Archive for the 'Yoruldum' Category

ne olduysa

Her fırsatta diyorum ya ne oluyosa birden oluyo, planlı birÅŸeyler yok içimde. Birisi sana ÅŸu müziÄŸi dinle der ve sen de açarsın. Duyguların seni rahat bırakmaz. Eskisi gibi deÄŸildir artık hayatındaki bazı ÅŸeyler. EdindiÄŸin tecrübelerle hayatına devam edersin ve kimseyi üzmemek, kimseyi yarı yolda bırakmamak için kimseye ümit vermezsin. Belki istersen, düşününce aslında “bu mutlu olabileceÄŸim insan”dan baÅŸkası deÄŸil bile dersin ama yorulmuÅŸtursun, elinden biÅŸey gelmez. İşte öyleyim aynen. Sakın ha kızmayın, darılmayın ya da bana cephe almayın. Ben ne yapıyosam kendime yapıyorum ve karşımdakini üzmemek için elimden geleni yapıyorum ve onu hayatıma sokmuyorum, hayatımın bir parçası olmasına izin vermiyorum. Ne karışık bi insanım dimi? Daha düne kadar “hiçbir ÅŸeyi ertelemeyin, hayatınızı yaÅŸayın” diyen bir insandan bunları duymak çok garip olsa gerek. Olsun arkadaÅŸ! Bugün yazdıklarım için de ileride “bakın böyle böyle demiÅŸtim, ÅŸimdi ne diyorum?” demeyecek miyim sanki.

Saat 03:02 ve gözlerimden uyku akıyor. Sanki savaşı kazanacak bir asker gibi uyumamak için aynı zamanda kendimle de savaşıyorum. Yarının bizlere neler yaşatacağını bilmediğimiz şu hayatta size diyeceğim tek şey hayatınızın tadını çıkarın. Mutlu olmak için elinizdeki fırsatları değerlendirmekten korkmayın. Bu herşey için geçerli, bir konuya bağlamak olmaz. Siz çabalayın, emeğinizi verin bir işe ve olacağına inanın gibi cümleler kursam üst paragrafla aynı anda ters düşmüş olurdum. Siz en iyisi hiçbir şeye inanmayın. Çünkü inananlar kaybettiklerinde en ağır yenilgileri alanlardan bile daha çok hırpalanıyor.

Bu yukarıda yazdıklarımı sakın kimse üzerine alınmasın. Yani bunu yıllar önce yazmışım gibi kabullenin. Çünkü beni bu hale getiren ÅŸeyler sadece bir kiÅŸi deÄŸil, en sevdiÄŸim insanlar, en yakın arkadaÅŸlarım, dostlarım, konuÅŸmayalı uzun zaman olduÄŸunu bugün anladığım baÅŸka bi arkadaşım, yüzünü hiç görmediÄŸim biri, uzaktaki dostlarım, ailem, çevrem, yanlış yaptığım arkadaÅŸlarım, tanıdıklar, hiç tanımadıklarım bile var. O yüzden siz bunların hepsini bir bütün olarak ele alın ve biz, beni bu hale getirenlere “insanlık” diyelim.

/harf, kelime, cümle veya anlam bozukluğu varsa nasıl anladıysanız öyle yorumlayın diyecek bişeyim yok.

Ben deli miyim? ;)

Bi gün

Bi sabah uyanırsın, hiç oyalanmadan kahvaltını yapıp dışarı çıkmak istersin. Ihlamur’u koyarsın ocağın üstüne, pınar labne, eti form, bi de çilek reçeliyle yaparsın kahvaltını. İçindeki enerjiyi çevrene de yansıtırsın. Seni görenler “sende bugün biÅŸey var” der yüzünü hafiften gülümseterek. Merdivenden inersin bakmışsın posta kutuları zarf dolu, sevdiÄŸin komÅŸularının kapısını çalıp aranın çok iyi olduklarına icra dairesinden zarf gelmiÅŸ dersin (: Bi an kalbine inecek gibi olur, suratı düşer karşındakinin ta ki “ÅŸaka ÅŸaka” diyene kadar.

Arabaya binersin, her ne kadar çalışmakta tereddüt etse de kırmaz seni bilirsin. Tabi yeni gün, yepyeni. Arabaya binmeden önce de bi güzel havalandırırsın arabanı, temizlersin, silersin… Çıkar gider, çarşıya doÄŸru yola koyulursun. Belli bir durağın yoktur. Nerede durmak istersen durursun. Arkadaşının yanına gider, bi çayını içersin, gazetelere de göz ucuyla bakarsın. İlgini çeken haberlerin detayına inersin. Ama akp ile ilgili ne görürsen küfür etmeyi de ihmâl etmezsin. BaÅŸka bi haberde Orduspor’dan bahseder, sen kendini yenilediÄŸin için aklın o haberde kalsa da bakmazsın. BiÅŸeyleri deÄŸiÅŸtirmek için çabaladığının kanıtı olur bu hareketin. Arkadaşınla açmayı planladığınız ofisten konuÅŸursunuz. Fikir alış veriÅŸi iyi gelir her zaman.

Çıkarsın oradan, tam gidecekken diğer bi arkadaşını görürsün. Onunla caddede bi tur atarsın. İşi çıkar gider, sen iş yerine gidersin. Ablalarının bi kahvesini içersin, bir de kahve falı bakmayı bilen varsa orada, o insan da müjüyse o kapıdan çıkarken mutlaka hıçkıra hıçkıra gülersin. Hiç kahve içilmemiş fincan versen, o bomboş fincanın içinden sana öyle şeyler anlatır ki aklın hayalin almaz. Çünkü fincanın içine bakmaz anlatırken, aklına ne geliyosa onu söyler.

Daha çok ÅŸeyler yaparsın da bunları yazmak için fırsatın bile olmaz. Mesela polislerin baskını, gecenin bi saatinde batu’nun motoruyla orduyu dolaÅŸmamız, soÄŸukta donup eve bırakması için yalvarmam, rahmanla içmemiz, rükay ÅŸerefsiziyle kavga etmemiz, sahilde bize çekilen bıçaklar, orduspora hiç girmiyorum galibiyet yüzü görmüyoruz zaten… çok ÅŸey var, çok yenilik var (:

Bu Gece KoÅŸtuk, CoÅŸtuk.

Sabah kararlaÅŸtırdık gece koÅŸmaya çıkalım diye. AkÅŸam saat 8 gibi Erhan mesaj attı, kanka 10′da hazır ol… Öyle böyle derken saati 22:00′ye getirdik. Erhan’ların kapısının önünde bekledim bi müddet sonra Erhan’ı da alıp Serkan paÅŸazadenin evinin önüne, hazretlerini almaya gittik. Onu aldık, ada simit sarayının önünde bekliyoruz. UÄŸur da geldi kadro tamamlandı.

UÄŸur’ların evine gittik, üzerimize başımıza biÅŸeyler aldık, gerçi bana biÅŸey vermediler ama elbet bir gün görüşcez yani anlin mi UÄŸur!

Arabayı vali konağının oraya çektik, başladık koşmaya rıhtıma doğru :D Serkan ilk 3 dakika atletik yapısını bozmadı hatta gaza gelerek, haydi yaa hızlanın falan demeye başladı :D Sonraki dakikalarda ise arkaya baktığımızda bile göremez hale geldi :D :D

Rıhtıma geldiiik… Biraz ısınma hareketleri falan derken tekrar geriye dönecektik bi baktık serkan gelmiÅŸ :D Az durun yaa soluklanim yaa bi dur baba yaa diye yalvarıyo :D Onun için bi 5 dk daha durduk. 50 metre yürüdükten sonra baÅŸladık yine koÅŸmaya. Serkan daha 300 metre koÅŸmadan yine mefta :D baba ben yoruldum yaa ayaklarım tutmuyo daha diye inliyo :D

KoÅŸa koÅŸa Atatürk Parkı’na kadar geldik. Durduk çimene yatıp mekik çekmeye baÅŸladık. Serkan 52 tane çekcem dedi çekti :D Ben 40, Erhan da bi 40 tane çekmiÅŸtir :P UÄŸur da en son 37′deydi galiba :D

Derkeeen baÅŸladık yine koÅŸturmaya… ValiliÄŸin oraya geldik, ben erhanla arabayı aldım Ordu Lisesinin oraya çektik, bu rahatsızlar da arabanın bagajına bindi, öyle geldi oraya kadar :D

Lisenin orda indik arabadan, gazi köprüsüne kadar koÅŸturuverdik yine :) Sonra yavaÅŸ yavaÅŸ geri döndük. Gece saat 00:52 sularında arabaya binip eve gitmek varken, arka koltuÄŸa oturan UÄŸur ya da Serkan’dan birisi arka koltuktaki topu aldı dışarı çıktı :D Haydii 21 oynamaya. kale yok ortalıkta? Sahildeki iki aÄŸaç arasını da kale yaptık. Zaarlar gibi 21 oynuyoz gecenin 1′inde. :D  ben bi kez daha ÅŸunu anladım bizde sike sürülcek akıl yok :D

Olayların baş karakterlerini merak edenler için sırasıyla Erhan, Uğur, Ben, Serkan.