Yazmak bugüne kısmet oldu.
BaÅŸlangıcı pek güzel olmadı belki, Ordu’dan ayrılma faslı bir hayli zor oldu yani. Bi ara kesinleÅŸse de iptal de oldu, vazgeçtiÄŸim de. Sonunda Metro’dan aldım biletimi ( 55 TL ).  Otobüsün kalkmasına 1 saat kala almış olsam da 1 ve 2 numaraları koltukların ikisi de bana aitti Antalya’ya kadar. Tabi ki 3. ve 4. numarada oturan teyzeleri es geçmemek gerekir. Kemer’e davet ettiler,  bizim oÄŸlumuz ol dediler, gerçi bu sorudan sonra biraz düşündüm ama kabul etmedim (: Yol boyu ikramlarını eksik etmediler, saÄŸolsunlar.
Unutmadan ekleyeyim, Ordu’da 2 numarada bir kız oturuyodu o da çok geçmeden indi zaten. İyi niyetimizden rahatsız olursanız kalkabilirim dedim. Asıl ben rahatsız ettim sizi dedi. Biraz öyle oldu ama yapacak bir ÅŸey yok galiba dedim. (: Hafiften de gülümsedik o an birlikte.
Söz de OÄŸuzhan beni Isparta otogarda elinde meÅŸaleyle karşılayacaktı ama sabah 05:00′te uykusundan uyanamadı. Zaten otobüs de fazla durmadı otogarda. OÄŸuzhan beni karşılar diye indim otobüsten tek hissettiÄŸim sadece o ÅŸehrin soÄŸukluÄŸuydu. Bindim tekrar otobüse, oturdum yerime.
07:00 sularıydı sanırım Antalya’ya geldiÄŸimde. Hazır otogardayken dönüş biletimi de aldım o an. Beni kırmayarak 8 numaralı koltuÄŸu 0.01 kuruÅŸa alan, Ulusoy’daki kuponunu benim için harcayan insana da bir teÅŸekkür etmek istiyorum buradan. O’nun sayesinde dönüş biletimi de almış oldum. İnsan çevresindekiler tarafından sevildiÄŸinde hayattan tat alıyor. Dönüş yolunda sanırım 4′te ya da bi arkamda oturan kızdı tam hatırlamıyorum ama her neyse iÅŸte bir blog yazarı kızla tanıştım bi molada. Aslen Hopa’lı olan kız, İstanbul Üniversitesi’nde okuduÄŸunu söylemiÅŸti sanırım, emin deÄŸilim. Blogunu da yazmak isterdim de yazsam da okuyamazsınız, sadece mail ile davetiye gönderdiÄŸi kiÅŸiler blogunu takip edebiliyor. Buradan ona da selam söylelim (:
Yazının gidiÅŸatı pek normal olmadı ama, Åžahan’la buluÅŸtuk sonunda. Åžahan’ın evine gidip uyumak istiyo(r)dum öyle de yaptım. Bir tutsak, iki susuz, üç uykusuz kalmak istemem. Yani bu ruh hallerini yaÅŸamak dahi istemem (: Güzel bi uykunun ardından kalktım. O gün ne yaptığımızı hatırlamıyorum, sahile gitmiÅŸtik ama o gün mü gittik unuttum (:
Sonrasında sanırım pankart yapmaya karar verdik. Ne yazsak? Nasıl yapsak? diye düşünürken, dönüşte bi kaç yere uÄŸradık pankart için. Eve geçtiÄŸimizde Åžahan’nın eniÅŸtesiyle tanışma fırsatım oldu, Åžahan bunu okuyosun diye söylemiyorum ama senden daha kral bi eniÅŸten var. Neden kral diyorum? Pankart yapalım diye tüm tanıdıklarına haber saldı. Sonunda da O’nun sayesinde yaptık pankartı zaten. Pankartı yaparken de iki bira söyledi, içimdeki eniÅŸte sevgisini ikiye katladı (:
Tabi ki bunları yaparken Åžahan’la aynı evde duran Selami’yi de unutmamak gerekir. Batak oynarken benden liderliÄŸi alamasa bile bir Karadeniz’li olarak geçer not aldı benden (: Of’lu ama o da on numara adam çıktı. Bu on numara adamların içinde Åžahan’a da belki adamlık bulaşır demekten baÅŸka bir ÅŸey gelmiyor içimden.
Åžimdilik kimseye teÅŸekkür etmiyorum. Çünkü bu yazdıklarım BeÅŸiktaÅŸ Deplasmanı Maç Öncesi’ydi. Bu yazının devamını da ilk fırsatta karalarım bloga, BeÅŸiktaÅŸ Deplasmanı Maç Sonrası diye. Mecbur yazmalıyım çünkü dönüş yolunda Bahadır ve Tayfasının bana yaptıkları 6-7 tane farklı besteye karşılık olarak 3 kıta bestemi paylaÅŸmak istiyorum. (: Zaten hatırladığım kadarıyla ben bestemi söyledikten sonra daha bir ÅŸey duyamadım arka taraflardan. Daha derinden girecektim, öyle hafif kelimelerle kurtulamayacaktınız ama dua edin uykuyu çok seven insanlar vardı arabanın içinde. Dua edin tam anlamıyla tanışamasak da iyiliÄŸinden şüphe etmediÄŸim, kanımın ısındığı insanlar vardı. Görüşürüz arkadaÅŸlarım, dostlarım. Görüşürüz…
Yorumlar