Monthly Archive for Mart, 2011

Page 2 of 3

Çok pis koyuyor

Memleketinde değil de gurbette yaşamak ne kadar zor bi bilseniz, insana o kadar koyuyor ki kendi evinde yatmamak, kendi suyunu içememek. Sokağa çıkıyorsun, tanıdık kimse yok, ne selam alacak biri var ne de selam verecek. Sap gibi gezsen akşama kadar bir tane tanıdığın arkadaşı göremiyorsun. 15 milyon insana 15 arkadaşını değişmeyeceğini bir kez daha anlıyorsun aslında.

Çoook koyuyor gece yatağında yatamamak. Gece 3′te arkadaÅŸların kapının önüne gelip “hadi ekin dolaÅŸalım” diyen de yok o ÅŸehirde. Tanımadığın yüzlerce insan yüzü var onun yerine. Bi de eski dostlarından bir kaç kiÅŸi var baÅŸka semtlerde…

Yarın akÅŸam yine gidiyorum istanbul’a, milyonlarını siktiÄŸimin ÅŸehrine gidiyorum. Taşı toprağı boktan geçilmeyen, çıkarcı insanların yanına gidiyorum. Orada 1 milyonumu bile arkadaÅŸlarımla paylaÅŸamıyorum. Orada cebinden para çıkarınca arkadaÅŸlık denen kavram kayboluveriyor.

Hiç de sikimde değil diyorum bazen istanbulda yaşamak. Ne zaman kafam atarsa dönerim diyorum şehrime, arkadaşlarımın yanına.  Çok mu paraya ihtiyacım var da gidiyorum çalışmaya? Açlıktan ölcek miyim? Bu zamana kadar işsiz, güçsüz yaşamadık mı zaten bu memlekette? Kimseye muhtaç olduk mu hiç kardeşlerimizin dışında.

İçimden geldi yazayım dedim, eğer memleketinizden uzak bi yere gidecekseniz, hele ki bu konuda mecbur da değilseniz. Gitmekten vazgeçin. Şehrinizde yaşayıp ölmek kadar onur verici başka birşey olacağını zannetmiyorum.

dmoz.org editörlüğü

Kalitesine ve özgünlüğüne güvendiÄŸim ayrıca dünyanın en büyük insan yapımı web dizinine editörlüğüm kabul edildi. Artık dmoz.org ‘da ÅŸimdilik 1 kategorideki editörüm. İlgi alanıma giren diÄŸer kategorilere de editörlük için baÅŸvuru yapmayı düşünüyorum.

Bi an kalbim attı.

Uzuuuunca yazmak istiyorum bu yazımı, anlayacağın hiç bitirmek istemiyorum. Çok deÄŸil 1 – 2 gün önce çıktın karşıma. Daha doÄŸrusu sen çıkmadın, ben buldum seni. Bilmiyorumki düşüncelerini, bu yüzden anlatamam sana kendimi, derdimi. Anlatsam da anlayacak kadar aklında mıyım ben senin?

Ben, beni tanımadığın kadar yakınım sana. Bir sözüne bakar bedenimin yanında olması. Şu sıralar ruhum hep yanında zaten, sen hissetmiyor olabilirsin, ben hissettirmek için elimden geleni yapsamda.

Hangi ÅŸarkıyı dinlesem aklıma sen geliyorsun, en olmadık ÅŸeyde resmin gözümün önüne geliyor. Dün müydü sana mesaj atmıştım “resmine bakarak uyuyacağım” diye. Dününü hatırlıyorsun dimi? Beni unuttuÄŸuna göre dününü çoktan unutmuÅŸtursun sen.

Neredeyse 4 yıl oldu kalbimin böyle attığını ilk kez hissettim. YüreÄŸimdeki acıyı nasıl tarif edebilirimki? Acı deÄŸil gerçi bi an sanki büyük bi baskı yapılıyomuÅŸ gibi geliyo. Acaba diyorum senin bu davranışlarının bi nedeni mi var? Yoksa senden bi yaÅŸ küçüğüm diye mi bu kaçışlar? Yoksa aramızda olan 1394 km’lik mesafe mi bizi ayrı kılan?

İnan bana kendimi hiç böyle hissetmemiÅŸtim. Çocuksun de bana :/ hani küçüğüm ya senden. Zaten bana ilk sorun “kaç yaşındasın sen bakıyım?” olmuÅŸtu nasıl da koymuÅŸtu ama…

Hani olur da yazmak istersen diye diyorum, ben hep burdayım, uzakta olsam da yanındayım.

İnan(ç)…

Oha Lan

Bir önceki yazımda bahsetmiştim ya, mesaj attı arkadaş sağolsun. Sana benzemeye çalışan yok diye. Şimdi de facebook profiline falan Giresunspor yazmış hey allahım yaa. Bu insanlar niye bu kadar komik oluyo anlamıyorum.  Ben seninle nasıl aynı okulda okudum lan :D

Önce Kendin Olacaksın

Yıllardır beri tanıdığı bi arkadaşım var. Dostluğuna diyecek tek bir sözüm dahi yok. Bana en fazla 2 defa yanlış yapmıştır. Uzun zamandır görüşemiyoruz ve konuşmuyoruz. Bu zaman zarfında çok değiştiğini farkettim. Önceleri böyle değildi, ortamların değiştirdiği insanlardan olmuş.

ÖzentiliÄŸi de baÅŸlamış…

Hayatını benimkine benzetmeye çalışmış, bunu baÅŸaramayacağını benim kadar kendisi de biliyor aslında. Eminim bu yazımı da okuyacaktır. İnsanın gözünü hırs bürüyünce, yanlış ÅŸeyler yapabiliyor demekki. Yazık demekten baÅŸka hiçbirÅŸey demiyorum ona önce kendin ol demekten baÅŸka…

Korumalı: oooOOOooOO Psikopat Serkoooo

Bu yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


Yasin Karşıyaka Karakaş

Birader ben senin gibi birini daha tanımadım. Olum sen varya ÅŸerefsizsin. İnsanda moral bırakmıyorsun ekmek çarpsın. Herkesten önce ben seni tanıdım. Senin de bugün dediÄŸin gibi, Buca’daki veletlere birlikte posta koyduk ;/ Karşıyaka’dan Buca’ya birlikte gittik. Bucalılar kamyonetin arkasında mal gibi bizi izledi. La sen farklısın olum. Nazim abi Ordu’ya yanımıza geldiÄŸinde ona ilk sorum “Yasin gelmedi mi?” oldu.

Adamı nasıl sinir edeceÄŸini iyi biliyosun ama uzatınca iÅŸin tadını kaçırıyosun birader. Dikkat et kendine. İzmir’in vukuatlı 2. takımı ÇiÄŸli, 1. her zaman Karşıyaka!

SevildiÄŸini bil yasinim, ben herkese kardeÅŸim demem.

Rıdvan Karşıyaka

İzmir’e gitmiÅŸken Karşıyaka’lı bi kardeÅŸimi daha tanımış oldum. Daha önce de Karşıyaka Arena’da selamlaÅŸtık ama tanışamamıştık.

Harbi Karşıyaka’lı Rıdvan!
Altay maçında tripten tribe giren, arada kopup davulla herkesi coÅŸturan kardeÅŸim. Gol olduÄŸunda bir Ordulu gibi sevinip, Ordu’nun kaçırdığı her gol pozisyonunda yıkılan Karşıyakalı…

Åžu sıralar da hala netten benimle uÄŸraÅŸan, adıma sayfalar açan Rıdvan’a inat en kısa sürede photoshopla Göztepe’li yapmayı düşünüyorum.  HerÅŸeyden önce birader sözümüz delikanlı sözü, Karadenizli sözü. Hediyen en kısa zamanda eline ulaşır.

21 Mart’ta Türkiye’de Nevruzu kutlayalım

Türkiye’de bir gelenek Türk Cumhuriyetleri’nde ise resmî bayram olarak kutlanırken, 1995 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti tarafından Bayram olarak kabul edilen bir gün haline gelmiÅŸtir . Türklerin Ergenekon adlı yerden demirden dağı eritip çıkmalarını, baharın geliÅŸini, doÄŸanın uyanışını temsil eder. Türk kavimleri tarafından M.Ö. 8. yüzyıldan günümüze kadar her yıl 21 Mart’ta kutlanır.
Türk Takvimi’nde bir gün 12 bölüme ayrılır, her bölüme ÇaÄŸ adı verilirdi. Bir çaÄŸ iki saat, dolayısıyla bir gün de 24 saattir. Herbir çaÄŸ ise sekiz Keh ten ibarettir. Yılbaşı olarak gece-gündüz eÅŸitliÄŸinin yaÅŸandığı 21 Mart, Nevruz günü olarak kutlanır.
Oniki Hayvanlı Takvim ve MelikÅŸah’ın Celali Takvimi’nde yılbaşı olarak belirlenen 21 mart, Divânü Lügati’t-Türk’te de ilkbaharın geliÅŸi olarak belirtilir. Türk edebiyatı ve musikisine de Nevruz; Nevruz-ı Asl, Nevruz-ı Arap, Nevruz-ı Bayati, Nevruz-ı Hicaz, Nevruz-ı Acem ve Nevruz-ı Seba olarak girmiÅŸtir. Tarihte pek çok devlet tarafından bayram ve gelenek olarak kutlanmıştır. Bunların başında Anadolu beylikleri, Eski Mısır, İran, Safavi, Sasani, MoÄŸollar, Selçuklu ve Osmanlı gelir.
Selçuklu ve Osmanlı’da millî bayram olarak kutlanan Nevruz, Nevruziye adlı ÅŸiirlere ve ÅŸenliklerle ziyafet verilerek kutlanırdı. Özel olarak hazırlanan Nevruziye adlı macun Osmanlı döneminden kalan bir kültür olarak bu gün hâlâ Manisa’da 21 Mart’ta Mesir macunu ÅŸenlikleri yapılmaktadır. Alevi ve BektaÅŸiler arasında da kimi yorelerde eski takvime atfen Mart Dokuzu adi verilerek kutlanan Nevruz’da özel ayinler yapılırdı, yine Zerdüştler ve Yezidiler’de 21 Mart’ı bayram olarak kabul etmiÅŸlerdir.

Bu bilgiler neden mi paylaşıyorum. Nevruz medyanın gösterdiÄŸi gibi baÅŸkalarının bayramı deÄŸildir. Nevruz Türkiye’de bir gelenek haline gelmiÅŸtir. 21 Mart’ta herkes Facebook’ta, Twitter’da, Messenger’da ve bir çok sosyal aÄŸda nevruz bayramımızı kutlasın. Kültürümüze sahip çıkalım!

Vay Amına Koyayım Ulan!

Åžimdi diyeceksiniz ekin niye küfür ediyo? Niye edebilirim? Mersin İdman Yurdu taraftarı Ordu’ya gelirken otobüslere para vermiyo. Ulan bu ne sikim adalettir, sevdamızın peÅŸinde giderken keriz yerine niye koyuluyoruz biz? Adamlar Mersin’den buraya bedava otobüsle geliyolar. Biz buradan giresun’a gitmek için 15 lira veriyoruz. Bi istanbul, izmir deplasmanlarına 60 lira veriyoruz. Sonra da diyolarki, ÅŸampiyonluÄŸa oynayan takımın taraftarı niye az geliyor. Sanki biz para sıçıyoruz birader!

Bize sahip çıkmayanlar utansın! Bu zamana kadar kimseye muhtaç olmadan yaşadık bundan sonra da öyle yaşarız.

Jack Daniel’s

Hayatıma Efes Pilsen’den sonra anlam katan mükemmel bir ÅŸey. Hem içimden “keÅŸke bu kadar pahalı olmasaydı.” diyorum ama hem de “iyiki bu kadar pahalı, yoksa içmekten sosyal hayatımı bıraktırırdı.” diyorum. Önce bi bardak sek jack’ten sonra bi bardak da kola içmeyi deneyebilirsiniz. Bu ÅŸekilde devam edildiÄŸinde insan çok güzel sarhoÅŸ oluyor. Özetlemek gerekirse, en çabuk sarhoÅŸ eden, ama verdiÄŸi tadı da baÅŸka hiçbir içkiden ve viskiden alamayacağınız, fiyatı deli gibi pahalı, ama bu fiyat farkını da hissettiren harika içki…

Altay Deplasmanı

Öncelikle bilmeniz lazım. Bodrum’a gitmek için otogardayım ve bu yazımı İzmir Otogarından yazıyorum. Cumartesi günü çıktık yola, sadece bi taksi…

Tabi bizden baÅŸka gelenler var mı bilmiyorum. Yaklaşık 19 saat süren yolculuÄŸumuzun sonunda pazar sabahı İzmir’e geldik. Umut abimin de Orduspor atkısını getirdim, yıllar önce verdiÄŸim bi sözü de altay deplasmanı aracılığıyla tutmuÅŸ oldum. Umut Çelik abimden bahsediyorum. yesilkirmizi.net’in yazarı. Belki demedi ama sporunu bırakıp beni otogardan almaya geldi. Arabada giderken muhabbet ettik öyle, Ege Üniversitesi Hastanesinin giriÅŸinde indim. Ahmet abimiz geldi aldı beni burdan. Gittik bi yerde çay içtik, konuÅŸtuk öyle havadan sudan.

Gece de çalıştığı yerde sabahladık. O bi koltukta ben bi koltukta uyuduk öyle :) Ben ayrı odada yattım. Odaya gircektim baktım horlama sesi :D Lan dedim kendi kendime içerde adam uyuyo :D Girdim bi baktım köpek. Şerefsizim insan gibi horluyo köpek :D

Sabah oldu, arabayla dolaÅŸtık öyle. Efes’ine sırasıyla masa tenisi, bilardo oynadık ardından penaltı atma ve frikik atışı yaptık.  Masa tenisinde 3-0 gibi bi skorla 1-0 önde baÅŸladım yarışmaya. Bilardoda 3-1 bitti haliyle durumlar 1-1 oldu. Penaltı çekiÅŸtik aldım yine hesabını. Frikikte de çamur yaparak o kazandı :D Oooooo az kalsın unutuyodum. Tavla da oynadık, 2 düz bi mars yapmak üzere tavlada da hesabını aldım.

Maç öncesi kordonda Efes’lerimizi içtik, telat abimizde vardı yanımızda. Orda maça geçtik. 5 TL bilet. İçeri girdim emin olmamakla birlikte 150′ye yakın Ordulu vardı. Ordulu diyorum ama 50′si de Karşıyakalı hani ;)

Esen rüzgardan mı kaçayım, direkten dönen topa mı yanayım. Öyle böyle maçı 2-0 yendik. Kafkaf çektik, Ordu çektik. Yeri geldi Altay’ı da bozduk, göt ettik. Formamı Yasin’e verdim. O da saÄŸolsun üzerindeki small tshirtü bana verdi :D small bana nasıl olsun :D

Maç sonu arabaya kadar yürüdük, ben de dediÄŸim gibi otogardayım ve saat 00:40. Birazdan Bodrum’a gitmek üzere yola çıkıyorum. Belki de bu yazıyı okurken ben yolda olacam…

Karşıyaka’dan tanıdıklardan Ahmet Nazım, Aygün, Ergün, Yasin, Rıdvan, Holigan Sezo, Aylin, Tolga, Gökhan ve ismini ÅŸu anda yorgunluktan hatırlamadığım bir çok abilerimi ve kardeÅŸimleri de görmüş oldum.

Bodrum’dan cuma günü İstanbul’a geçip 1-2 gün kaldıktan sonra Bodrum’a geri dönerim heralde. Duruma baÄŸlı. EÄŸer Burhan abi istanbuldaki iÅŸi ayarladıysa İstanbul’a yerleÅŸirim. Ayarlayamazsak Bodrum’dayım.

Ayıptır söylemesi :D biraz daha yazmaya devam edersem altıma işicem :D Herşey için Herkese teşekkürler. Holigan Sezo da dahil olmak üzere memlekette görüşürüz.

Yetişmem gereken bir otobüs olduğu için hızlı yazdım, anlam bozukluğu veya yazım yanlışı olursa affola :)