Monthly Archive for Kasım, 2010

Önce Renkler, Sonra Bizler

Nedim Türkmen açıklama yapmış neymiÅŸ efendim taraftarımız antremana gelip futbolcuların gönlünü alsın. Neremle gülmemi istiyorsanız beni oramla gülerken hayal edebilirsiniz. BaÅŸkan iyi, güzel olumlu ÅŸeyler yapıyorsun ona birÅŸey dediÄŸimiz zaten yok, yenilikçisin uÄŸraşıyorsun ama bunların yanında kör-sağır-dilsiz’i de oynuyorsun.

  Taraftar maç sonunda haklı tepkisini dile getiriyor, bunu da yine de küfürsüz ÅŸekilde yapıyor. Futbolcuların morali bozuk anlıyoruz, sizlerin üzüldüğü yerde bizler kahroluyoruz.  Bu renklerin arkasında her zaman 1000′lerce biz varız siz yeterki o renklerin içine bürünmeyin, saklanmayın, korkak olmayın.

  Şimdi önümüzde samsun deplasmanı var. Yeneceğimize inanıyorum, ama bu galibiyet bizi yine bi hüsrana uğratacak bi umut olmasın. Yenilirsek de şerefimizle yenilelim, bahaneler üretmeyin.

  ÖNCE RENKLER, SONRA BİZLER!

Ananı Cümle Alem Siksin

  2 gün sonra 1 ay olacak telefon sapıklarımla benim verdiÄŸim mücadele. Orospu çocuÄŸunun teki face’te Gözde Meydan diye bi profil açmış, kimdir? nedir? nerelidir? bilmiyorum. Bu ÅŸahs-ı orospu çocuÄŸu beni arayın diyerek önüne gelene benim telefon numaramı veriyomuÅŸ ben de daha 2-3 gün önce öğrendim. Telefon numaramı isterse fıstık gibi bi kız istesin öyle hemen verecek birisi de deÄŸilim hani ki dağıtsınlar, bunu yapan büyük ihtimalle beni tanıyan birisi, çevremde de bu tür orospu çocukları hiç yok gerçi  o yüzden herhangi bi tahminde bulunamıyorum.

  PerÅŸembe akÅŸamı…

  Telefon çaldı, açtım. Alo falan fıstık derken merhaba canım nasılsın? diye mesajlar. Ama bi gelmeye 24-25 tane birden.  Telefon susmak nedir bilmiyor. Åžarjım bitene kadar aradılar. Hayır bi de sesimi duyunca “pardon murat orda mı?” diyen de oluyor “ben karımı aramıştım” diyen de.

 …

  En sonunda bi lavuk aradı, direk kardeÅŸ kapatma diyerek telefonu açtım. Sordum soruÅŸturdum allahtan telefondaki tam orospu çocuÄŸu çıkmadı da adam gibi söyledi; “kardeÅŸim telefon numaranı gözde meydan diye bi kız dağıtıyo” diye.  Face’ten aradım 2-3 tane fake profile rast geldim, eklemedim. Bunlardan biri belli fotoÄŸraflarından.

  Artık arayan soran yok. Olmasın da. Belki okur burayı o orospu çocuğu. Yavrucum şunu kafana iyi sok. İnternet üzerinden yapılan herşeyde yapan kişiyi hertürlü bulurum. Yeterki kafamı yormayayım. Sana açık açık tehdit bu.

 Götün yiyorsa telefon numaramı dağıtmaya devam et. Bir dilekçeye bakar. İster face hesabını kapat, istersen bütün bunları int. cafeden yapmış ol. Her türlü buldururum seni, bırakmam bu işi. Zaten beni tanıyosan yapacağımı da çok iyi bilirsin.

Paşabahçe Direnişçisi


PaÅŸabahçe Devlet Hastanesi’nde taÅŸeron firmanın dayattığı sözleÅŸmeyi imzalamayı reddettiÄŸi ve sendikalı olma yolunda çalışmalar baÅŸlattığı için iÅŸten çıkarılıyor Türkan Albayrak ve hastane önünde tek kiÅŸilik bir direniÅŸ baÅŸlatıyor çadırını kurarak. Kuruyor ama polis ve zabıtalar çadırına saldırmış ama yılmamış yine de, iÅŸte belki bu yüzden tek başına bir insan ne kadar direnebilir diyebilirsiniz, hem de bu coÄŸrafyada hem de kadın olarak. Ama Türkan Albayrak direniyor, bence tek başına muazzam bir direniÅŸ sergiliyor. . Ve PaÅŸabahçe Direnişçisi, Türkan Albayrak 114 günlük direniÅŸini açlık grevine çevirdi, 3 gündür de açlık grevinde. Bizler evlerimizde ya da bir yerlerde eÄŸlenirken Türkan Albayrak çocuklar ve kadınlar için daha güzel yaÅŸanılası bir ülkede onlarla birlikte yaÅŸamak umuduyla direniyor…

04 – 11 – 2010 - Direndi ve kazandı: Türkan Albayrak bugün bazı iyileÅŸtirmelerle iÅŸine geri dönmeye hak kazandı ve açlık grevine son verdi.

Bolu deplasmanı

Geç oluyor biliyorum ama hangi iÅŸimi zamanında yaptımki… Maça 3-4 gün kala YiÄŸithan’la otobüste oturacağımız yeri ayarladık. Orta kapıdan girince soldaki ilk koltuklar. Soldaki resimde de gördüğünüz gibi. Cumartesi gününe gelirsek gece 23:00′te Ordu Terminal’de toplanmaya baÅŸladı herkes. Bizde bi kaç saat öncesinde Carrefour’dan kafaları patlatacak kadar  biÅŸeyler aldık. Otobüsler terminale geldi, paralar toplandı herkes koltuÄŸuna oturdu ve ÅŸehirden ÅŸenlik havasında yola çıktık. Otobandan Fatsa, Ünye derken, Terme’nin oralarda SoÄŸancı Park Dinlenme Tesisleri’nde ilk molayı verdik. Karnı aç olanlar biÅŸeyler yedi, temiz hava almak isteyenler temiz havasını aldı, tesisin içinde bi kaç güzel ÅŸeyler de yaÅŸadık. Okan’ın kafa oldu trilyon dev oyuncak ayıyı aldı sarılmaya baÅŸladı, zorla elinden alıp yerine bıraktık. SoÄŸancı Park çalışanları saÄŸolsun ikramlarını her zamanki gibi devam ettirdiler :) Bi kargaÅŸayla yola çıktık, televizyon açık ama izleyen yok, yavaÅŸ yavaÅŸ demleniyo otobüstekiler. Arka 5′li bu deplasmanda deÄŸiÅŸti. Mert’le Batuhan’ın ilk uzak deplasmanı olduÄŸu için deplasman havasına girmeleri açısından arka 5′linin ikilisini onlar oluÅŸturdu, diÄŸerleri de kara uÄŸur’la Erhan. Mert yaklaşık 16-17 bardak ÅŸarabı peÅŸpeÅŸe içince sapıtmaya baÅŸladı, millete sardı. Otobüste en sessizlerden biri de Batuhan’dı zaten. Ben de yırtıkla koltuÄŸun rahatlığında demleniyorum bu arada. Bazen tribünümüzün abilerine besteler yaptık ama genelde giresuna çakmakla geçti yolculuÄŸumuz. 9-10 saat süren deplasman yolculuÄŸumuzda 9 mola verdik ve sonunda Bolu’ya geldik. Emniyet’in otobüsleri beklettiÄŸi yere Bolulu Yarenler Taraftarlar DerneÄŸi’nden 2-3 araba Boluspor Taraftarı geldi, saÄŸolsunlar çeÅŸitli ikramlarda bulundular. Bu güzel ortamda bi kaç konuÅŸma yapan abilerimiz, konuÅŸmayı bitirince otobüslere binip stadın yolunu tuttuk. Stada geldiÄŸimizde otobüslerden inerken “Herkes kardeÅŸtir Karadeniz’de, giresunlular sadece ibne” diye bağırırken Bolu stadının kuyruÄŸunda bekleyen Boluspor taraftarlarından alkış da aldık. Giresun’la dost olan Bolu’lular yanımıza gelip “Giresun her zaman buraya saÄŸlam geliyodu, yine saÄŸlam gelirler ama saÄŸlam çıkamazlar” gibi bir laf etti, araları bozulmuÅŸ anlaşılan… Stada girdik, Fidangör pankartımız asıldı, herkes yerini aldı takıma ulan inancımızı yeniden göstermek için hep birlikte “Bu takım bu sene süperlige çıkacak” diyerek takımı ateÅŸlemeye maç öncesinden baÅŸladık. Tribünde yaklaşık 300 civarındayız ama daha önceden de Bolu’ya geldiÄŸimiz için stadın akustik düzeninin deÄŸiÅŸik olduÄŸunu biliyoduk, her ne kadar sesimiz boÅŸa gidiyor gibi düşünsek te bizim bestelerimize elleriyle ritim tutan kapalının köşesindeki Bolulular bizi gaza getirmeyi baÅŸardı. İlk yarı da 1-0 geriye düştüğümüz maçı ilk yarı bitene kadar 1-1 yaptık. Zaten beraberliÄŸi yakalayınca taraftarlarımızın inancı biraz daha arttı 2. yarıda da attığımız 2. golle milletin aÄŸzından “bu takım için israile deplasman yaparım” gibi sözler de duydum. Maç sonunda Bolulular takımımızı alkışlarla gönderdi, karşılıklı güzel görüntüler vardı Bolu’da. Dönüş baÅŸladı, takım otobüsüyle birlikte geldik Ordu’ya kadar, otobüslerde Adana-Denizli maçı vardı, Adana her gol kaçırdığında otobüste “vay aq” , “hadi lan adana bastıır” sesleri geliyodu arkadan. Adana hakettiÄŸi maçı kazanamadı ama yine de olan oldu. Ordu’ya gece 2 gibi geldik galiba, o yorgunlukla yatıp uyumuÅŸtum. Bir deplasman yolculuÄŸu da böyle geldi geçti… Sıra Adana ve Samsun deplasmanları var…

Yenimahalle; Ekin, Yiğithan, Denizhan, Kara Uğur, Apo, Anıl, Okan, Mert, Batuhan, Erhan ve adını hatırlayamadığım Yenimahalleli 30 kardeşime sonsuz teşekkürler :)