Dün gece rüyama aksakallı yaÅŸlı bi adam girdi, bu takımın ÅŸampiyon olacağına inanıyorsan bütün deplasmanlar sana farz; Akhisar’a da gideceksin, Diyarbakır’a da dedi. Tamam dedim yeterki ÅŸampiyon olalım. Ardından “aklıma gelmiÅŸken peki Akhisar’a gidiÅŸ paramı sen mi vereceksin?” dedim. Küfür etti, ben de Okumaya devam
Monthly Archive for Eylül, 2010
Everything passes away; suffering, pain, blood, hunger, pestilence.
The sword will pass away too, but the stars will still remain when the shadows of our presence and our deeds have vanished from the earth. There is no man who does not know that. Why, then will we not turn our eyes toward the stars? Why?
iyi hissediyorsun, kötü hissediyorsun ve bu hisler kendi bilinçaltından, kendi geçmişinden kabarıp yükseliyor. Senden başka kimse sorumlu değil. Kimse seni kızdıramaz ve kimse seni mutlu edemez. Kendi kendini mutlu ediyorsun, kendi kendini kızdırıyorsun ve kendi kendini üzüyorsun. Bunu fark Okumaya devam
Mademki benli hayat sana kafes kadar dar
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar
Hadi git benden sana dileÄŸince izin
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin Okumaya devam
YoÄŸun istek üzerine Emrah’lara iftar yemeÄŸine gidiyorum. Kendisi oruç tutmasa da, benim için güzel bir masa hazırlayacağını söyledi, bunu söz olarak kabul ederim, beÄŸenmezsem davos gibi orayı da terkederim. Emrah iyi bi arkadaşımız, onun ilk Okumaya devam









Yorumlar