Memleketinde değil de gurbette yaşamak ne kadar zor bi bilseniz, insana o kadar koyuyor ki kendi evinde yatmamak, kendi suyunu içememek. Sokağa çıkıyorsun, tanıdık kimse yok, ne selam alacak biri var ne de selam verecek. Sap gibi gezsen akşama kadar bir tane tanıdığın arkadaşı göremiyorsun. 15 milyon insana 15 arkadaşını değişmeyeceğini bir kez daha anlıyorsun aslında.
Çoook koyuyor gece yatağında yatamamak. Gece 3′te arkadaÅŸların kapının önüne gelip “hadi ekin dolaÅŸalım” diyen de yok o ÅŸehirde. Tanımadığın yüzlerce insan yüzü var onun yerine. Bi de eski dostlarından bir kaç kiÅŸi var baÅŸka semtlerde…
Yarın akÅŸam yine gidiyorum istanbul’a, milyonlarını siktiÄŸimin ÅŸehrine gidiyorum. Taşı toprağı boktan geçilmeyen, çıkarcı insanların yanına gidiyorum. Orada 1 milyonumu bile arkadaÅŸlarımla paylaÅŸamıyorum. Orada cebinden para çıkarınca arkadaÅŸlık denen kavram kayboluveriyor.
Hiç de sikimde değil diyorum bazen istanbulda yaşamak. Ne zaman kafam atarsa dönerim diyorum şehrime, arkadaşlarımın yanına.  Çok mu paraya ihtiyacım var da gidiyorum çalışmaya? Açlıktan ölcek miyim? Bu zamana kadar işsiz, güçsüz yaşamadık mı zaten bu memlekette? Kimseye muhtaç olduk mu hiç kardeşlerimizin dışında.
İçimden geldi yazayım dedim, eğer memleketinizden uzak bi yere gidecekseniz, hele ki bu konuda mecbur da değilseniz. Gitmekten vazgeçin. Şehrinizde yaşayıp ölmek kadar onur verici başka birşey olacağını zannetmiyorum.













Yorumlar