Monthly Archive for Aralık, 2011

Herkesin keyfi yerinde, Muhabbeti bol olsun.

Yarın akşam herkesin keyfi yerinde, muhabbeti bol olsun. Ve hiç kimse bana yeni yılın şöyle olsun, yeni yılda mutluluklar seni bulsun demesin. Ben bulurum ne lazımsa (:

manyaaak

yemin ediyorum manyak yaa (:

Hiiiç !

böö ÅŸehri yavaÅŸ yavaÅŸ tamamlanıyo. Üstteki resime ekleme yaptım tabi ama ÅŸu anda son halini yükleme gibi bi niyetim yok. Åžu anki halinde Ecem yok. YiÄŸithan’la Rükay’ın yanı sıra Serhat’la Zafer’i de koydum. En karizma da bunlar oldu zaten. Rükay’ın üzerinde bi kaç düzenleme daha yaptım. Tamamen onunla özdeÅŸleÅŸmiÅŸ bir görüntü çıkacak ortaya. Ayrıca bittiÄŸinde eÄŸer yapabilirsem; kimin hakkında bilgi almak istiyosanız üzerine tıklayacaksınız ve onun bilgileri çıkacak. Daha bi kaç kiÅŸi daha eklenecek oraya…

Ayrıca; KardeÅŸlerin kardeÅŸi YiÄŸithan’ım Gökçe’den ayrıldı :) Güldüğüme bakmayın moruklar bu duruma gülmüyorum. Az önce sahildeydik Serhat’la YiÄŸithan vardı. Ben dertleÅŸmeye çalışıyorum, Serhat gırgır ÅŸamata peÅŸinde. Telefondan müzik açacak, öncesinde diyoki bak jilet falan atma koluna yırtık. Açtığı müzik oyun havası (: Şöyle bi bakarsak Rükay’la Serhat’tan sonra YiÄŸithan’ın da aramızda olması ona çok koymaz herhalde. Bi Zafer kaldı, inÅŸallah o da katılmaz bu kervana. Deniz sen bu yazıyı öyle ya da böyle okursun. Zafer’i üzme bak söyleyeyim. Düğününüzde hep birlikte kopcaz (: Ama bi müddet Serhat’la konuÅŸmayın, en güzel sevgilileri bile ayırmada üstüne adam tanımam (: (:

Ve; Fenerbahçe maçından sonraki gün Akdeniz yolculuÄŸu baÅŸlıyor benim için. Aslında direk Bodrum’a gitsem daha iyi ama Åžahan’ın yanına uÄŸrayıp oradan gidebilirim.  Metro’dan ÅŸehirlerarası bütün biletleri 35 TL ile 40 TL arasında bi fiyata alabiliyorum. 6 tane indirimli biletim var yani (: BoÅŸa gitmesin.  Bodrum’a da bi Peugeot 206 var onu almaya gidiyorum. İşte fotoÄŸrafı da bu. EÄŸer Emre’yle anlaÅŸabilirsek Mavi Fırtına ve Beyaz Kartal’dan sonra Kırmızı Åžeytan’ımız da olacak. Arabanın adı bile ÅŸimdiden hazır. Emre geldiÄŸimde o araba kapının önünde olmazsa ya da Bodrum Oasis AlışveriÅŸ Merkezinin otoparkında olmazsa elimden çekeceÄŸin var. Ben gelene kadar iyi bak Åžeytan’a…

Korumalı: bi tebessüm, bi masumiyet

Bu yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


Fenerbahçe Maçına Gitmiyorum Noktaaa

Bu da baÅŸka bir baÅŸlangıç olsun. İnsanların bilet bulmak için götünü yırttığı maça, kombinem olduÄŸu halde girmiyorum. Bütün zorluklara raÄŸmen kilometrelerce yol katettiÄŸim bu renkleri kendi ÅŸehrinde yalnız bırakıyorum. Hem de sırf kardeÅŸimle bi bara gidip maçı birlikte izlemek için gitmiyorum.  Yarın ölecekmiÅŸ gibi yaÅŸamak en güzeli. İnsan yanındakilerin deÄŸerini kaybetmeden anlayabiliyor bu ÅŸekilde…

Ruh halimi anlayın artık, böyle bir konuyu bile nasıl anlatıyorum. Sırf buraya yazıyorum ki bunu, o maça gidersem arkamdan şerefsiz diyesiniz diye.

Ama böö web & design’i bekleyin (: tabi v1′i de…

ekindiyebiri|com v1

Yıllar öncesi blogu açtığımda bu kadar ileri bi tarihe kadar yazıp çizeceğim aklıma gelmemişti. Tabi ki bu sebepten dolayı açtım ama, tahmin etmemiştim, sonuçta yıllar sonra tekrardan buralara yazı yazmak güzel bi duygu.

Neleri yazmadım ki? GittiÄŸim ÅŸehirleri, deplasmanları, tatilleri, çalışmalarımı, okulumu, arkadaÅŸlarımı, staj dönemini, uçuk kaçık planlarımı, dinlediÄŸim ÅŸarkıları, kaybettiklerimi, özlediklerimi, hayâllerimi, o an nelerin beni mutlu edeceÄŸini, İzmir’i Karşıyaka’yı, Ordu’yu Fatsa’yı Ünye’yi. Hatta Bodrum’u bile tanıdığım kadarıyla yazdım. Yeri geldi farklı zamanlarda rüyama giren kıza aşık olduÄŸumu, insanları anlamanın çok zor hatta imkânsız olduÄŸunu da yazdım. 7′den 70′e içinde “ben” olan her ÅŸeyden ve herkesten bahsettim. Bazen tanımadığım insanlar hakkında da yazdım.

İlk açtığım günden bu yana en çok deÄŸiÅŸikliÄŸi yukarıda “Kuzey Cephesi” yazan yerde yaptım. Orada eskiden benim resmimin olduÄŸu deÄŸiÅŸik resimler vardı, sonra farklı yazılar yazdım. En uzun süre bu haliyle kaldı, bundan önce de “bu ÅŸehirde sana aşık biri var” yazılı bi tasarım duruyordu orada.  Bazıları da şöyleydi;

Asıl konu ekindiyebiri|com blog’un v1′e terfi etmesi. Gün geçtikçe nasıl birÅŸeylerden bahsettiÄŸimi daha iyi göreceksiniz tabi. Mesela “ekn?” sayfasını tamamen deÄŸiÅŸtiriyorum, çok güzel ve daha düzgün bir görünüme sahip olacak. İletiÅŸim sayfası da deÄŸiÅŸecek zamanı geldiÄŸinde. Ayrıca 2 ya da 3 tane daha farklı sayfalar göreceksiniz. Turkcell’le anlaşıp :) yer bildirimi de koyacağım bloga. Yani ben 3. hata binip okula giderken blogun saÄŸ tarafında “Ekin ÅŸu anda dolmuÅŸta, okula gidiyor.” yazacak. Hatta dahası da var. Eve geldiÄŸimde “Ekin evde ve müsait, rahatsız edebilirsiniz.” yazacak. YataÄŸa yattığımda “Mümkünse ÅŸu sıralar aramayın, uykusunun bölünmesinden hiç hoÅŸlanmaz.” bile yazacak. İnanması biraz zor ama hiçbir ÅŸey imkânsız deÄŸildir. :) Düşündüğüm herÅŸeyi gerçekleÅŸtireceÄŸimi adım gibi biliyorum. Bu yüzden de bu konuyu fazla kafama takmıyorum.

Ayrıca, saÄŸ tarafa iletiÅŸim sayfasından daha pratik bir haberleÅŸme zımbırtısı koymayı düşünüyorum.Yaz – Gönder ikilisini bir arada kullanıp daha hızlı iletiÅŸime geçeceÄŸiz sizinle (:

Bir de en güzeli, tabi ki benim için bu özellik. Artık telefonumun mesaj bölümünden sanki bi arkadaşıma mesaj gönderiyomuş gibi, mesaj olarak yazdığım yazılar blogda yazı olarak gözükecek. Yani telefonumla da artık yazılar yazacağım, fazla uzun olmasa da 1-2 paragraf karalarım. Resim ekleme işini de halledersem telefondan v1 düşündüğümden de güzel olacak.

Bloga girdiniz canınız sıkıldı? “Kop-Gel” adında bir buton göreceksiniz, tıkladığınızda sistem otomatik olarak size bir yazımı getirecek. Bu da wp’nin rastgele özelliÄŸi oluyor.

En çok yapmak istediğim ve yapacağıma da emin olduğum şey. Blog sanki bir şehir gibi hareket edecek. Sabah girdiğinizde güneşi doğarken göreceksiniz. Akşam üzeri girerken güneşin batımını göreceksiniz. Gece girdiğinizde ise sokak lambalarının blogu aydınlattığını göreceksiniz. Bunu da düşündüğüm gibi yaparsam belki ben bile blogun içine girer orada yaşarım.

Ruhumu da yansıtacak blog. Hani bahsettim ya yukarıdaki paragraflardan birinde 2-3 tane yeni sayfa da açacağım diye. Sokak adında bir sayfa oluşturacağım. Bu sayfada bir park olacak. Parkta arkadaşlarımın karikatürlerini göreceksiniz. Benim için değerli olan insanlar olacak. Biraz kalabalık olacak ama öyle bi konuşturacağım ki düşüncelerimi, içine kapanık arkadaşlarımı parkta eğlenecek yer bulamayıp bi yerlerde somurturken çizeceğim. Kurnaz ve atılgan olanları parkın en güzel yerinde oynarken, kıza düşkün olanları, kızlarla oyun oynarken çizeceğim.

ve  aklımda olan, yazmadığım şeylerin de sürpriz olarak kalmasını istediğim yaklaşık 13 farklı değişiklik daha var.

v1′i okuduÄŸunuza göre beni tanımıyorsanız bunları yapamayacağımı düşünüyodursunuz. Çünkü tanıyanların diyeceÄŸi tek ÅŸey, “beni parkta ne yaparken çizeceksin?” olurdu.

Zor karar verebilirim, değişken bir ruh haline de sahip olabilirim. Ama bu gerçekler, istediğim şeyi yapmama engel olmadı hiçbir zaman. Herşey güzel olacak, sadece inanmanız gerekiyor.

Az Buçuk İstatistik

Son 1 Haftada

En çok ziyaret edilen sayfalar

/iletisim
/tavlada-rakip-var-mi.html
/mutlu-yillar-kardesime.html
/umutum-nisanlandi.html
/yalniz-degilsin.html
/yasamak-guzel.html
/icin-rahat-etsin.html

Ziyaretçilerin kullandığı tarayıcılar

2154 IE 6
203 Chrome 16
80 IE 8
70 Firefox 8
48 Firefox 3
46 Opera
45 Chrome 15
42 Firefox 1
31 IE 9
31 Chrome 10

İşletim sistemleri ve Telefonlar

2409 WinXP
226 Win7
80 MacOSX
68 Win7 x64
43 Win2000
22 WinVista
10 Linux
7 Nokia
6 Sony E.
5 BlackBerry

Yaşamak Güzel

AÅŸkımın, bitanemin, Candancığımın ÅŸarkısından etkilenerek attım bu baÅŸlığı. Bana bi ÅŸarkı yapcak, twitterdan söz verdi (: Ben yaÅŸamıyorum sanmıştım, meÄŸer az biÅŸey yaşıyomuÅŸum (: DediÄŸi gibi korkmaya gerek yok, güzel ÅŸeyler olunca yüzüm gülüyosa yaşıyorum demektir nasıl olsa. Sonra telefonuma mesaj geliyo Candan’ı neden bu kadar çok seviyosun diye? Onu sevmekten vazgeçersem tapmaya baÅŸlarım :) BaÅŸka bir ÅŸey duyuyorsan saÄŸ taraftaki müzik çalardan ilk sıradaki ÅŸarkıyı aç. Bak ne güzel söylüyor. Yorgunluk, kırgınlık hepsi gelir geçer, herÅŸeye raÄŸmen yaÅŸamak güzel.

Trabzon’a da yenildik, Rahman’ımı da gördüm tribünde (: Skor 3-0 ken falan çıkalım, terkedelim stadı diyorduk. Ama hala bi umut ulan dedik  belki gol atarız. 4. golü yediÄŸimizde daha dayanılmaz bi hale geldik zaten. Pankartları falan söktük. 4 – 1 yenildik. Bol bol küfürleÅŸtik trabzonlularla. Bozuk para attılar, çakmak attılar. Bizimkiler de atılan bozuk paralarla nescafe aldı devre arasında (: Misafirperverliklerini böyle gösterdiler (:

Dönüş yolunda da Giresunlular arkamızdaki arabaları taşlamış. Neyseki yine bizimkiler kovalamış şerefsizleri.

Buraya yazıyorum. Samsun, Sivas ve EskiÅŸehir deplasmanlarından baÅŸka hiçbir yere gitmiyorum. EskiÅŸehir’e bile gitmeyecektim de OÄŸuzhan’la, Åžahan da gelecek diye gideceÄŸim oraya da. Yoksa daha bitti. Bu futbolcuların, bu takımın peÅŸine gitmeye deÄŸmez. İçerideki maçlara bile gitmek istemiyorum artık. Basketbol maçları hariç. Basketçilerle twitter’dan konuÅŸuyoruz :D AbduÅŸ’un asıldığı kızla konuÅŸtum; ilgiden memnun ama aşırıya kaçmasalar keÅŸke diyo. AbduÅŸ’a söylemedim morali bozulur diye. (:

Dinleyin, dinlenin. Yaşamak güzeeeel (:

Tavla’da Rakip Var mı?

Ne oldu bugün ayrı bi gün mü insanoğlu için bilmiyorum :D Serkan sabah aradı. Napıyon kardeşim? diyo. Dedim Serkan bu saatte uyuyom napcam başka. Saat 09:00 falandı galiba. Bi de diyoki dışarıdaysan gezelim. Dışarı çıkınca haber veririm dedim neyse lafı uzatmaya gerek yok öğleden sonra tavla oynayalım dedi. Ben de iyi dedim, akşam üzeri de okula gitmem lazım. Malûm notları iyi tutmalıyım. (:

Counter oynarken de rakip tanımıyorum bilenlerinizi çok iyi bilir. Özellikle eline verdiklerim. Serkan zaten Counter’da artık iyice çuval olduÄŸundan baÅŸka branÅŸlara yönelmeye baÅŸlamıştı. 7 – 24 Eline Vermece ve Teröristler Kazandı baÅŸlıklı yazılarda Serkan’ın acınacak hallerini göreceksiniz :D Neyse bugüne gelelim…

Serkan’la Emniyet Müdürlüğü’nde buluÅŸtuk, ehliyetini çıkarttıracak onun için dosyasını teslim edecekti. Geçiyorum… Çıktık Fokurtu Sahil Cafe’ye gidecekmiÅŸiz. Serkan hazretleri öyle istedi. Otogar’ın orada Mazarat’ı da bekledik, gittik cafeye. Emre’yle ben nescafe, Serkan da fanta istedi. BaÅŸladık biz tavla oynamaya, 5′de biter dedik ilk eli ben kazandım. Skor 1 – 0.

Sonra bi ara bana okullar tatil oldu (: Serkan o sırada toplamaya baÅŸladı. E haliyle okullar açılmayınca mars oldum :D Oldu mu ÅŸimdi skor Ekin 1 – 2 Serkan.

3. oyuna baÅŸladık, saÄŸlam oynamalıyım diyorum kendi kendime. Hırs yapmışım nescafenin boÄŸazımı yaktığını farketmedim (: ArkadaÅŸ tamam diyorum bu sefer kazanırım bu eli ama yok, yine kaybettim. İşin kötüsü yine mars oldum :D Skoru 1 – 4 yaptı ÅŸerefsiz. Ve sonrasında bu pozu verdi kameralara :D Skoru gösteriyo aklı sıra. Ya bi parmağını saklamayı unutmuÅŸ ya da 5 – 1 yeneceÄŸini sandı.

Emre dedi ki, daha oynamayın gerek kalmadı. Lan dedim sen ne diyon mazo? Ben ki 1 – 4 geride olduÄŸum oyunları çevirme yeteneÄŸine sahibim. Dur hele :D

BaÅŸladık mı biz 4. oyuna…

Artık cafede miyim? Ringde miyim? Nasılım ama odaklanmışım oyuna. Mazarat biÅŸeyler diyo bi ses duyuyom ama anlamıyom. Konsantre olmuÅŸum zarın parmaklarımdan çıkıp dönerkenki çıkardığı sese. İlgilenir miyim daha ben baÅŸka biÅŸeyle (: Ayıptır söylemesi 4. oyunu düz olarak kazandım. Skor oldu 2 – 4.

Serkan dün sabah 10:00′dan beri tuvalete gitmiyomuÅŸ :D :D Bi tuvalet molası verdi. O sırada bende stratejik hamleler planlıyorum (: Neyse bu ÅŸerroo geldi biz 5. oyuna baÅŸladık. Bu sefer Serkan için okullar tatil oldu. Okullar açıldı ama ben toplamaya baÅŸladım çoktan. Oyun oldu sizin anlayacağınız. 3 – 4 yaptım skoru.

6. oyun – Final Round (:

Sen misin bana artistlik yapan ! HerÅŸey düşünülmüş, satranç gibi bir sonraki hamlesini tahmin edecek yeteneklerim var benim. Tamam bu kadar uçmaya gerek yok belki, sonuçta zardan kaç kaç geleceÄŸini de bilemem (: (: Bunun dibe çöküşünü gördükçe içim burkuluyo desem de inanmayın. Ben bu aristotalese öyle bi oyun oynadım ki son oyunda bunu mars ettim. Yani ben 1 – 4 olan skoru, 5 – 4′e çevirdim. Son olarak da Serkan’a ÅŸu pozu verdim :D

Bükemediğiniz eli öpeceksiniz. İtaat edin köpekler :D

Rakip var mı? Rakiiiiip !

Yalnız Değilsin !

Buralara yazı yazmak yerine ÅŸarkılar koymak bana göre deÄŸil, bir zamanlar çok dinlediÄŸim bir ÅŸarkı ve bir de çok sevdiÄŸim bir ÅŸarkıyı paylaÅŸmak istedim hepsi bu. Candan Erçetin’e zaten söz söyletmem. O beni anlayan nadir insanlardan biri, ayrıca onunla özel bir birlikteliÄŸimiz var. (:

Yalan konuşmak istemiyorum, içimde derin bi sıkıntı var ama ben bu hayatta belki de en büyük acıları yaşadım. Sıkıntılar hep olacaktır, unutmak, unutmamak değil mesele. En son nasıl hatırladığın önemli aslında. Bir yere bıraktığın şeyi, bıraktığın halde bulursan mutlu olursun sadece.

***

Tamam belki tüm bu olanları haketmedim, buna gerçekten inanıyorum. Sonuçta ben yazmadım geleceÄŸimi, olup biteceÄŸi de seçme hakkım yok. Ama napalım ÅŸimdi? YaÅŸanmış ÅŸeylerle canımızı mı sıkalım? Sıkalım tabi de. Canımızı sıktık da n’oldu? Ne deÄŸiÅŸti? Yani can sıkmak iyidir, sadece kendi canını sıktığın zaman. BaÅŸkasının ruhunu parçalamaya hakkı yok kimsenin. Zaten ruhu parçalansa gider intihar eder insan. Ruhu parçalanan insanın geriye sadece bedeni kalır. O bedeni de ya toprağın altına gömer, ya da satılığa çıkarır.

***

Demek ki neymiÅŸ, Sevgi. İnsan düşüncelerini bir kenara bırakıp artık acı çekmemeyi seçebiliyormuÅŸ deÄŸil mi? Rükay gerizekâlısını bir kenara atıyorum artık. O’nun tek kelime etme hakkı bile yok. Sen tüm bunları yaparken. Sen artık ne yaparsan haklısın, o herÅŸeyi hakediyor belki ama sen yine de benim kardeÅŸimi üzme. O’nu öyle görünce ben kahroluyorum yemin ederim. İkiniz de birbirinizi severken, neden acı çekmeyi seçiyorsunuz? Hem de baÅŸkasının hayatını mahvediyorsunuz. Bu cümlemin kime gittiÄŸini iyi anlayın. Size ve sizin gibi düşünen bütün insanlara çok yazık. Yarın biriniz ölür de deÄŸerinizi anlarsınız. Bu kadar açık ve içten söylüyorum. Çünkü kaybetmezseniz bir ÅŸeyleri, baÅŸka ÅŸeylerin deÄŸerini anlayamazsınız.

***

Gelelim Trabzonspor’la, Ordusporumuzun perÅŸembe akÅŸamı oynayacağı maça. Öyle ya da böyle ne kadar gitmesem desem de biliyorum ki ben bu maça da giderim. Ama bu maça gitmemin tek nedeni yakın deplasman olması. Yoksa bu futbolcular desteÄŸi falan haketmiyor. Hem belki 1 gün önceden giderim, Rahman’la takılırız forum trabzon’da falan (: Onu da arayıp sormuyorum ama napayım mesaj hakkım bile yok. Okursan sen ara beni lalezar :D HayklarınolmÅŸrkangersigbi :D hıh? hee iyi iyi :D :D Bunu kimse anlayamıyo halâ Rahman :D Arada söylüyorum önüme gelene. Hı? diyo :D :D hı hı hı :D Unutmadan maçın skorunu da yazsam mııı maçın son dakikalarına kadar berabere olsa da skor 90. dakikanın sonunda yenileceÄŸiz. Büyük ihtimalle 1-1 sürecek maç ve son dakikada güveniyorum ben takımıma 1 gol yeriz. Gol yemeliyiz. Bu bizim hakkımız :D

***

Hasan’a da bi kaç ÅŸey söylemek istiyorum. Aynı zamanda bu yazımı okuyan herkes Hasan’la ilgilensin. Yılbaşı’nda bu çocuk takılmak için bir kız arıyor. Günün belirli saatlerinde 3-4 defa arıyo, Ekin ne yaptın bizim iÅŸi? Ya hasan ben ne anlarım birader? Serkan’a söyle diyom. Yarım saat geçmeden Serkan bana mesaj atıyo, olum bana niye yönlendiriyom bu çocuÄŸu diyo :D E napalım? karılarla, kızlarla haşır neÅŸir olan sen varsın. DiÄŸer çocuklar da kovalıyo ama senin kadar deÄŸil. Eskiden olsa Anıl’a yollardım Hasan’ı ama Anıl’da bi geliÅŸme var. Artık düzenli bir sevgilisi, yuva kurma isteÄŸi var çocuÄŸun. Yılbaşı mevzusunu da burada noktalıyorum. DoÄŸaçlama yaÅŸarız biz de napalım yani, ama Ünye’deki evde olacağız büyük ihtimalle. Tabi ki önce Aile.

***

Devamı gelecek bu yazımın, okursunuz sonra. GörüşeceÄŸiz tabi…

 

Kendine İyi Bak

Yan yana geçen geceler unutulup gider mi
Acılar birden biter mi
Bir bebek özleminde seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi.

Suya hasret çöllerde beyaz güller biter mi
Dikenleri göğü deler mi
Bir menekÅŸe kokusunda seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi.

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur,
Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur,

İçimdeki fırtına, kör kurşunla diner mi
Kavgalar kansız biter mi
Bir mavzer çığlığında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi

Şu kahpe dünya seni bana düşman eder mi
Dostluklar birden biter mi
Bir kardeş selamında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur,
Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur,

Bu son olsun

Bugün sen çok gençsin yavrum
Hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vad ediyor
Sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık nede yalan
Üzmesin seni

Doğarken ağladı insan
Bu son olsun bu son

Bugün sen çok gençsin yavrum
Hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vad ediyor
Sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık nede yalan
Üzmesin seni

Doğarken ağladı insan
Bu son olsun bu son