Monthly Archive for Ocak, 2012

Hastayım Diyorum İnanmıyor

Kendisi uyandı ya, illa beni de uyandıracak. O uyanıkken benim keyif yapmam zoruna gidiyo şerefsizin. Geldi üzerime atladı kalk diyo (: Ses çıkmıyo ki boğazımdan, abi git hastayım ben diyorum. Yok ! Neyse kalktık kahvaltı yaptık, bi salatalık dilimledim kendime sadece o yani başka bişey yok, devamı var diye beklemeyin boşuna. Gece başlayan yoğun kar yağışı dur durak bilmeden devam ediyo (: Kendimi bi an meteoroloji spikeri gibi hissettim. Evet yurdun kuzey bölgelerinde etkisini gösteren kar ve tipi, gece yerini sise bırakıyor. Bu da trafikte olan sürücüleri olumsuz etkiliyor falan fıstık.

Kahvaltıdan sonra dışarıya çıktık arabanın üzerini temizlemeye gidiyoruz. Bi de araba çalışacak mı? Çalışmayacak mı? onu kontrol edip çalışırsa zincir takıp merkeze geçmeyi düşünüyoz, çalıştı ama merkeze geçmekten vazgeçtik. Son bi kaç yılda Ordu’ya böyle kar yaÄŸdığını görmemiÅŸtim, 1. sınıftayken yaÄŸmıştı bizim okul balıktaşı otelin oradayken ama sonrasında böyle etkili yağış olmamıştı.

Beni zaten yalandan aÅŸağıya indirdi, altı üstü fırçayla arabanın üzerindeki karları temizleyecek. Bi de utanmadan zaten öylesine çağırdım diyodu, kar topunu suratına attıydım neye uÄŸradığını ÅŸaşırdı. O temizliyodu ben arabanın üzerine kar atıyodum. Arabanın arkasını temizlerken de kar topunu ona deÄŸil de üzerine atıyodum, o da garibim seviniyodu isabet ettiremiyo diye. Benim amacım zaten baÅŸka (: Yukarıdaki çam aÄŸacanın dalına isabet ettirip üzerine kar yaÄŸdırmaktı dediÄŸim gibi de yaptım. Sonrasında peÅŸime düştü. Lan gelme diyom geliyo. Abi bak gelme fena olur. Nolacak lan diyo koÅŸuyo peÅŸime (: İyi dedim amına koyim gel…

Yakaladı beni, daha doÄŸrusu kaçmadım ondan sonra, sen misin lan benim peÅŸime düşen (!) Beni yere yatırmaya çalışıyo, bak dedim bi öğretmene hiç yakışmıyo bu tür hareketler (: Bunun bacağından tuttuÄŸum gibi yere bi serdim, neye uÄŸradığını ÅŸaşırdı. Tamam kalk ekin diyo. Az sus abi 2 dk dinlenim diyom bende (; Bak üzerinden kalkarım ama bu iÅŸi büyütmeye gerek yok diyom tamam oÄŸlum kalksana diyo. Kalkmadan önce de bunun aÄŸzına yüzüne sı… karları doldurdum. Neyse kalktım üstünden ben üzerimi başımı düzeltiyodum, saat 6 yönünden bi saldırı gerçekleÅŸti üzerimde bi kuvvet var. Birisi beni yere düşürmeye çalışıyo.  Åžerefsiz bırak beni diyom dinlemiyo. İlla düşürecek. İyi dedim dur düşeyim bari :D hoop yerdeyim. O yere düştüğünde yüzüme kar atma diyodu, ben de tamam atmıyom bırakcam diyip yüzüne kar bırakıyodum. Aynısını o da bana yaptı. Abi bak atma dedim, atmam merak etme sadece bırakıcam dedi o da. Yapma abi hastayım diyorum, inanmıyor. Hasta olsan beni yere düşüremezdin diyo. Abi sesimden anlamıyon mu çok kötüyüm diyom, bırak ulan bu ayakları diyo. Lan ÅŸerefsiz madem hasta olmadığımı düşünüyon o zaman niye sabah ıhlamur yaptın bana diyom, benim de canım çekti diyo (: Ama öyle bi atıyoki karları yüzüme, yuttum resmen. Eve geldiÄŸimde oÄŸlum aÄŸzıma niye atıyon diye bağırıyom, boÄŸazın temizlensin diyo boÄŸazına sıçtığım…

 

Beni Akıllısı Bulmazki

Cumartesi akÅŸamı otogarda otobüslerin gelmesini bekliyoruz. Serkan bizi yolcu etmeye geldi otogara. Malûm men cezası yedi, içerideki ve deplasmanlardaki maç saatlerinde polis merkezine gidip imza atmak zorunda. Neyse, o sırada da karnım çok aç. Para var ama bozuk para arıyorum, büfeden bisküvi gibi biÅŸeyler alcam. Serkan çıkardı 1 lira verdi peÅŸinden de 35 kuruÅŸ mu ne verdi. Yani bi milyon 350 bin lira. Gittim büsküvi aldım. Neyse gittik EskiÅŸehir’e, geldik evimize. Sabah bi telefon çalıyo, ben de hasta oluyorum yavaÅŸtan, seziyorum yani o hissi. Açtım telefonu arayan serkan. N’oldu olum? Kanka napıyon nasılsın diyo. İyi serkan hasta oluyom, konuÅŸamıyom bile farkındaysan boÄŸazım çok kötü diyorum. Tamam kanka diyo. Sonrasında da ekliyo; kanka ben yarın kızla buluÅŸcam da eskiÅŸehir’e giderken sana bi milyon vermiÅŸtim ya onu bana geri versene. … … … tabi burada krize giriyorum. Aradan 2 gün geçmiÅŸ, adam verdiÄŸi bi milyonu geri istiyo.

Az önceye gelecek olursak, facebookta arkadaÅŸ listemde yanılmıyorsam 36 kiÅŸi mi ne var. O yüzden çevirimiçi bulmak zor bu saatte (03:14), bi Anıl vardı. Ben de haliyle ona sordum. Bilseydim bana böyle bi cevap vereceÄŸini sorar mıydım? Beni neden hiç akıllısı bulmaz ki? Bunun bi çaresini bilen varsa söylesin. Bırakın yutkunmayı, konuÅŸamıyorum bile…

Önce Çevrene Bakacaksın

İnsanlar tanıyorum yeni yeni, tanıyorum derken bir tanışma söz konusu değil. Var olanların düşüncelerini tanımakla meşgûlüm şu sıralar. Arkadaşımın aşkı diye mi hitap etmeliyim bilmiyorum ama yanlış düşünceler içerisinde olduğunun farkına varmalı bazıları.

İnsan karşısındakini henüz tanımadan nasıl yorumlar yapabiliyor? Bir de bu yorumları da başkalarının dolduruşuyla yapıyor. Hiçbir şey olmamış gibi bunu da açık açık söylüyor. Bu mu fedakârlık denen kavram? Sen hayatından birşeyleri feda etmeden karşındakini nasıl tanıyabilirsin? Ya da karşındaki bişeyleri feda etmeden seni nasıl tanıyabilir? Ne yani ! Bu işlerde sadece arkadaşlarının yorumları mı geçerlidir?

Kusura bakma(yın) !

Eğer bir şeyler olmasını istiyorsanız kulağınızı tıkamalısınız. Herşeyi duymayacaksınız. Sadece gördüğünüzle yorumlayacaksınız. Bir de sakın unutmayın ! Size birşeyler anlatan arkadaşlarınızın geçmişini araştırın. Neler yatıyor bir bakın. Belki siz bile gördüklerinize inanamayacaksınız.

Aklınızda soru işareti kalmasın, bu yazım gideceği yeri iyi biliyor.

Go get Adobe Flash Player!

Eskişehir Deplasmanı

Otogarda toplanmaya baÅŸladık saatler öncesinden, o sırada büyük delikanlılar (!) yani ünyelilerden biri aradı. Hoparlörü açmış belli (: Çocuktur dedim ağızımdan en ufak küfür bile çıkmadı. O telefonu kapatırken yine delikanlılığını konuÅŸturdu çaktı, çakıştırdı sonra kapattı telefonu. Sonrasında yanımdaki çocuklar numarayı istedi, vermedim ilk baÅŸta çocukla çocuk olmayın falan diyorum ama dinlemiyolar. Aradık, ben durumu anlattım ünyelilere anlayabildilerse. Bunlar önceki günlerde sayfalar açıyolar, intikam alacağız, hesap sorulacak, ünyede taÅŸlayacağız falan. Haliyle en ufak birÅŸeyin bile emniyete ulaÅŸtığını düşünürsek emniyet bu durumun farkında. Ben de telefonda dedim ki çocuÄŸa “bak koçum, delikanlılık arayıp küfrettikten sonra kapatmak deÄŸil, ya da asarım keserimli cümleler deÄŸil. Sizin çocuklarınız saÄŸolsun emniyetin kulağına kadar götürdü bu durumu. Madem çok delikanlısınız Ünye Çimento Fabrikası’nın oraya gelin, ÅŸehre girmeden karşılaÅŸalım.” dedim. Çocuk da tamam orada olacağız dedi ama oradan geçerken de kameralar kayıttaydı herÅŸeyiyle gösterecektik neyin ne olduÄŸunu ama biÅŸey olmadı. Piyasada kimse yoktu, hatta Fatsa’dan çıkarken de mesaj gönderdiler, Fatsa’dan çıktık geliyoruz haberiniz olsun gibisinden.

İşte dediÄŸim gibi biÅŸey olmadı, Rükay’ı alacaktık otelin önünden bana öyle demiÅŸti. Tolga’ya da üst geçitten demiÅŸ. Ama geçtik gittik biz 1-2 km ileride durdurduk otobüsü. Rükay’ın yüzünden otobüsün ÅŸoförüne vuruyoduk az daha. Bi ara sinirlendim otobüsteki biralarımı, atkımı falan aldım gelmiyom siz gidin dedim. Ayar ediyolar insanı.

Neyse bu gerizekâlı da geldi, yola devam ettik. Terme’de bi dinlenme tesislerinde durduk. YemeÄŸimizi yedik, otobüsün oraya doÄŸru geldim. Çay içen varsa benzinlikten alsın ama 50 kuruÅŸ istiyo adam dedi. Gittim çay almaya bi tane de Erhan’a aldım. Adam gelmiÅŸ beyler çay 50 kuruÅŸ diyo. Ne diyon sen? falan derken boÄŸazında bıçağı görünce abi çekmeye baÅŸladı. Aldık biz çayları otobüse doÄŸru yürüyoz, biri dedi ki adam polisi arıyo. Elimde çaylar var dönüp bi baktım elinde telefon var. Çayları bıraktığım gibi bi adam varya adını unuttum hızlı koÅŸuyo :D Aynı onun gibi koÅŸup adama bi kafa attım o yerde yüzünü tutuyodu. DiÄŸer adam da erkeklik yapacaktı üzerinde bi otobüs adamı görünce neye uÄŸradığını ÅŸaşırdı. Adamlar benzinliÄŸin marketine kaçtı ama bizimkiler peÅŸlerini bırakmadı. Az buçuk video var ama olaylardan sonrasının videosu. Yakalayamamışlar tam olayı. Bizimkiler biÅŸeyler kırıp, döküyodu seslerden de anlarsınız aÅŸağıdaki videoyu izleyince.

Hangi tesiste durduysak adamların bütün çorbalarını bitirdik. Çalışan çocuk abi daha ekmek kaladı tesiste dedi. Herkes bi tarafta yemek yerken Mehmet tek tabanca modundaydı (:  Tesislerde mikrofonu alıp anons yaptık ama baÅŸaramadık. DiÄŸer tesiste yaptık ama ilkinde olsaydı iyi olurdu. Bi tesiste de kızlara sarmaya baÅŸladı bizimkiler. Åžortan’ım benim, bi dediÄŸimi iki etmedi en son telefon konusu haricinde. Tesisin birinde dedim ki, kardeÅŸim benim canım pringles çekti ama bak ÅŸu yeÅŸili var ya en çok onu seviyorum. O sırada ben tuvalete giderken çağırdı beni bende dönerken yeÅŸili kanka yeÅŸili diyodum. Baktım çoktan almış bana uzatıyo pringles’ı :D Kimi görsem tesisteki kızlara sarkıyodu. Birileri de tesisin mikrofonunu alıp aÅŸkını haykıracaktı ama utandı. Erhan’ın ÅŸarj aleti olmasaydı telefonu da ÅŸarj edemiyodum hiç bi yerde.

EskiÅŸehir çok soÄŸuk, şöyle soÄŸuk, donarsınız falan diyolardı. Ordu’dan farkı yok, aynı soÄŸuk Ordu’da da var. EskiÅŸehir’i 1-0 yendik deplasmanda. 3 puanı alıp evimize dönecektik ne güzel. Basketbol takımımız da yenseydi iyi olacaktı ama bu sefer de futbol ÅŸubemizden güldü yüzümüz ne yapalım yani.

Dönüşte daha çok güldük. Batuhan uyuyo, uyanıyo bi söz söylüyo herkes yıkılıyo (: Dudağının kenarında küçük bi yara mı ne varmış, hani nokta kadar bi kan gözükür ya. Erhan Batuhan’a, “dudağın kanıyo” diyince. Batuhan ÅŸoföre otobüsü durdur kaptan hastaneye gidiyoz falan diyodu :D Tesiste mola sonunda otobüs geri geri geliyo, arkada hiçbiÅŸey yokken batuhan hooop hoop diyo adam duruyo napsın :D Bi tesisten çıkamadık adam gibi. Bi ÅŸehrin içinden geçiyoz gecenin karanlığında, “abi ışıklardan sonra incem” diyo. Adam duruyodu az daha da öndekiler durdurmadı. :D :D

İşte böyle bi deplasmandı. Ben de fazla bi bok anlayamadım. :D

Sosyalizm Kazanacak

Bir gün bu ülkede sosyalizm kazanacak. İşte o gün; zengin sınıf için bir felaket olacak.

Az Önce Boztepedeydik

OÄŸuzhan bugün demiÅŸti bana saat 19:00 sularında, Boztepe’ye çıkalım mı? diye. Åžimdi olmaz falan dedim o da zaten akÅŸam 9′dan sonra dedi. İyi dedim çıkalım. Geleceklerinden pek ümitli deÄŸildim ama saat 11′e doÄŸru geldiler. Benim arabada da 4 tane efes vardı. Kapının önüne geldiler beni almaya, ben de indim arabadan biraları aldım. Ulan bi baktım 2′si içilmiÅŸ. Araba 2 gündür abimdeydi, malûm düğün telaşı otelleri falan ayarlamaya çalışıyolar, kına için yer bakıyolar. Davetiyeydi falan. (Bu arada AktuÄŸ Otel’de olacak düğün, Anıl’ın çalıştığı yerde) Neyse aldım biraları ikisini çöpe attım. OÄŸuzhan araba kullanıyodu içmez diye ona sormadım. Tolga’ya da bilerek sormadım, sorsam “verirsen içerim kanka” diyecekti çünkü (: Sonradan dayanamadım yine, yarısını Tolga’ya verdim. Boztepe’ye çıktık, yolda yine Tolga’nın yalanlarını dinlemeye bol bol zamanımız oldu. OÄŸuzhan’da her fırsatta saldırmaya çalışıyo, Åžahan’dan biÅŸeyler kapmış olmalı. Boztepe’de biraya devam ettim, OÄŸuzhan’la Tolga’da kola içti. Yanında da cips. Bol bol beste söyledik. AÅŸağıdaki videoda da izleyeceksiniz zaten bestelerin çoÄŸu yerinde takıldık, güldük, saçmaladık. 6 defa aynı ÅŸeyi söyledik. Birini bitirdik diÄŸerine baÅŸladık. BilmediÄŸim yerlerde lafı geveledim :D EskiÅŸehir deplasmanı öncesi iyi geldi bu ama yarın akÅŸam da otobüsler kalkmadan bi daha Boztepe’ye çıkarız.

Gözümden uyku akıyo, cep telefonum nerede bilmiyorum. Bulamıyorum. Ona da sinir oldum zaten. Gerçi arayıp soran yok. Hatırlarsa bi batuhan ödemeli atar. 240 gün olmuÅŸtu en son kontör yüklemeyeli. Tolga’da bi kıza vurulmuÅŸ, arabada bol bol ondan bahsettik. Benimle iddaya giriyo, yok neymiÅŸ 5 ay sonra bile bitmeyecekmiÅŸ. Gelip geçici olmayacakmış. Gerçi uzun zamandır bir kızı seversem onu hiç bırakmam falan diyodu ama bakalım olacak mı!

Adamı bile bile kumarda 1. yaptım, aşkta kaybetsin diye. Yine ne yaptı etti yalanla dolanla aşkta da kazanmaya başladı. Bizim de yüzümüz gülecek tolga bey :D boztepede bana ne demiştin? Hep birlikte deplasmanlara bile gideriz. Gideriz tabi ! Yeterki nerede nasıl davranacaklarını bilsinler.

Dönüş yolunda da arabayı ben kullandım. Kendimi kuğukente kadar bıraktım ve arabayı asıl sahibine verdim. Bunları şimdi yazdığımdan haberleri bile yoktur onların. Unutmadan alttaki video için kusura bakmayın, bestelerin ırzına geçtik biraz.

Benden ÅŸimdilik bu kadar.

 

Karabük Maçı Öncesi ve Sonrası

Uyandım, formamı, polarımı giydim, atkımı da boynuma taktımm, önce Fidangör’e geçtim. Nurcan abla ne yapıyo? Abim nerelerde falan derken Emrah’la karşılaÅŸtım. 745′in oralardaydık yani Fidangör’de. Bi baktım kan toplama aracı var fidangörün ortasında, dedim girim de Kızılay’a kan vereyim. Yaklaşık 2 yıldır düzenli olarak kan bağışlıyorum bu arada bilmeyenlere söyleyeyim. Kan vermek sorun deÄŸil de öncesinde kan deÄŸerini ölçmek için parmağını kesiyolar ya az biÅŸey (: yakıyor adamın canını biraz. Emrah da göt korkusuna vermekten çekindi ama ikna ettim onun da kan deÄŸeri düşük çıktı. Fidangör’ün içinde boÅŸ bir maÄŸazada olduÄŸumuzdan, dışarıdan geçenler şöyle bi baksa görebiliyodu. Görenler oldu (: baÅŸladılar bağırmaya “adamın ta dibi, (k)gılıksızın biri, seviyoruz seni, ekindiyebiri ekindiyebiri” (: görevli adam rica ediyo arkadaÅŸlara ama susmuyolar. Abi dedim ben hallederim. (: Çocuklar saÄŸolsun kırmadılar beni, susun dediÄŸimde, ilk defa ikiletmediler nedense. Bu arada kan grubum A rh (+).  Lazım olursa…

Sonrasında moralim bozuldu. Adam demesin mi alkol almayacaksın. Emrah benimle dalga geçmeye baÅŸladı. Abi dedim maça gitcem alkolsüz nasıl giderim? Yan tarafımda kan veren adamda diyoki görevliye “bu gençler bütün kanını da verse alkolsüz girmezler maça”. Ah canııyıı yiiim dedim adama. KonuÅŸ abi susma !

Tabi durmadan konuşturuyolar, nasılsın? iyi misin? kendini kötü hissedersen hemen söyle. Ablaların ablası geldi o sırada, dedim abla ben kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.

Kan verme iÅŸlemi bittikten sonra, Kızılay’ın her zamanki gibi ikramı oldu. Çokoprens miydi neydi, bi de meyveli gazoz. Emrah bunu öğrenince benim kan deÄŸerimi bi daha ölçer misiniz belki yükselmiÅŸtir dedi (:

  Neyse oradan çıkıp, stadın oraya geldik. Åžahan’la, OÄŸuzhan’la buluÅŸtuk. Biletlerini verdim. Onlar girdi içeriye, ben de Temel’in Birahanesi’ne gidip bira içtim Ümit’la. (la ne yaa le olacak orası) Ordu’da bugüne kadarki en iyi tribün yapıldı desem yalan olmaz sanırım. Ve bir o kadar adam da dışarıda kaldı, anlayın artık. Yönetim – Taraftar elele verirse Karadeniz’in en iyi tribünü Ordu’da olur. Hatta gayet açık bir ÅŸekilde söyleyebilirimki Türkiye’de de sayılı tribünler arasına gireriz.  İlk yarıda bulduÄŸumuz 3 golle ilk yarıyı öyle bitirdik ama ikinci yarı Fevzi’nin hatalarıyla maçı 3-2 tamamladık. Javito, Yalçın ve Onur bu maçta favorimdi. Her zamanki gibi 90 dakika hiç susmadık ama ben çoÄŸu zaman oturup dinlenmek zorunda kaldım. Kan verdiÄŸimdem dolayı sanırım kendimi fazla hırpaladım herhalde o yüzden yere yığılacakmış gibi hissettim. Kan verdiÄŸim kolum kanamaya baÅŸladı ve üzerim başım hep kan oldu. Bi ara arkadaki adamlarla kavga ettik. Bizden biri bi yumruk attı adamın kaşı patladı sanırım.

Maçtan sonra OÄŸuzhan ve Åžahan’la tavla oynamaya gidecektik. Tolga her zamanki gibi araya atladı, ben de geliyom dedi. Sen gelme tolga demedim ama desem bile gelirdi. Umursamazdı hiç (: Neyse bardak bar’a gittik, orada Yavuz’ların, Bartu’ların biralarına ortak olduk biraz, sonrasında cafe sis’e geldik. Bu arada ilk defa cafe sis’e geldim sanırım, o derece yabancıyım mekana.

Önce gömmeli oynadık, malûm 3 kiÅŸi baÅŸka ne oynayabiliriz ki? Kim kime gömer? Kimin kimi gömeceÄŸi belli olmaz, gömen gömene, kim gömdüyse çıksın ortaya vee tabi ki ben gömdüm :D Bu cümlemi de Åžahan ve OÄŸuzhan için ballandırdım böyle. Yani klasik bir söz olacak bu blogda çok duydunuz ama yine ellerine verdim. SaÄŸdaki kağıda bakarsanız eÄŸer 1. kim görürsünüz. Hiç affetmem böyle ÅŸeyleri, acıma duygum yoktur. Ama asıl önemlisi burada kimin eline vermek olduÄŸu. Az önceki cümlem belki yanlış olabilir, ama ben burada resmen Åžahan’ın eline vermiÅŸim. OÄŸuzhan yine 2. sırada ona diyecek biÅŸeyim yok. Åžahan göt gibi kalmış henüz 2 basamaklı sayılara bile gelememiÅŸ.

Sonra kim geldi? Tabi ki Tolga. Oyunu 4′lü ihaleye çevirdik. İlk oyunu oynuyoz, ben koz karo diyom. Tolga karo ne diyo. Gösteriyom iÅŸte bak ÅŸu diyom, yıldız desene oÄŸlum sen ona diyo. Oyun baÅŸlıyo yere maça atıyom, Åžahan’la OÄŸuzhan’da maça atıyo, Tolga’sın sen gel sinek at. :D Tolga niye böyle yapıyon diyoruz? Kanka inanmayacaksın ama ben hayatımda ilk defa oynuyom bu oyunu diyo. :D 18 TL hesap kitlediler bize sis’te. OÄŸuzhan’ın ellerinden öptü o hesap. Sonra karşı masada oturan bi çocuk durmadan bana bakıyodu, 4-5 defa göz göze geldik. En sonunda birader biÅŸey mi oldu? dedim. Yok maç sonuçlarına bakıyorum dedi. Arkamda televizyon varmış :D :D asdu ÄŸ3ırkla.sdçöç3ÅŸ5jtrads A: :D :D Biz boÅŸuna cuf cuf demiyoruz Åžahan’a, ismine yakıştığı gibi oyun bittiÄŸinde 0′daydı. 1. olan da Tolga’ydı. Adam ilk defa oynadığı oyunda zafere ulaÅŸtı. Sırf benim sevgilim yok ya, benim sevgilim olsun o’nun olmasın diye onu kumarda 1. yaptım. :D O kumarda kazandığı için seviniyo ama aÅŸkta kaybediyo haberi yok :D :D Neyse ona da ayarlayacağız bi tane, hoÅŸlandığı kız ondan uzun boylu ama yapacak biÅŸey yok.

Hadi kendinize iyi bakın dostlar, yarın akÅŸam 21:00′de otogardan otobüslere binip EskiÅŸehir’e gidiyoruz. Ve ben dediÄŸim gibi Samsun ve EskiÅŸehir deplasmanlarını geride bırakmış olacağım. Dikkat edin kendinize, fazla sinyal yapmayın. Hep gitmeyin arada bana da gelin ;)

 

İşte O Yolculuk

Tam olarak hangi gündü hatırlamıyorum ama o günü asla unutamam. Ne garip bir cümle oldu dimi(?) O gün sözleşmiştik, hatta ben yolda kaza yaparız, ölürüz, felç kalırız bişey olur diye bütün şifrelerimi blogumun kaynak kodlarına saklamıştım. Bana bir şey olursa (böyle yazdığıma bakmayın, bana bişey olmasına izin vermem) neyim var neyim yok bütün hesaplarımın, gizli hazinemin yerini falan yazmıştım yani (:

Giderken hiç zincir takmadık, dönüşte bayırda zorlandık kaldı araba, geri geri gelirken de bi güzel kaydık, saplandık kar yığınına. Şansımız varmış dağ tarafına saplandık, diğer tarafa kaysaydık, parçalarımızı uçurumdan toplardınız artık (: Şaka yapmıyorum gayet ciddiyim. Delilikti, kabul ediyoruz.

Arabayı Mazarat’la deÄŸiÅŸmeli olarak kullandık, o baÅŸladı yoruldu ben aldım. AÅŸağıdaki videoda mesudiye yazısından sonra bir köye doÄŸru gidiyor ya araba, iÅŸte orası Konacık. Komünist muhabbetini de kendim için yazmadım, o köyde yaÅŸayanların çoÄŸu öyle. Mesudiye’yi bir bütün olarak düşünürsek mesela kahveleri ve marketleri toplasak yine de birahanelerin sayısı kadar yoktur. Dinsiz deÄŸiller ama dini imanı olmayanların sayısı da az uz deÄŸildir. YeÅŸilce’yi daha önce anlatmıştım zaten dünya bir yana, YeÅŸilcem bir yana benim için. EÅŸi, benzeri yok. Unutmadan YeÅŸilce’de, ilkokul, ortaokul, lise yok üniversite var. (: Öyle bir yer iÅŸte. Konuyu fazla uzatmıyorum. Videoda sadece yol, kar, gece, biraz kahkaha ve azıcık da küfür var. Bir de kardan göremediÄŸimiz asfaltın üstündeki beyaz örtü. (:

 

Sen Şahitsin Ey Güzel Şehir !

Senin sınırların içinde doÄŸmadım belki ama en azından son yıllarda hiç ayrılmadık seninle. Yenimahalle’de, sanayinin içindeki sokaklarında büyüttün beni. Dostluklarınla hayatıma anlam kattın çoÄŸu zaman. Yazları Efirli’de, Çaka’da, Dolunay’da eÄŸlencemize, kışları da Boztepe’de, sahilde, caddelerde üşüdüğümüze ÅŸahitlik ettin. Sen beni hem üzdün, hem de sevindirdin. Yeri geldi senden aylarca uzakta kaldım. Bazı haftasonları Ünye’ye kaçarak, oradaki evde kafamı dinledim. Yeri geldi boztepeye çıkıp denizindeki hamsileri, rakıma meze yaptım. Senin topraklarında biz çok da güzel kafa yaptık. Yine senin güzelliÄŸinde sevdim bir kızı. Terk edildiÄŸimde senin yaÄŸmurlu günlerinde aktı gözlerimden yaÅŸlar.

Hani arkadaşlarımla konuşurken sadece senin soğuğun eşlik ederdi ya ağzımızdan çıkan her cümleye, işte öyle güzel hayallerim vardı benim, senin gizlice bizi dinlediğin gecelerde. Sahilinde, sevdiğim kızla birlikte fotoğraflar çektirecektik, çocuklarımız olduğunda büyüdüğümüz parklarda büyütecektik onları da. Senin yağmurunla hasta olacaktı onlar. Belki onlar da nisan ayında okulu kırıp denizine girecekti.

Sen deÄŸil miydin bana; “yaÅŸadığın bu topraklara asla ihanet etme” diyen. Ne sana ne de bir baÅŸkasına bir gün olsun ihanet etmedim. Aklımın ucundan bile geçirmedim böyle ÅŸerefsizliÄŸi. Sana karşı verdiÄŸim bütün sözleri tuttum. YaÅŸattıkların ve yaÅŸatacaklarınla sana karşı olan sevgim hiçbir zaman deÄŸiÅŸmeyecek bunu bilesin. Ve, ben hayatımda seni asla üzmedim, sen de beni üzme ki, yaÅŸadığım bunca ÅŸey yaÅŸayacaklarıma deÄŸsin.

Samsun Deplasmanı

  Bu cümleyi kaçıncı defa kuruyorum bilmiyorum ama gideceÄŸim deplasmanlardan birisi olan Samsun deplasmanını da geride bıraktık. OÄŸuzhan’da geldi bu deplasmana, cuf cuf ÅŸerefsizliÄŸini konuÅŸturdu ve yine gelmedi yine ama güzeldi. AÄŸzımıza bir damla içki sürmedik. Ünye’den geçerken Rükay’ı aldık bizim otobüse. Otobüste oturmaya yer yok ayakta gitti mecbur. 40 kiÅŸilik otobüslere 60 kiÅŸi binerse elden daha bir ÅŸey gelmez. İyi stres attık. Giderken deÄŸil de dönüşte otobüs ÅŸoförü benden nefret etti. En öne geçtim Denizhan’ın yanındaydım. Anıl koridorun basamağına oturdu, Denizhan’la biz hostes koltuÄŸunu paylaÅŸtık. Açlıktan ölecek gibi oldum artık, sabahın 8′inde çıkmıştım evden, hem abimi karşılayacaktım otogarda hem de deplasmana gidecektik. Aslında abim bana, bayan taraftar geliyosa Kübra’yı da getir ben de Samsun’da iner, birlikte gideriz maça demiÅŸti. DiÅŸi MenekÅŸeler 10-15 kiÅŸi geldi Samsun deplasmanına ama yengemi götürmedim. Abimi otogarda karşıladım aradan 10 dakika geçmeden otobüse atladığım gibi Samsun yolculuÄŸuna baÅŸladım. Abimle, Orduspor arasında anormal bi baÄŸ var. O ve yengem de Orduspor aşığı ama bir türlü benimle anlaÅŸamıyorlar. Abimler söz yüzüğü takmaya giderken de ben deplasman yolundaydım, yengem kızmıştı (: Åžimdi askerden geldi ben yine deplasmandayım. Ama suç benim, dedim ona sen de gel diye ama gelmedi. Samsunspor’la aramızdaki buzlar eridi bu maçta tamamen. Dönüşte Yalıköy’de Burhan Abinin köftecisinde mola verdi bütün otobüsler. Uzun bir aradan sonra karnımız doydu. Åžimdi de evimdeki yeni internet baÄŸlantımla ilk yazımı yazmanın mutluluÄŸunu yaşıyorum. :) Deplasman dönüşünde formam, berem, atkım ve polarım olduÄŸu gibi karşımda duruyo, sanki bana “artık beni yıka” der gibi. EskiÅŸehir deplasmanı geçsin belki de daha giymeye bile fırsatım olmayacak sizi, o yüzden oturun oturduÄŸunuz yerde :D Yemin ederim sıyırdım, cansız varlıklarla konuÅŸmaya baÅŸladım. YiÄŸithan’ın dediÄŸi gibi, “amına korum böyle iÅŸin, evde canım sıkılıyo. Manitamız da yok kimse mesaj atmıyo.” :D :D O yüzden yankiler ben yiÄŸithana mesaj atıyom arada, siz de atın. Canımız sıkılmasın. Bu fotoda Samsun’dan geriye kalan bana ait tek hatıra. Tabi aÅŸağıdaki videonun sonlarına doÄŸru da iyi çıkıyorum kameralara yanımda rükayla birlikte.

Hakkımda Sayfası Ön Çalışma

Åžu anki haline pek benzemese de bittiÄŸinde bunun gibi bir ÅŸey olacak. SaÄŸ tarafta fotoÄŸraf bandı, ortada ise sayfayı her açtığınızda hangi arkadaşım benim hakkımda ne dediyse o çıkacak. YavaÅŸ yavaÅŸ bitiriyorum. Bu arada abimin askerliÄŸi bitti. Buradan da bunun müjdesini vereyim, hepimizin gözü aydın. 10 gün içinde Zonguldak’a gidecek. Belki ben de giderim de oradan geçerim Bodrum’a.

Öylesine Yaşamak

Kimseye kızmıyorum artık, suçlu aramaktan vazgeçtim.
Kimseye cevabı olmayan sorular sormuyorum.
Biraz kırgınım ama olsun daha güçlüyüm artık.
Galiba büyüyorum, sabahları gülerek uyanmıyorum ama hiç olmazsa aÄŸlamıyorum da…
İstemiyorum artık çok fazla şey bilmek, yaşamak dediğin böyle bir şey demek!

Rahman Emre Genç