemeye baÅŸladı, sanki yola zor yürüyo, düştü düşecek hemen o moda girdi yani. Neyse acil kapısından içeri girdik, ben dedim bizimkilere ben ÅŸu polislerle dışarıda konuÅŸayım da damlanın hasta olmadığını görmesinler. (: Ben dışarı çıktım, polisler yan kapıdan içeri girmiÅŸ. Hastanenin camları filmli ben de diyorum polisler nere kaybolmuÅŸ. İçeri girdim, polis bekliyo muayene olacak. Ulan diyom ya büyük bi oyunun içindeyiz ya da bu adam harbiden hasta. Adam muayene odasından bi çıktı yaka bağır açık bi ÅŸekilde. Doktor iyi bi teÅŸhis koymuÅŸ buna belli yani (:

Yanılmıyorsam hastaneden geri geldiğimizde bi sıcak nescafeni içmiştim. Her ne kadar tadını beğenmesem de ayıp olmasın diye boğazımla kavga ede ede içtim hepsini. Bünye istemedi anlatabiliyo muyum? :D

Sinema konusuna hiç girmek istemiyorum ama neydi filmin adı? Berlin Kaplanı’ydı tamam. Yahu konusu neydi? diye sorabilirim yani o derece alâkasızdım filmle :D Salondakiler filmi izlerken ben sol yanımdaki mahlûkatla boks yapıyodum.

Benden bu gecelik de bu kadar. 2. dönem vize, final ve bütlerinde görüşürüz (:

Bi kaç günü sığdırsam

Olayların gidiÅŸatını hatırlamıyorum. Lanet olsun ki çok kötü bir hafızam var bunu bir kez daha söylüyorum iÅŸte.  Ama Bursa maçından bi gün ya da iki gün önce Batuhan’ın yanına gitmiÅŸtim, dikkatimi çekti. Benim arabanın arkasına yazdırdığım “böö”yü gitmiÅŸ motorunun arkasına yazdırmış :) Bu arada gecenin bi yarısında Batuhan’la Ordu sokakları baÅŸlıklı yazım vardı ya, iÅŸte bu motorla gezmiÅŸtik. Bursa maçı geçeli 3 gün olduÄŸuna göre 2′de önceden yani bu fotoÄŸraf 5-6 gün öncesine ait. Hay amına koyim böyle hafızamın yaa!

Hani son zamanlarda deplasmanlarda çıkan olaylar var duyanlarınız vardır illaki. Emanetiydi, şuydu buydu. Bunu kullanmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Hayatta kimseye silah çekmem. Dedem derdi ki, karşındaki insana silah ya da bıçak çekiyorsan mutlaka elindekinin hakkını vereceksin. O yüzden adam öldürme veya yaralama bana göre değil. Tabi yeşil beyaz renklere bürünenler ne kadar adam onu da sorgulamak gerekir. Bu sadece savunma amaçlı, başka bir sebebi yok. Ruhsatlı da zaten, pek sorun olacağını sanmıyorum. Şimdilik arabanın torpidosunda dursun. Deplasmana gittiğim yok zaten artık, bir işe yaramaz.

Sonraki gün Denizhan’la buluÅŸtuk. Melih ve Özgür’le buluÅŸacaktık, konunun ne olduÄŸunu biz bilmesek de oturup konuÅŸuruz diyerek çağırıldık. Önce patroniçem aradı, bizim dükkana geçtim. O sırada TKP’den aradılar. TKP’ye geçtim ayaküstü diÄŸer arkadaÅŸlarla tanıştık. Sonrasında tekrardan geldim bi kuÅŸburnu daha söyledim kendime. İlk söylediÄŸim kuÅŸburnuyu da içememiÅŸtim telefon yüzünden. Neyse tam içmeye hazırlanırken (: yani bardağı tutmuÅŸken yine telefonum çaldı. Tolga! (bu arada tolga’yla aramız bozuk, benim için bitti gibi birÅŸey) n’oldu tolga? Sahile gelsene. İyi dedim. Gittim baktım ne oluyor diye, bi kızla konuÅŸuyodu yanlarına kadar gitmedim. Siz takılın. diye mesaj attım. Kızdan ayrılmış, nedense hiç ÅŸaşırmadım. EskiÅŸehir’e giderken otobüste ona dedim, sizin bu iÅŸ uzun sürmeyecek diye. Bardak Bar’a geçtik, bir damla bir ÅŸey içesim yok. Tolga bira söyledi, ben de söyledim tek kalmasın diye. İşte insanın morali bozuk olunca demekki o anki duygu birikimiyle herÅŸeyi yapabiliyo. Tolga önce içinden biÅŸeyler söyledi, baÅŸladı gülmeye… sonrasında da aÄŸlamaya baÅŸladı. Hani filmlerde olur ya! aynı öyle oldu. Ben de ÅŸaşırdım bi an. Havada kötüydü ama buna raÄŸmen Boztepe’den paraşütle atlayanlar vardı.

Çıktık neyse 745′e geçtik. Biri daha gelmiÅŸti de hatırlamıyorum kim olduÄŸunu. Yavuz’du yavuz. Tamam. Önce bizim dükkanın oralarda durduk. Ben Yavuz’a hem laf yetiÅŸtiriyodum hem de gidiyodum bi kıza çarptım (: çarptım derken ayağıma takıldı. Pardon dedim. Önüne baksana gerizekâlı dedi. Ben baÅŸladım bağırmaya “lan aptalmısın kızım sen? mal özür diledim daha niye laf söylüyon” diye. Yavuz’la Tolga bana gülüyo. Neyse o günü öyle bitirdik. İşte hangi günlerdi bilmiyorum ama sabah uyandığımda öğlene doÄŸru Yavuz’lara gittim. Bilgisayarı bozulmuÅŸ, yap diyo. Ekrandaki hata herÅŸeyin nedeni olabilir. Fiziksel olarak da darbe görse o hata çıkar. BIOS ayarlarıyla oynadıysa da çıkar. Ben de fazla uÄŸraÅŸmadım, zaten o bilgisayarla uÄŸraÅŸsaydım bi günüm boÅŸa giderdi. Odadayken dikkatimden de kaçmadı Yavuz’un nevresim takımı (: Az bakın ÅŸu fotoya bu nedir yaa ! Ama gerçekten ÅŸirin biÅŸey. O annesini suçlasa da hiç fena deÄŸil. Yastığın köşesindeki dalmaçyalıyı görüyodursunuz en azından.

Baktık bilgisayar olacak gibi deÄŸil, DiÅŸi MenekÅŸeler’in maçı var Atatürk’te. Yavuz hazırlan da gidelim dedim. YavaÅŸtan hazırlandı o da. Bi insanın çevresindeki dostları hep mi üç kağıtçı olur? Adam diyorumki kaç tane forman var. Bi tane diyo. Dolabı bi açıyorum 2 tane daha forma çıkıyo (: Korkma Yavuz dedim. Benim switimin altında forma var zaten. Evden çıktık, Fidangör’e, oradan da Atatürk’e geçtik. Kızlar ÅŸu an ligde 3. sırada hatırlatmak istedim. Yavuz’la oturduk köşeye hem konuÅŸuyoz hem karşılaÅŸmayı izliyoz. Bizi gören Bartu’yla Tolga’da geldi yanımıza. Bartu’yu bilmeyenler için Karabük deplasmanında hani beynimizi s.ken biri vardı ya, iÅŸte o. Bu fotoda biri iyi çıkmış ama net deÄŸil. Neyse zaten bi galibiyet daha aldık.

Buradan çıkıp Temelin Birahanesi’ne mi gitsek? Yoksa Bardak Bar’a mı diye düşünürken Bar’ın yolunu tuttuk. Ama içimde yine alkol almak gibi bi kıpırtı yok. Girdik, ilk yarı baÅŸladı. Bir iki pozisyon geçti. Åžahan aradı ilk yarı bitimine doÄŸru. Sonra aradan fazla zaman geçmedi, bi baktım Åžahan gelmiÅŸ. Biramı da içti. Ben de çıktım maçın ikinci yarısını bile izlemedim. Ziraat Bankası’nın orada OÄŸuzhan’ı bekledik, bindik arabaya nere gittik hatırlamıyorum mesela (: Ama gıt gıt’a gidip dürüm yediÄŸimiz aklımda. Bi de OÄŸuzhan yokken Teknosa’ya girip Åžahan ve arkadaÅŸlarına 3 boyutlu televizyon keyfini tattırıyodum. Bi ara yatın üstünde bikinili kızları gördüler 3 boyutlu olarak. Bi baktım ellemeye çalışıyolar. Elini uzatmış kızım göğüsleriyle zevk yapıyo (:

AkÅŸama doÄŸru OÄŸuzhan’ların meÅŸhur GündoÄŸdu Marketler Zinciri denilen tek başına dimdik ayakta duran marketinin oraya gittik. Her taraf güvenlik kamerasıydı, kamera olmasaydı evin ihtiyaçlarını giderecektim ne güzel (: Bir de ne dikkatimizi çekti? Siz de bakın fotoya anlayacaksınız. BoÅŸ halde 6 gram fazla gösteriyo. Basın Mensuplarının görüntü almasına izin vermeyecekti ama iÅŸ iÅŸten çoktan geçti (: Anladınız mı ÅŸimdi? bir marketten yola çıkarak, marketler zinciri nasıl kuruluyormuÅŸ? İşte bu ÅŸekilde.

Sonrasında oradan ayrılıp Boztepe’ye çıkma kararı aldık. TeleferiÄŸe ilk kez binecek bazıları, öğrenci de 3 liraymış pazar günü. Neyse gittik bilet giÅŸelerinin oraya. Ben hariç herkes bilet için para topladı. Benim sponsorum Åžahan tabi ki. Ben de nasıl olsa para vermiyorum diye en arkada duruyorum. Bilet giÅŸesinin içinden biri boynunu eÄŸip bana bakıyo. Noldu? diye düşünerek yaklaÅŸtım hafiften. Görevli diyoki beyler Boztepe’de içmek yasak artık. Bu arkadaÅŸa içirmeyin. (:

Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Adam diyoki yılbaşındaki sen deÄŸil miydin? Ney abi dedim? Beyaz Kartal’ın yok mu senin dedi. Abi valla hiçbir ÅŸey hatırlamıyorum dedim baÅŸka ne diyebilirimki. Çocuklar da benimle dalga geçmeye baÅŸladı. Abi ÅŸu manzaraya baksanıza, bu ÅŸehri sevmeyelim de nereyi sevelim? Karadeniz’de sahil ÅŸeridi bozulmayan, doÄŸal haliyle kalan tek ÅŸehir, bizim ÅŸehrimiz. Bu foto, manzarayı gören en iyi yerden çekildi. Aynı zamanda yılbaşında bizim arabaları çektiÄŸimiz yer oluyor burası.

Ekin vs Damla

Alttaki videoyu izlerken dikkat edin 14. saniyeden sonra kendimi kaptırıyorum ama 20. saniyede kendi kendime sayı yapmayı da baÅŸarıyorum yani (: Bir de 02:35′e geldiÄŸinde dikkat edin. Rahman’ın sevinmesine bile izin vermiyorum :D Son sayıyı o alsa da oyunu 7 – 6 ben yendim. Damla’yı da yendim. Kötüyüm ben kötüyüüüüm (: Bi de Rahman’la Damla’nın oyuna bakın. Özellikle 40. saniyeden 46. saniyeye kadar olan kısım. İnsan elindeki fırsatı iÅŸte böyle kaçırıyor dedirten bir görüntü (:

Damla vs Rahman

Bu görüntülerle bu yazımı noktalıyorum. Yarın belki, bi ihtimâl yine görüşeceÄŸiz. Damla olmasaydı, klasikleÅŸen cümlemi Rahman için de kullanacaktım da Rafi Damla’nın ÅŸansına yırttı. Belki onlar gitmeden bir de bowling oynarız. Onda çok iddialı olmasam da yine 1. ben olacağım. Bu arada Damla Muhasebe’yi verirse mezun oluyo, tek ders sınavı için geldi :D

Hayır Damla sen bunu okurken biraz tuhaf olabilirsin ama bilmeyenler için yazmak zorundayım. Rahman da zaten her taşın altından çıktığı için onun neden geldiğini söylememe gerek yok.

İlk video Ekin vs Rahman. 2. video Damla vs Rahman (:
bi kaç günü sığdırsam böyle bir yazı olacakmış demekki. iyi seyirler…
.

Hastayım Diyorum İnanmıyor

Kendisi uyandı ya, illa beni de uyandıracak. O uyanıkken benim keyif yapmam zoruna gidiyo şerefsizin. Geldi üzerime atladı kalk diyo (: Ses çıkmıyo ki boğazımdan, abi git hastayım ben diyorum. Yok ! Neyse kalktık kahvaltı yaptık, bi salatalık dilimledim kendime sadece o yani başka bişey yok, devamı var diye beklemeyin boşuna. Gece başlayan yoğun kar yağışı dur durak bilmeden devam ediyo (: Kendimi bi an meteoroloji spikeri gibi hissettim. Evet yurdun kuzey bölgelerinde etkisini gösteren kar ve tipi, gece yerini sise bırakıyor. Bu da trafikte olan sürücüleri olumsuz etkiliyor falan fıstık.

Kahvaltıdan sonra dışarıya çıktık arabanın üzerini temizlemeye gidiyoruz. Bi de araba çalışacak mı? Çalışmayacak mı? onu kontrol edip çalışırsa zincir takıp merkeze geçmeyi düşünüyoz, çalıştı ama merkeze geçmekten vazgeçtik. Son bi kaç yılda Ordu’ya böyle kar yaÄŸdığını görmemiÅŸtim, 1. sınıftayken yaÄŸmıştı bizim okul balıktaşı otelin oradayken ama sonrasında böyle etkili yağış olmamıştı.

Beni zaten yalandan aÅŸağıya indirdi, altı üstü fırçayla arabanın üzerindeki karları temizleyecek. Bi de utanmadan zaten öylesine çağırdım diyodu, kar topunu suratına attıydım neye uÄŸradığını ÅŸaşırdı. O temizliyodu ben arabanın üzerine kar atıyodum. Arabanın arkasını temizlerken de kar topunu ona deÄŸil de üzerine atıyodum, o da garibim seviniyodu isabet ettiremiyo diye. Benim amacım zaten baÅŸka (: Yukarıdaki çam aÄŸacanın dalına isabet ettirip üzerine kar yaÄŸdırmaktı dediÄŸim gibi de yaptım. Sonrasında peÅŸime düştü. Lan gelme diyom geliyo. Abi bak gelme fena olur. Nolacak lan diyo koÅŸuyo peÅŸime (: İyi dedim amına koyim gel…

Yakaladı beni, daha doÄŸrusu kaçmadım ondan sonra, sen misin lan benim peÅŸime düşen (!) Beni yere yatırmaya çalışıyo, bak dedim bi öğretmene hiç yakışmıyo bu tür hareketler (: Bunun bacağından tuttuÄŸum gibi yere bi serdim, neye uÄŸradığını ÅŸaşırdı. Tamam kalk ekin diyo. Az sus abi 2 dk dinlenim diyom bende (; Bak üzerinden kalkarım ama bu iÅŸi büyütmeye gerek yok diyom tamam oÄŸlum kalksana diyo. Kalkmadan önce de bunun aÄŸzına yüzüne sı… karları doldurdum. Neyse kalktım üstünden ben üzerimi başımı düzeltiyodum, saat 6 yönünden bi saldırı gerçekleÅŸti üzerimde bi kuvvet var. Birisi beni yere düşürmeye çalışıyo.  Åžerefsiz bırak beni diyom dinlemiyo. İlla düşürecek. İyi dedim dur düşeyim bari :D hoop yerdeyim. O yere düştüğünde yüzüme kar atma diyodu, ben de tamam atmıyom bırakcam diyip yüzüne kar bırakıyodum. Aynısını o da bana yaptı. Abi bak atma dedim, atmam merak etme sadece bırakıcam dedi o da. Yapma abi hastayım diyorum, inanmıyor. Hasta olsan beni yere düşüremezdin diyo. Abi sesimden anlamıyon mu çok kötüyüm diyom, bırak ulan bu ayakları diyo. Lan ÅŸerefsiz madem hasta olmadığımı düşünüyon o zaman niye sabah ıhlamur yaptın bana diyom, benim de canım çekti diyo (: Ama öyle bi atıyoki karları yüzüme, yuttum resmen. Eve geldiÄŸimde oÄŸlum aÄŸzıma niye atıyon diye bağırıyom, boÄŸazın temizlensin diyo boÄŸazına sıçtığım…

 

Az Önce Boztepedeydik

OÄŸuzhan bugün demiÅŸti bana saat 19:00 sularında, Boztepe’ye çıkalım mı? diye. Åžimdi olmaz falan dedim o da zaten akÅŸam 9′dan sonra dedi. İyi dedim çıkalım. Geleceklerinden pek ümitli deÄŸildim ama saat 11′e doÄŸru geldiler. Benim arabada da 4 tane efes vardı. Kapının önüne geldiler beni almaya, ben de indim arabadan biraları aldım. Ulan bi baktım 2′si içilmiÅŸ. Araba 2 gündür abimdeydi, malûm düğün telaşı otelleri falan ayarlamaya çalışıyolar, kına için yer bakıyolar. Davetiyeydi falan. (Bu arada AktuÄŸ Otel’de olacak düğün, Anıl’ın çalıştığı yerde) Neyse aldım biraları ikisini çöpe attım. OÄŸuzhan araba kullanıyodu içmez diye ona sormadım. Tolga’ya da bilerek sormadım, sorsam “verirsen içerim kanka” diyecekti çünkü (: Sonradan dayanamadım yine, yarısını Tolga’ya verdim. Boztepe’ye çıktık, yolda yine Tolga’nın yalanlarını dinlemeye bol bol zamanımız oldu. OÄŸuzhan’da her fırsatta saldırmaya çalışıyo, Åžahan’dan biÅŸeyler kapmış olmalı. Boztepe’de biraya devam ettim, OÄŸuzhan’la Tolga’da kola içti. Yanında da cips. Bol bol beste söyledik. AÅŸağıdaki videoda da izleyeceksiniz zaten bestelerin çoÄŸu yerinde takıldık, güldük, saçmaladık. 6 defa aynı ÅŸeyi söyledik. Birini bitirdik diÄŸerine baÅŸladık. BilmediÄŸim yerlerde lafı geveledim :D EskiÅŸehir deplasmanı öncesi iyi geldi bu ama yarın akÅŸam da otobüsler kalkmadan bi daha Boztepe’ye çıkarız.

Gözümden uyku akıyo, cep telefonum nerede bilmiyorum. Bulamıyorum. Ona da sinir oldum zaten. Gerçi arayıp soran yok. Hatırlarsa bi batuhan ödemeli atar. 240 gün olmuÅŸtu en son kontör yüklemeyeli. Tolga’da bi kıza vurulmuÅŸ, arabada bol bol ondan bahsettik. Benimle iddaya giriyo, yok neymiÅŸ 5 ay sonra bile bitmeyecekmiÅŸ. Gelip geçici olmayacakmış. Gerçi uzun zamandır bir kızı seversem onu hiç bırakmam falan diyodu ama bakalım olacak mı!

Adamı bile bile kumarda 1. yaptım, aşkta kaybetsin diye. Yine ne yaptı etti yalanla dolanla aşkta da kazanmaya başladı. Bizim de yüzümüz gülecek tolga bey :D boztepede bana ne demiştin? Hep birlikte deplasmanlara bile gideriz. Gideriz tabi ! Yeterki nerede nasıl davranacaklarını bilsinler.

Dönüş yolunda da arabayı ben kullandım. Kendimi kuğukente kadar bıraktım ve arabayı asıl sahibine verdim. Bunları şimdi yazdığımdan haberleri bile yoktur onların. Unutmadan alttaki video için kusura bakmayın, bestelerin ırzına geçtik biraz.

Benden ÅŸimdilik bu kadar.

 

İşte O Yolculuk

Tam olarak hangi gündü hatırlamıyorum ama o günü asla unutamam. Ne garip bir cümle oldu dimi(?) O gün sözleşmiştik, hatta ben yolda kaza yaparız, ölürüz, felç kalırız bişey olur diye bütün şifrelerimi blogumun kaynak kodlarına saklamıştım. Bana bir şey olursa (böyle yazdığıma bakmayın, bana bişey olmasına izin vermem) neyim var neyim yok bütün hesaplarımın, gizli hazinemin yerini falan yazmıştım yani (:

Giderken hiç zincir takmadık, dönüşte bayırda zorlandık kaldı araba, geri geri gelirken de bi güzel kaydık, saplandık kar yığınına. Şansımız varmış dağ tarafına saplandık, diğer tarafa kaysaydık, parçalarımızı uçurumdan toplardınız artık (: Şaka yapmıyorum gayet ciddiyim. Delilikti, kabul ediyoruz.

Arabayı Mazarat’la deÄŸiÅŸmeli olarak kullandık, o baÅŸladı yoruldu ben aldım. AÅŸağıdaki videoda mesudiye yazısından sonra bir köye doÄŸru gidiyor ya araba, iÅŸte orası Konacık. Komünist muhabbetini de kendim için yazmadım, o köyde yaÅŸayanların çoÄŸu öyle. Mesudiye’yi bir bütün olarak düşünürsek mesela kahveleri ve marketleri toplasak yine de birahanelerin sayısı kadar yoktur. Dinsiz deÄŸiller ama dini imanı olmayanların sayısı da az uz deÄŸildir. YeÅŸilce’yi daha önce anlatmıştım zaten dünya bir yana, YeÅŸilcem bir yana benim için. EÅŸi, benzeri yok. Unutmadan YeÅŸilce’de, ilkokul, ortaokul, lise yok üniversite var. (: Öyle bir yer iÅŸte. Konuyu fazla uzatmıyorum. Videoda sadece yol, kar, gece, biraz kahkaha ve azıcık da küfür var. Bir de kardan göremediÄŸimiz asfaltın üstündeki beyaz örtü. (:

 

Sen Şahitsin Ey Güzel Şehir !

Senin sınırların içinde doÄŸmadım belki ama en azından son yıllarda hiç ayrılmadık seninle. Yenimahalle’de, sanayinin içindeki sokaklarında büyüttün beni. Dostluklarınla hayatıma anlam kattın çoÄŸu zaman. Yazları Efirli’de, Çaka’da, Dolunay’da eÄŸlencemize, kışları da Boztepe’de, sahilde, caddelerde üşüdüğümüze ÅŸahitlik ettin. Sen beni hem üzdün, hem de sevindirdin. Yeri geldi senden aylarca uzakta kaldım. Bazı haftasonları Ünye’ye kaçarak, oradaki evde kafamı dinledim. Yeri geldi boztepeye çıkıp denizindeki hamsileri, rakıma meze yaptım. Senin topraklarında biz çok da güzel kafa yaptık. Yine senin güzelliÄŸinde sevdim bir kızı. Terk edildiÄŸimde senin yaÄŸmurlu günlerinde aktı gözlerimden yaÅŸlar.

Hani arkadaşlarımla konuşurken sadece senin soğuğun eşlik ederdi ya ağzımızdan çıkan her cümleye, işte öyle güzel hayallerim vardı benim, senin gizlice bizi dinlediğin gecelerde. Sahilinde, sevdiğim kızla birlikte fotoğraflar çektirecektik, çocuklarımız olduğunda büyüdüğümüz parklarda büyütecektik onları da. Senin yağmurunla hasta olacaktı onlar. Belki onlar da nisan ayında okulu kırıp denizine girecekti.

Sen deÄŸil miydin bana; “yaÅŸadığın bu topraklara asla ihanet etme” diyen. Ne sana ne de bir baÅŸkasına bir gün olsun ihanet etmedim. Aklımın ucundan bile geçirmedim böyle ÅŸerefsizliÄŸi. Sana karşı verdiÄŸim bütün sözleri tuttum. YaÅŸattıkların ve yaÅŸatacaklarınla sana karşı olan sevgim hiçbir zaman deÄŸiÅŸmeyecek bunu bilesin. Ve, ben hayatımda seni asla üzmedim, sen de beni üzme ki, yaÅŸadığım bunca ÅŸey yaÅŸayacaklarıma deÄŸsin.

2011′i, 2012′ye baÄŸlayan gece, Yılbaşı !

Bu yazıya şifre koymak yerine, bazı bölümleri silerek yayınlamak daha mantıklı geldi.

Tarih 31 Aralık Cumartesi
Yer: Ordu / Boztepe

BuluÅŸma öncesi ufak tefek organizasyon koplukluÄŸu yaÅŸamadık deÄŸil. Kafamda çok farklı ÅŸeyler vardı. Yılbaşına farklı bi ÅŸehirde girecektim ama böyle gerekti, böylesi daha da iyi oldu. İyi ki gitmemiÅŸim Ordu’dan baÅŸka yere, yoksa o kafayla beni kardeÅŸlerimden baÅŸka kimse ayakta tutamazdı. Pek  tutamadılar ya neyse…

Günler öncesinden demiÅŸtim bizimkilere ben sarhoÅŸ olmak için içerim, beni anlayışla karşılayacaksınız. Geldi çattı Cumartesi gecesi. Ben bi 70′lik aldım attım arabaya. Eve geldim, bu arada Cuma günü (kırmızı kar yaÄŸmadı ama) babam geldi. Carrefour’dan biÅŸeyler alıp getirdi, bi bakıma yılbaşı için abur cubur almış bana. Kapıdan içeriye adımını atmasa da, bir baba-oÄŸul iliÅŸkisinin iyiye gitmesi yönünde çeÅŸitli adımları atmış olmanın sonucunu görmüş oldum.

Konuyu dağıtmayalım, gelelim o geceye. Aldığım rakı arabanın arka koltuÄŸunda duruyodu. Bi kaç ufak tefek iÅŸim vardı o yüzden kimseyle anlaÅŸamadım o gece adam gibi. Saat 22:30′du evden çıktığımda. Ne yapsam? Åžimdi nere gitsem? derken, Serhat’la mesajlaÅŸtık. Beni de alıp gideceklerdi ama dedim ya iletiÅŸim de kopukluk yaÅŸadık. Onlar çıkmış boztepeye çoktan. Bindim arabaya, Boztepe’ye çıkıyorum tek başıma, ama hayatımda ilk defa bu yolu bu kadar iÅŸlek gördüm. Hani iÅŸ çıkışı trafik olur ya ÅŸehirde, aynı öyle Boztepe yolu. Gelmek üzereyim artık, gidiÅŸ – dönüş yolu tamamen kapalı. Polisler de arabanın içinde oturuyo, açtım camı el kol hareketi yaptım. Polis de açtı camını, abi dedim siz napıyosunuz burada? Åžu trafiÄŸi düzeltin. Polis de bi kibarlık, bi incelik. Tamam genç sakin ol. dedi (: Eyvallah   birader diyecektim de “eyvallah abi” demek zorunda kaldım. (:

Yol açıldı, çocuklara mesaj attım tam olarak nerdesiniz? Manzaranın tam gözüktüğü yerde misiniz? Yoksa harmanda mısınız? (harman da bilmeyenler için söyleyeyim, geniÅŸ bi arazi, en son otel yapacaklardı) İleri doÄŸru gel görürsn dediler, gittim arabayı da uygun bi yere çektim. Uygun derken anlayın artık o trafikte uygun yer nasıl bulunur. Bunlar hep birlikte Batuhan’ın arabasının içinde oturuyolar. Lan dedim napıyosunuz? Oturmaya mı geldiniz? Hayır ben olmasam arabanın içinde geçirecekler yılbaşını (: Bu arada daha önceden de Rükay’la kavgalıyız, gerçi hala öyleyiz. Ben de halimden bi Rükay anlar diye içtikten sonra Ünye’ye gidecektim. Birlikte içeriz diye hatta ona mesaj da attım, çıkabilir misin? diye. Neyse…

Saat 23:00 suları, arabanın bagajını açtık, Rakıydı, fındığıydı fıstığıydı, cipsiydi ufak tefek mezeyi bagaja yerleÅŸtirdik. 2.5 litre de kola var. Serhat’la açtık Rakımızı, vurduk bi kadeh. Ama yalan yok, hızlı gittik biraz. ÅžiÅŸenin dibine doÄŸru ohooo (: öndeki arabanın içinden horon sesi geliyo. Ulan dedim noluyo arkadaÅŸ :D Haydiii serhat ne bekliyon oluuum dik oyna diiik :D  Bi horon tepiyoruz Boztepe’de, arabaların geçtiÄŸi yerde yani yolun ortasında. CoÅŸan, kopan bi biz varız yani size öyle söyleyeyim. Tanımadığım adamlar horona geldi, ayıptır söylemesi Karadeniz’li olmanın gururuyla ve biraz da yetenekle horonu çok pis teperim (: Hızlı hızlı tepiyoz, ayakları vuruyoz, çöküyoz, çarprazdı, düzdü, ileri, yan derken en son da dik oynamaya baÅŸladık. Horon başında ben olduÄŸum için bi elim boÅŸta, o elimde de orjinalinden Yeni Rakı bardağı var. Hani o müthiÅŸ duygu var ya, saçmaladığını biliyorsun ama kendini durduramıyosun. İşte o duygu çok güzel, mükemmel, harika, olaÄŸanüstü bi duygu sizin anlayacağınız.

Bi arabanın üstüne yattım, elimde bıçak vardı, çöpü karıştırıyodum, teleferikle Ordu’ya indim 35′lik rakı aldım, yerdeydim, küfür ettim, bi yerlerde kan gördüm, ÅŸerefsizlik yaptım, polisle konuÅŸuyodum, bazı insanların kulağını çınlattım, teleferikteki arkadaşı gördüm, serhatla kavga ettim.

Åžimdi bu üstteki paragrafta olanlar benim hatırlayabildiklerim. Ertesi gün evden çıkıp, YiÄŸithan’la, Serhat’ın yanına gittiÄŸimde ise iÅŸin gerçek yönünü ancak anlayabildim (:

Bi arabanın üstüne yattım, beyaz partnerler olur ya ondan, niye mi yatmışım? plakası 28′miÅŸ. Bu 28 plakayı görünce arabanın etrafındaki çocukların yanına gidip, siz giresunlumusunuz laaan dermiÅŸim (: Hangi takımlısınız dediÄŸimde de biri fenerbahçe demiÅŸ. Benden küfürü yemiÅŸ. DiÄŸeri de korkudan olsa gerek giresunluyum ama Ordusporluyum demiÅŸ :D Ben arabanın kaputuna yumruk atıyomuÅŸum o sırada, sonra yenik düşmüşüm galiba başımı koymuÅŸum arabanın üstüne uyur gibi (:

Elimde bıçak vardı, Aslı (: beni boztepede görmüş naber ekin demiÅŸ yanımdan geçerken. Ben de sen kimsin laaan derken, arka cebimdeki bıçağı çıkarmışım hatırlıyorum ÅŸimdi aÄŸzımla açtım hatta bıçağı (: Aslı da garibim korkmuÅŸ “ekin benim yaa ben ekin ben nasıl tanımazsın ben aslı yaa” diyomuÅŸ. PeÅŸine düşmüşüm de serhatlar, yiÄŸithanlar falan tutmuÅŸ beni (: ÖğrendiÄŸimde Aslı’ya mesaj attım tabi.

Çöpü karıştırıyodum. Ben bıçakla Aslı’nın peÅŸine düşünce polisler görmüş galiba. O sırada da bana Serhat “ekin polis geliyo” demiÅŸ. Ben de nasıl düşündüysem hemen elimdeki bıçağı savurup atmışım. Polis gittikten sonra da yolun kenarında biriken çöplerin içinde bıçak arıyomuÅŸum. Bulamadım ama olsun (:

Teleferikle Ordu’ya indim 35′lik rakı aldım. Ulan birader siz hangi akla hizmet beni gönderiyosunuz aÅŸağıya? Zaten olmuÅŸum bi dünya, teleferikte dönüşte yanımda iki tane lavuk vardı. Direk tayyipten girdim konuya unutmuyorum (: akp’liyseniz atarım lan sizi teleferikten aÅŸağıya dediÄŸimi hatırlıyorum. Çocuklar da biz DEV-GENÇ’deniz demiÅŸlerdi de o yüzden affettim galiba. Geri geldim boztepeye, ben önümü göremiyom. Bağıra bağıra gidiyorum ama nere gittiÄŸimi de bilmiyomki (: Çocuklar buldu beni, ben onları bulmadım.

Küfür ettim. Varyaaa hayatım boyunca kimseye böyle küfür etmemiştirim. Ve aynı zamanda kimseye bu kadar çok bela okumamıştırım. Allah belanı versin diye ortalığı yıktığımı biliyorum. Bizden kardeşim, helaaaal, adamsın lan, kaderimiz böyle napalım kardeşiiim gibi sesler duyuyodum etrafımdan.

Bi yerlerde kan gördüm. Sabah uyandım üzerim başım, pantolonum, montum, yatak, yastık, çarşaf hep kan. Sağ elim morarmış, sanki saatlerce kan gitmemiş gibi. Öyle yumruklar atmışımki yerlere, taşlara. Elimin ağrısını (14 gün oldu) hala çekiyorum ve hastaneye gitmeme konusunda da kesin kararlıyım. Aynı zamanda sol bileğimi de dışa doğru fazla bükemiyorum o günden beri. Şimdi baktım da sağ elimdeki parmaklarımın eklem yerindeki şişlik hala duruyo.

Şerefsizlik yaptım. İşte bunu bilmiyorum. Kime ve niye şerefsizlik yaptım hatırlamıyorum ama kesin bi bok yemişimdir yine. O kafayla sağ salim hayatta olduğum için mutluyum.

Polisle konuÅŸuyodum. Bak bunu az çok hatırlıyorum. Polis nerelisin demiÅŸti. Buralıyım abi sen nerelisin demiÅŸtim. Polisle ne iÅŸin var? demeyin. Bu kafayla ÅŸoför koltuÄŸuna oturmuÅŸum. 70′likten sonra bi de 35′lik içtik sadece Serhat’la ikimiz. Düşünün halimizi. Mezemiz saÄŸlam olsa bu kadar vurmazdı ama bi de hızlı gittik ya ondan. Polis serhata ÅŸoför koltuÄŸunu verdi. Ama polise nasıl yalvarıyom :D Abi ben ölmek istemiyom, serhat sarhoÅŸ o götüremez sen bizi götür diyom. Sen gelmiyosan ben götürürüm falan nasıl yalvarıyorum (: Zaten serhat sürüyodu arabayı ben yalvarıyom serhata. Olum ben ölmek istemiyorum, güzel günler görcem biliyorum. 1. vitesten yukarı atma bak. Beni seviyosan, kardeÅŸsek (:

Bazı insanların kulağını çınlattım. Her ne kadar mecazi anlamda yazsam da bunu, çok çınlattım çoook. 7′den 70′e tanıdığım herkesin kulakları çınlamıştır. Rükay da vardı bunların içinde (: Ama beni bilen biliyor, kimsenin annesine, babasına ailesine küfür etmem. KiÅŸiliÄŸine, ÅŸerefine, ruhuna küfrederim ki öyle de yapmış olmam lazım.

Teleferikte biriyle konuÅŸtum mu noldu bilmiyorum ama. Apo’nun dediÄŸine göre, boztepeden aÅŸağıya uçuyomuÅŸum az daha. Çocuklar zor tutmuÅŸ beni. Acaba kendimi mi öldürüyodum o kafayla? (: Åžimdi ben de merak ettim bu konuyu Apo’ya bi daha sormam lazım. Durup dururken neden atlamak istiyeyimki (:

Åžehire indiÄŸimizde Serhat’ın da kafası güzel ve ehliyeti de yok. Polis durdursa bizi arabayı baÄŸlıyo, bizi içeri alıyo. Dürüm Sarayı’nın oraya arabayı çektik niye çektik bilmiyom ama kesin ben demiÅŸtirim dur dur arabayı diye. Ben bindim ÅŸoför koltuÄŸuna, serhat binmedi yanıma. Boztepe’den aÅŸağıya inerken de aynısını yapmıştım binmedi. Baktım küsüp gidiyo :D tamaaam kanka gel bıraka beni yalnız gel diyodum boztepedeyken (:

Herşeyi yazmadım ilk başta da dediğim gibi, her şeyi yazsam parola koymam gerekirdi bu yazıya (: Aslında hepsini yazdım da diğer bölümleri başka bi sayfaya kopyaladım. Belki ona şifre koyup sadece okumasını istediğim kişilere şifreyi verip yayınlayabilirim. Yayınlamalıyım da. Onda fotoğraflar falan da var (:

aaa! az kalsın unutuyodum. Sonraki günlerde 1, 2 ve 3 Ocak’ta başıma gelenler de fena deÄŸil. Sahilde iki kız bana gülümseyerek selam verdi. Nasılsın? Åžimdi iyi misin? diye sordular. Sinirin geçti mi falan dediler (: Karıştırdınız galiba ben tanımıyorum sizi dedim. (: Boztepe’de birlikte horon çektik ya dediklerinde anladım davayı (:
Sonra Fidangör’deki çocuklar abi harikaydın yaa falan dediler (: Kendi kendime noluyo dedim ya ne harikası (: (:
Müjü de diyo Boztepe’de yaptığın serenatı herkes beÄŸenerek dinlemiÅŸ. Haberlerini alıyoruz.
Mahalleye geçtim bi ara, çocuğun teki gelmiş. Abi herkes seni konuşuyo naptın sen yaa !
Arkadaşın tekini görüyorum köprübaşında beni görünce baÅŸladı bağırmaya “allaaaah belaaaanııı veeeersiiiiiin”

İşte buraya yazıyorum. Ve kendime verdiğim sözlere bir yenisini ekliyorum. Durup dururken içmek yok. Ya böyle hep birlikte toplanıp içeriz ya da sadece maçlarda. Yalnız içmek kendine zarar vermekten başka bi boka yaramıyo. Keyif için içeriz bu saatten sonra. Sırf sarhoş olup güzel şeyler yaşamak için. Ya da sadece yaşamak için. Karar her zaman sizin, nasıl isterseniz öyle yapın. ;/

Batu’nun Motoruyla Gecenin Yarısında Ordu Sokakları

GeçtiÄŸimiz günlerde evdeyim, açmışım laptopta bi film onu izliyorum yattığım yerden. Telefonum çaldı, keyfimi bozar mıyım hiç! Filmi izlemeye devam ettim, ulan bi daha çaldı. Ekrana bile bakmadan Alo? dedim. “Sayın abonemiz bu bir ödemeli aramadır…” Batuhan olduÄŸunu anladım tabi (: Onunla öyle bi anlaşıyoruz ki, o ödemeli atıyo ben mesaj atıyom ama ne hikmetse bi ÅŸekilde buluÅŸuyoruz. Geldi eve, hadi dışarı çıkıyoz. Giydim üstümü başımı, o geldiÄŸinde zaten televizyonun karşısında yatıyodum. Neyse indim merdivenlerden o da ne (: Kara ÅžimÅŸek misali, hafif mat bi siyahi görünümüyle canavar duruyo dış kapının önünde (:

Şansımıza da hava soğuk değil, hani sıcak eser ya rüzgâr bazen. Aynı o şekilde. Ama nereden bileyim arkadaş motorda götümün donacağını. Aslında 15 dakikalık harika da bi videomuz var ama onu youtube kabul etmedi çok uzun diye. Motorda plaka yok, polislerden nasıl kaçacağımızı şaşırdık (: Bi ara öyle çıkmaz yerlere girdik ki, kaybolmamak elde değil. Hazır kimse de yokken etrafta, Batuhan ihtiyaç molası verdi. Bi de diyoki bu harç bu duvarda daha tutmaz (: (:

Güzel bi geceydi, belediyenin arkasındaki balık evinden geçerken, balık yiyenlere afiyet olsun dedim (: Bi ara anayolda kırmızı ışıkta durduk, 3-4 tane Ordulu olmadıkları belli olan adamlar “gençler burada kahve nerede var?” diye sordular. Dedim abi otogarın arkası hep kahve dolu. Fidangör’ün önünde Orduspor atkılı 3-4 tane kız gördüm, ÅŸaşırdım bunlar kim acaba diyom kendi kendime. Köprübaşı’nda da bizim elemanlardan birini gördüm, yanında bi iki tane kız vardı .Sevgilisiydi herhalde. Tabi belirli aralıklarla beni eve götür diye yalvardım batuya, soÄŸuÄŸu artık içimde hissetmeye baÅŸladım çünkü. Ayrıca adını sonradan deÄŸiÅŸtireceÄŸini söylese de Batu’ya da ufaktan bi blog açtık. Blogunun ilk yazısını da ben yazdım, “Merhaba Åžekerim” diye; buraya tıklayarak girip okuyabilirsiniz.

 

bi kaç şey daha

Yazmaya sınavlarımdan baÅŸlıyorum.  SaÄŸ tarafa dikkatli bakarsan, beklediÄŸim ve aldığım notları görceksin. Gururlanarak söylemeliyim ki Matematik’tan 100 aldım (sanırım).  Kâğıttaki bütün soruları tek tek, bir sonraki soruyu çözme heyecanıyla doÄŸru yaptığıma eminim. Formüllerdi, yüzde hesaplarıydı, yok indirim varmış 3 gün sonra satışa çıkacakmış falan fıstık (: Çözdüm çözdüm sonunda bitirdim ve kağıdı verdim. Hoca sadece soruların sonuçlarına baktı, hepsini doÄŸru yapmışsın dedi. Sınav esnasında ufaktan bi muhabbet ettik, bu kadar iyiydi matematiÄŸin neden kaldın o zaman falan, dedim hocam herkes kopya çekmiÅŸti bi ben çekmeden yapmıştım bi baktım -1 vermiÅŸ hoca, sonra da finale girmedim dedim. Neslihan hocayı bi baÅŸka sevdim, içten, cana yakın konuÅŸuyo. Bendeki matematik birikimini görünce harcanıyosun sen ekin yaa, seni çoÄŸaltmak lazım dedi :DSA krşödsa.çöd ç.4ı ad  ÅŸaka laan bunu ben uydurdum ÅŸimdi (:

Neyse kantinde oturdum tek başıma Mehmet Mısır’ın sınavına hazırlandım, sınav saati gittim kimse yoktu. 1 saat sonra bi daha gittim hocam sınav vardı! Nerdesiniz beyfendi biz sizin keyfinize göre mi hareket etcez diyo :D Dedim hocam ben geldim de siz yoktunuz (: Bi de nete attıkları sınav çizelgesinde sınıfı H yazmışlar anasını sattımın okulunda H blok yokki :/ C 1′de girdik sınava, o sınavdan da iyi not alırım. Anlayacağın moruk vizelerim genel olarak iyi geçti 40 beklediÄŸim ders hariç.

Saffet hoca kopya çekmem için bana fırsat verdi ama ben çekmedim, dürüstlük yapıp. Hakkımla alacaksam alırım, gerisi bize ters gelir hesabı. :) Fena sayılmaz yine de beklediğim not. Okulu bi başka sevdim bu sefer, kantini falan güzel olmuş. Bol kaşarlı bi hava vardı ama yinede eli ayağı düzgün, hanım hanımcık kızları da görmek mümkün. Her ne kadar asi sıtayla tarzı öğrenciler kızların götünden ayrılmasa da, kızların götünü kaldırmayı başarmışlar kantine giren kendini paris hilton sanıyo (:

http://img89.imageshack.us/img89/8703/dsc0281.jpgBiraz gidiÅŸatı ters oldu ama bu yazımın dünden bahsedecek olursam, dükkandaydım. Fidangör’de yürürken Tolga’la rastlaÅŸtık. Ebru, Tolga’ya seni seviyorum demiÅŸ, o yüzden havalarda uçuyodu. İçinde  “kız, defa, bana, seviyorum, ilk, seni” kelimelerinin olduÄŸu en az 9 cümle duydum. YiÄŸithan’ın iÅŸten çıkmasını bekliyoduk Fidangör’de mekan 745′te (bizim köşede duvarda yazan sokak numarası, o yüzden nerdesin? diye sorduklarında “745′teyiz” deriz. ) SoÄŸuÄŸu götümüzde hissettik, gerçi Tolga’nın üstündeki süt beyazı harley montu :D sıcak tutuyomuÅŸ. Bana yalandan üşüyom diyodu. Napsak da ısınsak derken, durup dururken gülmeye baÅŸladık. Gelen geçen kızlara laf atıyoz, bi ara kendimize olum dışarıdan bakıldığında bizi serseri, evi ocağı olmayan insanlar olarak görürler falan dedik birbirimize, ama ısınmak için her boku yaparız artık o derece yani. Lise dağılalı 4-5 saat olmuÅŸ ama hala liseliler geziyodu Fidangör’de akÅŸam akÅŸam, saat 19:00 falan. Kızlar önümüzden geçerken dedimki Tolga’ya, “kankaa az kızın eteÄŸine baak bok sürülmüş heep” :D dölsÅŸak a :D Kız 15-20 adım attıktan sonra şöyle belini diÄŸer tarafa bükerek götüne başına bakmaya baÅŸladı, yanındaki, kızın etrafında dönüyo bok arıyolar :D :D

Sonra iki kurban daha kestirdik kendimize, yine aynı şekilde biz köşede beklerken kızlar geçiyodu, dedimki oooluum yaa yere tükürcem diye hep yüzüme tükürdüm aS:D Ç3ğr ıas.çdö as :D :D kızlar komaya girdi :D Gözden kaybolana kadar gülüyolardı.

DiÄŸer kurbanları biz seçmedik, onlar kendini seçtirdi. Yetenek Sizsiniz’e çıkan bi çocuk vardı tam olarak izlemesem de depresyon sııtaaylaa falan diyodu :D Tolga’da biÅŸeyler saçmalarken 1 adım yakınımızdan kızlar geçiyodu, 3-4 tane birinin elinde telefon bi de sesi iyi çıksın diye eliyle telefonu avuçlamış :D arabesk-rap tarzı müzik açmışlar Fidangör’de yürüyolar :D :D Tolga önce anlamamış mevzuyu, asiii sııtayla dedim ben tolga farkedince daha aÄŸzı susmadı tolganın :D yeee depresyooon sıııtaylaaa diijeeeyy aaateeeÅŸ falan derken 2 metre uzaklaÅŸan kızlar birden döndü tolgayla laf yarışına giriyolar :D ı43üasd.sa :D Ben de hiiç umursamadım sanki tolgayı tanımıyomuÅŸ gibi baÅŸka taraflara doÄŸru yürüyom, bakınıyom öyle :D Bi yandan da gülüyom amına koyim napim daha :D Kız bayaa bi diklendi :D Tolga’nın son sözü aklımda “tamaam hadii yoluaaan yürüü” mü ne biÅŸeyler diyodu :D

Ulan kızlar sonra 7 defa bi o tarafa bi bu tarafa, bi arkamızdan bi önümüzden geçmeye baÅŸladı. Biz LCW’ye gittik üzerimize başımıza biÅŸeyler bakıyoz, Tolga her zamanki gibi nasıl çalsak? diye düşünüyo :D Hayatımda ilk defa bi gömlek beÄŸendim, sözde bugün alacaktım ama ÅŸimdi bunu yazarken aklıma geldi o gömleÄŸi alacağım (: Neyse yarın alırım artık. İşte biz içerde ısındık, tekrar dışarı çıktık en az 25 dk durduk içeride. 745′e geçtik bi baktık kızlar üzerini deÄŸiÅŸtirmiÅŸ yine ordalar :D Tolga’ya diyom oluum bu kızlar bizi kumpasa düşürcek :D baktık kalabalık geliyolar ÅŸurdan kaçcaz tamam mı, erkekliÄŸin %99′u kaçmaktır diyom :D Ne kaçcaz oluum diyo :D DoÄŸru laan ne kaçcaaz dedim anasını sikiim bizi bi vurmaya indirirler diyom as:D ase3ir54ka:D :D Tolga diyo üstünde emanet var mı? Yok ya olum o yüzden diyom kaçarız iÅŸte. Çocuklar gelse bıçak çekse zaten kaçcaz, bıçağın üstüne atlayacak halimiz yok ya aq :D Bıçaa görmeden kaçarız hem bizi tanımazlar :D0 ıoasdAS: Dı35ü :D Bekledik, bekledik gelen giden yok. Sonra en küçüğü 16 olmak koÅŸuluyla yaÅŸları en fazla 19 olan kızlar dadandı bize, biz 745′in köşesindeyiz, onlar diÄŸer köşede biÅŸeyler konuÅŸuyolar, ÅŸÅŸÅŸÅŸ suuss bakma o tarafa falan diyo biri. KoÅŸuyolar, kaçıyolar, bi ara saklambaç oynayalım diyecektim de vazgeçtim (: Kızlar yazdı yazdı sonra bi kalemde sildi attı gitti :D (:

Face’de Tolga’yı reddeden kızı da gördük, mal Tolga kız önümüzden geçerken adını söylüyo kız dönüp bakıyo, peki nere bakıyo? bana bakıyo aq nere bakacak! Tolga çoktan kaçmış :D Adını söylemiÅŸti kızın face’den eklerim diye ama ben olanları yoksayıyom onu mu ekl(eyeceÄŸim)iceeem :D

Yine bugüne dönecek olursak eğer, müjü hastanede yatıyomuş kaç gündür bugün öğrendim :/ sözde aynı yerde çalışıyoduk. Millet hastaneden uzak durmaya çalışır, bu gitmiş doktora beni yatırın hastaneye biraz değişiklik iyi gelir demiş :SDa üı9035krç.ösad ö.aS(=r3  :D lan varyaa iyiki böyle iş arkadaşlarımız var yaa, yoksa hiç çekilmez (:

Ankara Åžans Büfe’de iddaa oynamaya karar verdim. İçeri baktım Konya’yla Rize’nin mi bi takımın maçı vardı iÅŸte tam hatırlamıyom, hatta maç 1-1′di. Bendeki akıl iÅŸte! Sen al kuponu kodlara o maçı yaz, adama uzat. Adam diyoki baÅŸlayan maçları oynamışsın, olmazki. Abi dedim kafa baÅŸka yerlerde kusura bakma (: Anaa! o da ne? Camda milli piyango çekiliÅŸi yazıyo, her ayın 9′u, 19′u, 29′unda çekildiÄŸi için dedim ÅŸansımı deneyeyim (: Belki uÄŸurlu geliiir. Abi uzat ÅŸu milli piyangoları (: yarım mı tam mı çeyrek mi diye soruyo bi de. Çeyrek olacak deÄŸil ya tabiki tam çekcem diyeceÄŸimi sandıysan aÄŸzıaaan sıçim (: iki tane çeyrek çektim, tanesi 3 TL’den 6 liramız daha gitti. Hissediyorum son 4 rakamından çıkacak ikramiye :P

* * * * 63

* * * * 66

Eğer büyük ikramiye falan çıkarsa eş, dost çoğalır diye numaraların hepsini yazmıyorum. Hee unutmadan benim şansıma beni tanıyanlar da gitsin milli piyango alsın. Çıkar da bana biraz para vermezseniz ta amınıza koyim (:

kaçanziii…

İtinayla Plaka Yazılır

Bu nedir yaaa? Daha abimle oyun falan oynamam arkadaÅŸ ben. 2 maçı yenebildi sadece, onda 2 oyuncumu sakatladı bi maçta, diÄŸer maçta da yalan yok hakkıyla yendi ama daha da önemlisi ben 6 maçta yendim :D Hemde oynadığımız son 3 ya da 4 maçta çok pis plaka yazdım :D Tabi ki 5-2 lan ne olacak baÅŸka (: Ama varya artık nasıl gülüyom, karnıma aÄŸrılar girdi. Bi maçta yendim 5-2, diÄŸer maç ta 5-2, diÄŸerinde de 5. golü attım abim böyle “o ne yaa yine mi 5 oldu” asdadsadksaldÅŸaskdlÅŸasdk :D

3. maçımızda da maç 5-2′ydi yeniyodum yani. Abim 5-3 yaptı, iyi yaa plakadan kurtuldum diye seviniyodu (: Bu maçı da 7-3 yendim. Sonra dedi zaten keÅŸke plaka yazsaydın ÅŸiasdlaiÅŸdlasiÅŸdlaiÅŸldias :Dd asç  :D Az bakın ÅŸuna yaa, tipe bakın. Nasıl sinirlenmiÅŸ :D Çekmesene oluum, çekme laan diyo burda :D Ne biçim çıkmış hem lan burda :D Hay senin tipiiieen abi yaa (: Bundan sonra playstation oynamadan önce baÅŸkasını çağırcam. Seninle oynarken oynadığım oyundan zevk alamıyom :D Benim defanstan puyolla düz koÅŸu yapıp gol atıyom. :D Hayır bi insanın her attığı gol olur mu yaa :D Abime hiç mi acımıyosunuz arkadaÅŸ! Yazıktır yaa :D Åžimdi bile nası gülüyom varyaaaaa anlatamam :D. :D tipe baaa “çekmesene olum” :Da ksdü*3ıasd ASDas : D Neyse abiii sen beni mutlu ettin ya daha ne diiim bilmemki (: Ben bu gazla sınavdan 70′den aÅŸağı not almam :D :D Seviyorum seni mayk :D Bi dahakine az atcam tamam söz veriyom :D

Geleneksel 3. Boztepe Izgara Günleri

http://www.ekindiyebiri.com/wp-content/uploads/ALIM1168.jpgArkadaÅŸlar, biliyorsunuz geçen yıllarda baÅŸlattığımız ve gelenek haline getirdiÄŸimiz Izgara Günleri’nin baÅŸlayacağını ÅŸu an itibariyle duyuruyoruz. Organizasyon hakkında detaylar çarÅŸamba gününe kadar http://ekindiyebiri.com’da ve http://facebook.com/yenimahalleliler sayfamızdan duyurulacak. Yenimahallelilerin gerçekleÅŸtirdiÄŸi bu organizasyona katılmak isteyen herkes yorum atsın, ona göre kiÅŸi sayısı belirlenip kimlerin hangi malzemeyi getireceÄŸini kararlaÅŸtıracağız. KiÅŸi sayısına göre araba ayarlanacak ve hamsinin ve malzemelerin kaç kilo alınacağı belli olacak.

Geleneksel 3. Boztepe Izgara Günleri

  • Organizasyon tarihine kadar herÅŸey güzel bir ÅŸekilde planlanacak, Boztepe’ye çıkacağımız akÅŸam organizasyonu ekenler Yenimahalle sınırları içerisinde görüldüğü yerde paket edilecek.
  • Yenimahalle’li olmayan, yani baÅŸka mahalleden gelmek isteyenler, önbaÅŸvuru yapacak ve bu baÅŸvuru kabul edilirse Boztepe’ye götürülecek.
  • Yenimahallelilerin yapacağı ve bu 3.’sünün gerçekleÅŸeceÄŸi Boztepe Izgara Günleri’nde malzeme almayı unutanlar ceza olarak ÅŸehir merkezine yürüyerek dönecek. TeleferiÄŸe binerim hesabı yapmasın kimse, biz ıgarayı yaparken teleferik çoktan kapanmış olacak.
  • Geçen yıllarda başımıza geldiÄŸi için, bu yıl gelecekler mutlaka sıkı ve kat kat giyinmeli.
  • Hamsi, Köfte ya da Tavuk Izgara yapılacak ya da seçime göre 3′ü de yapılacak fakat Hamsi Izgara kesinlikle yapılacak.
  • Bu yıl Mert mümkün olduÄŸu sürece Izgara’dan uzak tutulacak. Geçen yıllarda alev alıp tutuÅŸuyodu zor kurtardık.
  • Her zaman olduÄŸu gibi bu yıl da Izgara’yla sadece Erhan Dural ilgilenecek.  Elini Izgara’ya sürenlerin Sinyal iÅŸareti yaptıkları parmakları 7 saniye ateÅŸte bekletilecek.
  • Araçlar Yenimahalle’den kalkacak ve yol güzergâhı üzerinde kesinlikle yolcu alınmayacak. O yüzden herkesin mahallede olması gerekiyor.
  • Boztepe’de; Åžehrimizin genel durumu, Orduspor’un ligdeki konumu, bayan basketbol takımımız hakkında görüşlere, manita konularına ve mahallemizde gerçekleÅŸmesini istediÄŸiniz fikirlere ve görüşlere yer verilecek.
  • Organizasyonu gerçekleÅŸtireceÄŸimiz gün belli olduÄŸu andan itibaren günü hava ÅŸartları ne olursa olsun deÄŸiÅŸtirmeyeceÄŸiz. Kar, YaÄŸmur, Çamur gibi doÄŸal etkenler organizasyonun iptal olmasına neden olmayacak.
  • Organizasyona katılacak olanlar, malzemeler dışında yanlarında 5 TL getirmelidir. Herkesten toplanacak olan bu paralar arabalara hava,su,gaz,mazot ve benzin olarak geri dönecektir.
  • Geçen yıllarda düzenlediÄŸimiz ancak hava ÅŸartlarından olumsuz ÅŸekilde etkilendiÄŸimiz etkinlik hakkında görüntülere buradan ulaÅŸabilirsiniz.
  • Izgara hakkında görüşlerinizi aÅŸağıdaki yorum alanına yazabilirsiniz. Yazdığınız yorumlar herkes tarafından okunacaktır. EÄŸer özel bir soru soracaksanız ise buraya tıklayarak iletiÅŸim sayfamdan bana mail gönderebilirsiniz. Konu neydi? yazan yerden “Izgara”yı seçmelisiniz.
  • Organizasyonumuz Kasım ayının son 2 haftasında belirlenecek bir günde gerçekleÅŸecektir.

Geleneksel 3. Boztepe Izgara Günleri’ne gelecek olanlar üstteki kuralları ve açıklamaları kabul etmiÅŸ sayılır. Bu kuralları, Yenimahalleliler kafasına göre deÄŸiÅŸtirebilir ve bunu gizli tutar.

Sevgiler ve Saygılar
Yenimahalleliler adına Ekin Baykal