Monthly Archive for Mart, 2011

Bu Gece KoÅŸtuk, CoÅŸtuk.

Sabah kararlaÅŸtırdık gece koÅŸmaya çıkalım diye. AkÅŸam saat 8 gibi Erhan mesaj attı, kanka 10′da hazır ol… Öyle böyle derken saati 22:00′ye getirdik. Erhan’ların kapısının önünde bekledim bi müddet sonra Erhan’ı da alıp Serkan paÅŸazadenin evinin önüne, hazretlerini almaya gittik. Onu aldık, ada simit sarayının önünde bekliyoruz. UÄŸur da geldi kadro tamamlandı.

UÄŸur’ların evine gittik, üzerimize başımıza biÅŸeyler aldık, gerçi bana biÅŸey vermediler ama elbet bir gün görüşcez yani anlin mi UÄŸur!

Arabayı vali konağının oraya çektik, başladık koşmaya rıhtıma doğru :D Serkan ilk 3 dakika atletik yapısını bozmadı hatta gaza gelerek, haydi yaa hızlanın falan demeye başladı :D Sonraki dakikalarda ise arkaya baktığımızda bile göremez hale geldi :D :D

Rıhtıma geldiiik… Biraz ısınma hareketleri falan derken tekrar geriye dönecektik bi baktık serkan gelmiÅŸ :D Az durun yaa soluklanim yaa bi dur baba yaa diye yalvarıyo :D Onun için bi 5 dk daha durduk. 50 metre yürüdükten sonra baÅŸladık yine koÅŸmaya. Serkan daha 300 metre koÅŸmadan yine mefta :D baba ben yoruldum yaa ayaklarım tutmuyo daha diye inliyo :D

KoÅŸa koÅŸa Atatürk Parkı’na kadar geldik. Durduk çimene yatıp mekik çekmeye baÅŸladık. Serkan 52 tane çekcem dedi çekti :D Ben 40, Erhan da bi 40 tane çekmiÅŸtir :P UÄŸur da en son 37′deydi galiba :D

Derkeeen baÅŸladık yine koÅŸturmaya… ValiliÄŸin oraya geldik, ben erhanla arabayı aldım Ordu Lisesinin oraya çektik, bu rahatsızlar da arabanın bagajına bindi, öyle geldi oraya kadar :D

Lisenin orda indik arabadan, gazi köprüsüne kadar koÅŸturuverdik yine :) Sonra yavaÅŸ yavaÅŸ geri döndük. Gece saat 00:52 sularında arabaya binip eve gitmek varken, arka koltuÄŸa oturan UÄŸur ya da Serkan’dan birisi arka koltuktaki topu aldı dışarı çıktı :D Haydii 21 oynamaya. kale yok ortalıkta? Sahildeki iki aÄŸaç arasını da kale yaptık. Zaarlar gibi 21 oynuyoz gecenin 1′inde. :D  ben bi kez daha ÅŸunu anladım bizde sike sürülcek akıl yok :D

Olayların baş karakterlerini merak edenler için sırasıyla Erhan, Uğur, Ben, Serkan.


“imamleaks”

Aylardır wikileaks ile dünyanın gündemini meÅŸgul eden gizli gerçekler ÅŸu sıralar Türkiye’de imamleaks olarak gündeme düşecek.

Bilen bilir gündemde bir kitabı basmadan toplattı iktidardakiler. Çok merak ediyorum bu kitapta onları korkutan ne oldu? Henüz basılmamış bir kitabı toplattıracak kadar tırsıyorlar demekki. Yazık ülkeme, yazık akpye oy verenlere.

Yürü Nezarete, Suçum ne? Kaldırımda bekleme

Sonra derler ki bana polisleri neden sevmiyorsun? Polisleri sevmem için bana samimi bir neden söyleyin ben de seveyim ama yok birader, polisleri sevmiyorum hatta nefret ediyorum.

Cumartesi günü oynanan Ordusporumuz – Boluspor maçında her zamanki gibi önce diÄŸer arkadaÅŸların girmesini bekliyorum, maksat dışarıda adam kalmasın. Kalırsam da ben kalayım. Her maç beklediÄŸim yerde maratonun önündeki gidiÅŸli geliÅŸli yolun ortasındaki kaldırımda bekliyorum ki, bekleyen de sadece ben deÄŸilim. Bir çok insan bekliyor. Polisin teki geldi, adamları olduÄŸumuz yerden gönderiyor. Yanıma geldi, burada bekleme karşıyaka geç diyo bana.  Neden dedim? Burada beklemek yasak bilmiyor musun? demez mi… Birader dedim sen ilk defa mı geliyorsun maça? Ben her maç burada duruyorum bu zamana kadar yasak deÄŸildi de ÅŸimdi mi yasak? Gitmiyorum bi yere! Tuttukolumdan, kimliÄŸini ver diyo. Niye dedim? Polise kimliÄŸini vermek zorundasın dedi bu sefer de. Ben de ben senin polis olduÄŸunu nerden bilim sen göster kimliÄŸini, ben de sana kimliÄŸimi verim dedim.  O gösterdi kimliÄŸini ben de verdim. Sen ÅŸimdi çıkmıyor musun buradan dedi. Çıkmıyorum dedim! Seni araca koyarım maça giremezsin diyerek tehdit ediyo. Sen beni tehdit mi ediyosun dedim. Kurallara uyacaksın falan muhabbetlerine girdi bu sefer de. Bu kaldırımda durmamam gereken bir kural yok dedim. Der demez aldı beni götürüyo amirinin yanına, götürürken de seni nezarete atcam diyo. Sen beni nezarete atamazsın dedim. Benimle inatlaşıyo polis, atarım diyo. Sen beni kaldırımda duruyorum diye nezarete at, ben de senin polisliÄŸini yakmazsam adam deÄŸilim dedim. Şöyle bi durakladı. Amirinin yanına geldik, beni ÅŸikayet ediyo amirine. Amiri baktı bana, hemen girdim konuya. Dedim amirim kaldırımda duran birini nezarete atmak hangi kitapta yazıyor? Söyleyin ben de bileyim dedim. Yanlış anlamışsınız siz memur bey ne diyorsa onu yapın dedi. Ne yani dedim memur bey koÅŸ derse koÅŸcam dur durse durcam mı? Ben sizin kuklanız mıyım dedim. Onlar aralarında konuÅŸurken babamı aradım, babamla aramızda yok, yıllar oldu konuÅŸmuyoruz. Hazır babam da Ordu’dayken arayıp söyledim baba böyle böyle beni nezarete atcaklar kaldırımda duruyorum diye dedim durumu anlattım. O da ben geliyorum yarım saate o kaldırımda ben de durcam yiyosa beni alsınlar dedi. kapattı. Bu sırada beni zırhlı aracın arkasına attılar, bildiÄŸin mini nezaret. Aradan 2 dk geçmeden çıkardılar.

Çıkar çıkmaz döndüm polise dedim ki. Babam yarım saate geliyo o kaldırımda bekleyecek yiyosa onu da atın nezarete, o da devlet memuru bakalım ona karşı tutumunuzda aynı mı olacak. Durdu polis, geri vitese taktı hemen. Gel bakalım şöyle dedi maratona doÄŸru giderken “ben senin iyiliÄŸin için söylüyorum araba çarpar falan muhabbetine yattı.” Kaldırımdayım memur bey araba geçmiyor ya buradan dedim, nasıl çarpsın araba. Konuyu deÄŸiÅŸtirmeye çalışıyo hemen, Orduspor napar falan diyo. Ehliyetimi geri verir misiniz dedim. Verdi.

Öyle böyle derken 10 dk geçti babam geldi. Nerde bekliyodun? dedi. Dedim baba şurada. Gitti orda beklemeye başladı. Beni götüren polis gözümün içine baktı bi ara, babamın yanına gitti. Ben de duyuyorum onları.

Polis: Beyfendi burada beklemeyin, karşıdaki kaldırıma gidin burası yasak. dedi. Babam da buranın yasak olduğuna dair bana belge göster, yoksa beni buradan gönderme şansın yok. dedi. Polis sap gibi kaldı. Ben polise döndüm, o da bana baktı. 3 saniye bi göz göze geldik. O 3 saniyede ona başımı sallayarak çooook anlamlı bi mesaj verdim. Anladığını da umuyorum.

Yani kısacası kaldırımda bekliyorum diye şerefsizin teki yüzünden 2 dakikalığına da olsa nezarete düştük. Daha neler göreceğiz bakalım.

Götünden olcaktı, Canından oldu.

Geçen gün Vito’yla geziyoduk. Mahalleye uÄŸrayıp diÄŸer arkadaÅŸları ( Okan’ı, Mert’i, UÄŸur’u ) da aldıktan sonra Arnak Market’i henüz 10 metre geçtik bi anda önümüze iki tane kedi fırladı. Mart ayında erkek erkeÄŸi kovalayacak deÄŸil ya, erkek kedi diÅŸi kediyi kovalıyodu, ne olduysa 5 saniyede oldu. DiÅŸi kediyi kovalayan erkek kedi, acı bi fren sesi, camı açıp dışarı baktığımızda her tarafın kedi tüyü olduÄŸu ve bi inleme sesi :(

İndik arabadan kaldırımın kenarındaki arabanın altına fırlamış bi kedi, ne tüyü kalmış ne de yaşayacak canı. Çırpınıyo bi o tarafa bi bu tarafa. Yiğithan da illa öldürelim diye tutturdu. Neymiş can çekiyormuş :D Ulan alıp veterinere götür, niye öldürüyon :D

Arabanın altından çıkarmaya çalıştık çıkmadı, biri de o arada “bırakalım kovalayan kedi düşünsün” dedi atladık arabaya biz yolumuza devam ettik. İçimiz bi an cız etti bırakıp gittik diye ama arabanın altından bi türlü çıkaramadık yavrucağı…

Neyse aradan zaman geçti herkesin suratı bi karış :D YiÄŸithan’dan bizi koparan söz çıktı. Amına goydumun kedisi götünden olcana, canından oldu. Ne olurdu bi kere verseydin :D

Sevda Katilleri!

Daha uygun bir başlık bulamazdım heralde. Ben hayatımda bizim takım kadar rahat oynayan bir takım görmedim. Rahat oynayan derken her takım rahat oynayabilir ama şampiyonluğa oynuyorsun birader biraz saldır, inan, çabala, giydiğin forma terlesin daa bi zahmet.

Bolu maçında bazı ruhsuz şerefsizler formayı terletmekten kaçındı. Ne koştu ne de çabaladı, adeta bitecek pil gibi davrandılar.

Paranızı mı alamıyorsunuz? İlk yarıdaki takım ruhunuza n’oldu?

Zaten bu gidişle gece hayatınızı bırakmazsanız sizi akıllandıracak insanlarla karşılaşırsınız. Şerefsiz köpekler!

Teşekkürler Dünya

“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boÄŸulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceÄŸe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, DonkiÅŸotlar ‘a, ateÅŸ hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, seviÅŸmelere, sadece düşleyebildiÄŸimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her ÅŸeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan ÅŸarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü ÅŸeyler gördük. SavaÅŸlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, aÄŸlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koÅŸan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her ÅŸeye raÄŸmen bu yeryüzünde ÅŸarkılar söyledik. TeÅŸekkürler dünya.”

Kalplerdesin… Sen hep Karadeniz’desin.

Siz hangi raftan kitap alıyorsunuz?

Dün arkadaÅŸlarla yolda yürürken, yazarlardan bahsediyorduk biraz ileri gittikten sonra kitap evini görüp hemen içeri girdik. Raf raf dolaşırken arkadaşımın teki Bilim ve Teknoloji rafından bir kitabı eline almış inceliyordu, diÄŸerinin ise Atatürk rafındaki AtaTürkiye isimli kitabı incelemeye baÅŸladığını gördüm. Ben de onların arkasında duran “Baskısı yapılmadan toplanan kitaplar” rafından “Yazıklar Olsun!” adlı kitabı okuyacaktım ama öyle bi kitap göremedim sonra düşündüm ve kendi kendime dedim ki acaba bu kitabı da mı baskısı yapılmadan topladılar?

Damarlı Fidangör

YiÄŸithan az önce, kanka “korgan atlar ve atıcılar bu ne la” diye sorunca bi bakayım dedim :D Bakmaz olaaydıııım, güzel götünüüü dırı dırı dııııy sikmez olaaydııım :D Korgan Atcılardan ilham alarak yazıyorum bu yazımı.

Kişisel görüşüm birader, hayır değilse de nolcak? Bi degmügde atmayanın amına koyim kendi payına. Bundan sonra yeni gruplar kuruyoruz bizde. Bunlardan bi kaçı;

  • Damarlı Fidangör
  • Abulhayır Fidangör
  • Gotana Fidangör
  • Melet Fidangör
  • Haora Fidangör
  • Yenimahalle Fidangör
  • Bahçelievler Fidangör
  • Bucak Fidangör
  • Cumhuriyet Fidangör
  • Düz Mahalle Fidangör
  • Öteçe Fidangör
  • Beriçe Fidangör
  • Zile Fidangör
  • YeÅŸilce Fidangör
  • Biraz daha gülim Fidangör
  • Fidangörün altındaki cadde Fidangör
  • Stadın yanı Fidangör
  • Fatsa Fidangör
  • Ünye Fidangör
  • PerÅŸembe Fidangör
  • Gülyalı Fidangör
  • Piraziz Fidangör
  • Bulancak Fidangör
  • Giresun Fidangör
  • Sorma neden Fidangör

daha bir çok grup ile karşınıza çıkcaz çok yakında anlin mi? :D Bu yazımı yazarken bana söven varsa onunda ta amına koyim. Kendinizi bi bok sanmayın. Biz istemezsek tribünde barınma ÅŸansınız yok.  Besim abiyle, Yavuz’un hatrına susuyoruz, duruyoruz. Yoksa bizi susturamazsınız, durduramazsınız :D Anliiz mi laan

Orduspor antrenmanı

’1 Sag kanattan Abdullah’ın ortasiyla ön direkte buluÅŸan Kostovskinin ÅŸutu üst direkten döndü.
’4 canlı anlatım deneme ;)

Ordu’nun Yeni Haber Sitesi Geliyor.

Sadece Ordu’ya ait, Ordu hakkında herÅŸeyi bulabileceÄŸiniz, köşe yazarlarından, foto galerisine, videolu haberlerden spor kategorisine, konuk yazarlardan incelemelere dair herÅŸeyi kapsayan bir haber sitesi yapıyorum. EÄŸer 3 – 4 arkadaÅŸ da bulursam kendime sanırım Ordu’nun en iyi en güncel haber sitesini yapabilirim.

Harry Houdini

Harry Houdini, asıl adı Erik Weisz (24 Mart 1874 - 31 Ekim 1926), Macar asıllı ABD‘li illüzyonist. Özellikle, baÄŸlı durumda girdiÄŸi kilitli bir sandıktan kurtulma numarasıyla ünlüdür.

Macaristan‘dan ABD‘ye göç etmiÅŸ bir hahamın oÄŸluydu. Küçük yaÅŸta trapezciliÄŸe baÅŸladı. 1894‘te evlendiÄŸi Wilhelmina Rahner, sonraları Beatrice Houdini adıyla sahne gösterilerinde kandisine yardımcı oldu. 1900′lerin baÅŸlarında Houdini zincir, kelepçe, ip gibi baÄŸlardan ve kilitli sandıklardankurtulma gösterileri ve tehlikeli numaralarıyla uluslararası düzeyde ün kazanmıştı. Encyclopedia Britannica‘nın 13. basımına (1926) yazdığıgözbaÄŸcılık maddesinde, baÅŸarısını bir ölçüde büyük fiziksel gücüne ve hafif çarpık bacaklı oluÅŸuna baÄŸlıyordu. İğneleyici bir mizah anlayışı olan Houdini sonraları, Britannica okurlarının, bacaklarındaki çarpıklıkla baÄŸlardan ve kilitlerden kurtulması arasında iliÅŸki kurmaya çalışacaklarını umduÄŸunu söylemiÅŸti. Tipik gösterilerinden birinde Houdini, zincirlerle baÄŸlanmış durumda bir sandığın içine konuyor, sandık kilitlenip halatlarla baÄŸlandıktan sonra ağırlık eklenerek bir tekneden suya bırakılıyor ve suyun altında sandıktan çıkan Houdini tekneye dönüyordu. Gene açık havada gerçekleÅŸtirdiÄŸi baÅŸka bir gösterisinde, yerden yaklaşık 23 m yükseklikte ve baÅŸ aÅŸağı asılı durumda, üzerindeki deli gömleÄŸinden kurtuluyordu.

Houdini, düşünce okuyanlar, medyumlar gibi doğaüstü güçleri olduğunu öne sürenlerle mücadele ederek bunların şarlatan olduğunu, doğal yollar ve çeşitli hileler kullandıklarını öne sürüyordu. Bu konuda Miracle Mongers and Their Methods (1920; Mucize Tüccarları ve Yöntemleri) ve A Magician Among the Spirits (1924; Ruhlar Arasında Bir Büyücü) adlı kitapları yazdı. Bütün bunlara karşın Houdini ve karısı ilk ölenle sağ kalanın iletişim kurmaya çalışacağı bir ruh çağırma deneyi yapmaya karar verdiler. Houdini daha önce öldü ve karısı, kendi ölümünden (1943) bir süre önce deneyin başarısız olduğunu açıkladı.

Adını Fransız gözbaÄŸcı Jean-Eugéne Robert-Houdin’den alan Houdini’nin, The Unmasking of Robert-Houdin (1908; Robert Houdin’in Maskesini Çıkartmak) adlı bir kitabı daha vardır. Ayrıca Harry Houdini’nin pijama cebi (ustunde HH harfleri bulunan ve Harry Houdini’yi temsil eden) ölümünden önce 2.500 dolara fakat ölümünden sonra 3.000 dolara satılmıstır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Harry_Houdini

Metin Diyadin’i de kaybettik…

Orduspor’un resmi sitesinde yapılan her açıklamada Büyük Orduspor Taraftarı’ndan bahsediyolar. Hangi yönetici, hoca, baÅŸkan çıksa bu kelimeleri yanyana mutlaka kullanıyor. Metin Diyadin henüz yeni geldi, daha ilk maçına bile çıkmadan ne yaÅŸadı da bi anda bizi büyüttü? Objektif bakmak gerekiyo. Yoksa bu resmi sitenin webmasterına bi yazı gönderiyolar, böyle böyle bi açıklama yap, taraftarın kalbini kazan, kendine çek. ÅŸampiyonluÄŸa inandığımızı yaz falan fıstık herÅŸey böyle ilerliyor sanırım.

Bi gün de çıkın da resmi siteye, bu hafta oynanan maçta taraftarlarımızın bizleri protesto etmesine anlam veremedik diyin. Ya da şerefsiz yandaş 52 televizyonu gibi olun da ilk 10 dakika neden protesto edildiğinizi öğrenin.

Aklıma gelmişken biraz da şu ayıya kaptırmak istiyorum. Ayı derken bilen biliyo genel müdürden bahsettiğimi, geçenki maçta ilk 10 dakika sessiz kalarak yöneticileri protesto ettik. Dangalak ayı boğan kameranın karşısına geçip, şampiyonluğa giden takımın taraftarı, takımı protesto edemez, sessiz kalamaz diye taraftara çamur atıyo. Ulan şerefsiz o zaman gel tribüne 90 dakika sen götünü yırt. Ama yok, siz önemli insanlarsınız sizin koltuklarınız ayrılır dimi.

Hepiniz aynı bok torbasından çıkma değil misiniz? Alayınız akp yalakası. Aile fertlerinizi iyi sikmiş demekki yalakalık yapıyosunuz, şerefsizliğinizi gösteriyosunuz.

Karar verdim aq bu gece önüme gelene sallayacam… Lan neyle baÅŸladık nereye geldik amına koyim.